dipsizkuyu.net  

Geri Dön   dipsizkuyu.net > Genel > Mühürsüz Kuyu
Anasayfa Forum Oyun Parkı

Mühürsüz Kuyu Her konuda rahatça tartışabileceğiniz, dilin kemiğine mühür vurulmayan kuyumuz.

Anket Sonuçlarını Gör: Kürtaja Bakış Açımız...?
kesinlikle karşıyım 10 22.22%
yasal bir süreç,kişiye bağlıdır 31 68.89%
kararsızım 4 8.89%
Oy Kullananlar: 45. Bu ankete oy veremezsiniz.

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 07-03-2007   #51
Compos sui!
 
Taedium nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 6,625
Taedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalıTaedium kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: qualin Mesajı Gör
Ben en sonda yazdığın "ne şartla olursa olsun bu nedenle bir kadına katil diyemem" sözüne karşılık dedim onu. "Ne şartla olursa olsun" sözü genel bir ifade olduğundan, 10 haftadan sonra olsa da farketmez şeklinde anladım bu sözünü. Zaten senin gibi cümle cümle cevaplamadığım için de genel bir cevap verdim, o da genel olarak cevabımın girişiydi. Anlatmak istediğim başka bir şey de yasaların insanlar tarafından ve insanlar için yapıldığından bir şeyin yasal olup olmamasıyla doğru olup olmamasının aynı şey olmadığıydı. Yasalara uyabilirim ama yasal olan her şeyi kabul edemem...

Ben de diyorum ki bir kadın keyfi için korunmadıysa (aksilik konu dışı benim için) o zaten annelik sorumluluğuna sahip biri değildir, ileride doğursa da bir şey değişmez. Ama böyle diye o kadına hamilelik yasağı koyamayacağımıza göre, bu da demektir ki annelik sorumluluğuna sahip olmayan, ya da anneliğe hazır olmayan anneler her zaman olacaktır, kürtaj buna bir çözüm değildir. Ayrıca evet yasal olarak kürtaj hakkı vardır ama yasal diye kabul etmek zorunda değilim (ki bunu da giriş dediğim bölümde yazmıştım).

Hayır veremezsin dememi belemiyorsun heralde. Tabii verebilirsin, senin tercihin. Ben sadece kendi fikrimi söylüyorum. Bence yanlış diyorum. Sen de kusura bakma ama bana göre aldırmak çözüm değil, korunmak gerekir (yine hatırlatayım keyfii kürtajdan bahsediyorum). Şu şekilde anlatayım o zaman. Ben ne olacak canım aldırırım kurtulurum mantığıyla kürtaja güvenerek hiçbir önlem alınmamasına karşıyım, önlem almak istemeyen kadın da erkek de olsun farketmez. 10 haftada henüz bebeğe dönüşmüyor ama organları oluşmaya başlıyor. Yani onun bebek olmasa da bir canlı olduğu inkar edilemez sanırım. Dikkat edersen ben de 10 haftaya kadar olan kürtaja bebek öldürmek ya da cinayet demedim, bir cana son vermek dedim. Buna da anne-baba da olsa kimsenin hakkı yok dedim. Kendi görüşüm bu, katılmak zorunda değilsin tabii ki.

Zaten ben de ne şartla olursa olsun derken ne demek istediğini anlayamadım yazdım dikkat edersen. Gerçekten anlayamamıştım, çünkü daha önce de dediğim gibi "ne şartla olursa olsun" ifadesi genel bir ifade olduğundan 10 haftadan sonrasını da kapsadığını düşünmüştüm Yanlış anlaşılma olmuş, kusura bakma.

Tamam işte bu haftaya kadar yapılır, ben de bu haftaya kadar olan gelişmelerin açıklandığı bir yazı alıntıladım. Ne var bunda onu anlamadım ? Bundan sonrasından bahsetmiyor ki o yazıda. Ama işte karaciğeri, genital organları, göz kapakları, iris tabakası... oluşmaya başlamışken ona artık pıhtı denemez. Pıhtı cansızdır, ama 10 haftalık bir fetus canlıdır. Ben karaciğeri olan bir pıhtı görmedim!

