14 Şubat 2018 Çarşamba

Megathrust Earthquake

Yeryüzü, değişik levhalardan oluşuyor ve bu levhaların her birinin kesiştiği noktada, çoğu zaman büyüklüğü 8,5+ olan depremler meydana geliyor. Bu depremlere de, "Megathrust Earthquake" adı veriliyor.
2004 Hint Okyanusu Depremi - Bir Megathrust Depremi

Sismoloji alanında çoğu terimin Türkçesi mevcut olsa da, megathrust kelimesi çevrilmemiş. Levha tektoniği uzmanları şüphesiz böyle kullanmakta sakınca görmüyordur ama yerelleştirmeye meraklı bir insan olarak bu kavramı Türkçe açıklayabilecek bir kelime düşünüyorum bir süredir.

Bulduğum zaman burada da paylaşacağım.

1 Şubat 2018 Perşembe

Kendi işimi kurmalı mıyım?

Cumartesi akşamı, barda içerken kafa dengi arkadaşlarınızla bu muhabbeti yapacak beyaz yakalılardan birisiniz. Eminim bundan. Bu işin oluru var mı diye, Google’dan araştırma yapacaksınız ve şans eseri bu sayfayı göreceksiniz. Okuyun ve arkadaşlarınıza anlatın, çünkü anladığım kadarıyla haftada 5 gün çalışmak, arada mesaiye kalmak, her yıl seçtiğin tarihlerde izin kullanmaktan yorulup kendi işinizi kurmaya niyetlendiniz.

Size kötü bir haberim var: En iyi ihtimalle cumartesi günleri, en kötü ihtimalle haftada 7 gün, 10 – 12 saat arası çalışmayı göze almak zorundasınız. Efendim? “İşimin sahibiyim, istediğim zaman tatile çıkarım” mı? Nah çıkarsınız. En az 10 – 20 yıl, önce hayalini kurup sonra gerçekten kurduğunuz o iş için yaşayacaksınız. Siz ona değil, o size sahip olacak. Bütün yatırımınızı kendinize ve ailenize değil, işinize yapmak zorunda kalacaksınız. Evinizin yolunu unutacak, eve dönüp eşinizle karşılaştığınızda “bu kimdi yahu?” diye düşüneceksiniz. Çocuklarınız hastalandığında hastaneye bile götüremeyecek, veli toplantılarına katılamayacaksınız. Bekarsanız üzülmeyin, veli toplantılarına katılabileceğiniz çocuklarınız olmayacak çünkü sosyal hayata ayıracak vaktiniz kalmayacak. Hayatınız çoğu zaman sadece birkaç lira daha fazla para kazanmak için debelenmekle geçecek. Ne sinemaya gidebileceksiniz, ne de arkadaşlarınızla bir yerde oturup bir şeyler içebileceksiniz. Akşamları yorgun, sabahları uykusuz olacaksınız, yorgun olmadığınızda da canınız kendiniz için bir şeyler yapmak istemeyecek.

Yaptığınız işe göre akşamları aldığı sigara ve ekmeğin parasını iki aydır ödemeyenlerden (mahallenin yarısı olur bu da), milyon dolarlık iş makinesinin parasını ödemeyip bir de üzerine sizi tehdit edecek müteahhitlere kadar geniş bir yelpazede alacaklılarınız olacak. Siz de ödemelerinizi yapamayacak, yeri geldiğinde haciz memurlarına rüşvet vermeye kalkacak, yeri geldiğinde de tehdit edileceksiniz. Öyle bir zaman gelecek ki, bu döngüden kurtulamayacak, yıllarca uğruna gecenizi gündüzünüze kattığınız, ailenizden bile çok vakit ayırdığınız o rüya işi daha fazla yürütemeyeceğinizi anlayacak ve kepengi indirmek zorunda kalacaksınız. Şansınız varsa sadece alacaklarınızı alamadığınızla kalırsınız, şansınız yoksa milyonlarca liralık borcu, üstelik işsiz kalmış halinizle nasıl ödeyeceğinizi düşünerek saçlarınızı döker, stresten bin türlü hastalığın pençesine düşersiniz. Bozulan aile hayatınız da cabası.

Her girişim böyle mi sonuçlanacak? Herhalde başaran, çok para kazanan ve kendine vakit ayırabilenler vardır, ama büyük çoğunluğunuz bu akıbete sürükleneceksiniz. Üstelik, düzenli bir iş, haftada beş gün çalışma ve senede bir ay tatili beğenmediğiniz için. Okumuş, hayata “gelen ağam giden paşam” dışında net bir bakışı olan, yıllar içinde geliştirdiği özel zevkleri olan bir insansanız, ofis / plaza ortamından ne kadar şikayetçi olursanız olun, kenara ayırdığınız parayı ticaret gibi asla size göre olmayan bir işte batırmayın. Hayatınızı mahvetmeyin! Bırakın hayatı para kazanmaktan ibaret gören, her türlü çakallığı yapıp üste çıkmayı kendine hak sayan, kırk yıl denize girmese umurunda olmayacak kendi küçük – cüzdanı büyük tipler yapsın ticareti. Bırakın da onlar kursun kendi işini ve başarılı olsun.
Sizin bir hayatınız var, onu yaşayın.

Hayat, bir inat uğruna harcanmayacak kadar değerli.