Bir de sadece fikirlerine katılmadığımı, kendi fikirlerimi söyleyerek anlatmaktan başka bir niyetim de yoktu. Yanlış anlamamışsındır umarım..
Hayır yanlış anlamadım.. Zaten ben bu konuda kendi adıma tartışmanın çok mantıksız olduğunu düşünüyorum.. Herkes bugüne kadar oluşturduğu kişiliğiyle, düşünceleriyle değerlendirecek olayı ve ona göre yorum yapacak.. Farklılıklar olması çok normal.. Şu saatten sonra ne ben sizin ne de siz benim fikrimi kolay kolay değiştiremezsiniz, üstelik kimsenin de öyle bir gayesi yok zaten.. Ben ilk yanıtımda kendi fikirlerimi söyledim, ikincisinde de direkt benim mesajıma bir cevap olduğu için yanıt hakkımı kullandım.. Bundan sonra da tartışmayacağım zaten.. Herkes istediğini düşünmekte özgür..

Son olarak hala ve hala ısrar ediyorum ki ne kürtaj cinayettir ne de kürtaj olan kadın katildir.. Yasalarda da böyle geçtiği için ve bu kadınların yasal hakkı olduğu için kadınları bununla itham etmek de iftira ve suç bile sayılabilir hatta.. (Bunu genele yazdım, sizin mesajınıza bir cevap değildi..)
__________________
Hayat, cinsel ilişkiyle bulaşan ölümcül bir hastalıktır..
Jacques Dutronc
Taedium çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #52
   
 
Jeremiah nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 16,354
Jeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalıJeremiah kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Biraz komik olacak ama anladığım kadarıyla, şimdi şu dünya üzerinde yaşayan insanların bir bölümü ( ufak bir bölümü de olabilir 7.5 milyar insan var nasılsa ) bir anlık zevkin mahsulümü oluyorlar, Hıı? Komik gibi geldi bana ama ehehe gülmeyin ben gülüyormuyum = )

Düşünsenize ; - Anne ben neden geldim dünya'ya
- Bir anlık zevk'ten oğlum.. A!..
- Nasıl oluyor anne o ?
Zaten çocuğun soracağı sorular A.B.D'nin ırak'ı bombalamasından daha da beterdir....
Jeremiah çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #53
alınacak bir şey yok
 
luci-fer nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 161
luci-fer saygın bir insandırluci-fer saygın bir insandır
MSN ile mesaj gönder
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Atladım geldim...

Şöyle bir yorum yapmak istiyorum konuyla ilgili olarak:

Kürtaj, en başta doğru bir hareket değildir. Çünkü sağlıklı değildir, risk içerir. Öncelikle kadının sonra da doktorun karar vereceği bir uygulamadır. Hatta ilerleyen durumda sadece doktorun karar vereceği bir durumdur.

Ve, her ne olursa olsun, kürtajın dinle ilişkilendirilmesine kesinlikle karşıyım.

Kürtaj hoş bir şey de değildir. Ahlaki yapısını asla tanımlayamayan ve duygusal yapısını da asla tahmin edemeyen insan, bu işlem karşısında nasıl bir travma yaşayacağını bilemez. Hiçbirşey olmamış gibi de hayatına devam edebilir, ruhsal çöküntüye de girebilir.

Kürtaj bir canlının hayatına son verme işidir. Buna gerçekten bir isim gerekiyorsa, evet cinayettir. Fakat, bildiğimiz bir çok cinayetten farkı vardır. O yüzden de kimse cinayet kelimesini bu işlem için tam anlamıyla kabul etmez. Ayrıca bir süreye kadar, doktor kontrolünde yasaldır.

Bütün bu tartışmaların kaynağı işlemin yasal olması, fakat duygusal açıdan insanı ikileme sürüklemesi ve dini açıdan da yasak olarak kabul edilmesidir. Yani kısaca hem yasal hem değildir.

Kimse kürtaj için kimseye karışamaz ya da herkes birbirine karışabilir. Çünkü, duruma göre müdahale kuralları değişebilir.

Bir kadın, nasıl olsa kürtaj olurum diyip hamile kalıp sonra aldırabilir. Buradakiler müdahale edemese de doktor eder, o da edemezse kadın kısa sürede yaşama veda eder. Bu mantıklı olmadığı için hiçbir kadın böyle aldırmaz bir tavır takınamaz.

Diğer taraftan, günah münah gibi saçmalıklarla bütün hayatı eziyet içinde geçecek bir insanın dünyaya gelmesi doğru değildir. Bu, hem anne hem de dünyaya gelecek çocuk için koca bir yaşam sürecek inanılmaz bir yüktür. Bunu da yaşayan bilir, bu konuda at kafadan konuşmanın alemi olmaz.

Gerekiyorsa kürtaj yapılmalıdır, keyfi asla olamaz. Çünkü işin içinde sağlık vardır.

Bu gereklilikler içinde neler vardır?

Çocuk sahibi olmak istememek... O zaman korunsun diyebilirsiniz ancak korunmamanın bedeli istemeden çocuk doğurmak değildir. Kürtaj, yeterince büyük bir bedeldir zaten.

Çocuğun, yaşamını hep bağımlı sürdüreceği bir arazının olması ve bunun tıbben uygun olan dönemde yapılması.

Annenin, doğum konusunda risk taşıması. Sonuçta annesiz çocuğun bir alemi yok.

HIV, Hepatit gibi virüslerden etkilenmiş olması.

Aklıma gelenler şimdilik bunlar... Yorumlarınıza.
luci-fer çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #54
Kuyucan
 
qualin nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
qualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: snowbell Mesajı Gör
Atladım geldim...
.
.
.
Gerekiyorsa kürtaj yapılmalıdır..
Bu gereklilikler içinde neler vardır?

Çocuk sahibi olmak istememek... O zaman korunsun diyebilirsiniz ancak korunmamanın bedeli istemeden çocuk doğurmak değildir. Kürtaj, yeterince büyük bir bedeldir zaten...
Hoşgeldin
Baştan söyleyeyim; Snowbell hemen hemen bütün görüşlerine katılıyorum. Koyu yaptığım sözlerin ise beni düşündürdü. İdeal olan tabii ki kürtaj değil korunmak, zaten bunu söylüyordum. Bence kürtaja karşı çıkan çoğu kişinin aklındaki düşünce de bu. Yani kürtajdan önce korunmanın gerektiği. Ama bir şekilde korunulmadığında ve çocuk istenmediğinde doğru olanın ne olduğu zor bir konu. Beni düşündüren bu konuda aklıma gelen başka bir soru;

Eğer söz konusu olan; istemeden, hazır olmadan, şartlar imkan vermeden... çocuk doğurmamanın gerektiğiyse (ki ideal olan elbette ki budur), bu duruma uyan ama herhangi bir nedenle yasal süreç olan 10 hafta içinde kürtaj yaptıramamış kadınların durumu ne olacak ? Sonuçta bebeğe duygusal, ekonomik... yönlerden hazır değil, ama 10 hafta da geçilmiş (mesela 14 hafta olmuş). Sorun sadece yasal da değil, 14 haftalık bir fetüsün neredeyse bütün organları oluşmuştur. Yani o fetüs minyatür bir bebektir. Bence bu noktadan sonra doğru olan diye bir şeyden söz edilemez, tamamen tercih meselesi. Çünkü sonuçta eğer hazır olunmamasına rağmen doğurmak seçilirse, bu demektir ki hazır olmadan doğum kabul edilebiliniyor, yani 10 haftadan önce de doğurmak seçilebilir. Ve elbette ki bu durumda doğan bir bebeğin ve annenin geleceği tehlikededir. Eğer kürtaj seçilirse, minyatür bir bebek öldürülmüş olur; vicdan azabı + hapis. Nasıl ki din nedeniyle doğurmak anlamsızsa, yasa nedeniyle de doğurmak anlamsızdır o halde. Aralarındaki tek açık fark din sizi - inanç sahibiyseniz en azından bu dünyada - hapse atmaz ama yasa atar...

Zor bir konu ve bir yerden sonra sahiden çözümsüz.
__________________
Love means never say sorry

gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir.
qualin çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #55
alınacak bir şey yok
 
luci-fer nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 161
luci-fer saygın bir insandırluci-fer saygın bir insandır
MSN ile mesaj gönder
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: qualin Mesajı Gör
Hoşgeldin
Baştan söyleyeyim; Snowbell hemen hemen bütün görüşlerine katılıyorum. Koyu yaptığım sözlerin ise beni düşündürdü. İdeal olan tabii ki kürtaj değil korunmak, zaten bunu söylüyordum. Bence kürtaja karşı çıkan çoğu kişinin aklındaki düşünce de bu. Yani kürtajdan önce korunmanın gerektiği. Ama bir şekilde korunulmadığında ve çocuk istenmediğinde doğru olanın ne olduğu zor bir konu. Beni düşündüren bu konuda aklıma gelen başka bir soru;

Eğer söz konusu olan; istemeden, hazır olmadan, şartlar imkan vermeden... çocuk doğurmamanın gerektiğiyse (ki ideal olan elbette ki budur), bu duruma uyan ama herhangi bir nedenle yasal süreç olan 10 hafta içinde kürtaj yaptıramamış kadınların durumu ne olacak ? Sonuçta bebeğe duygusal, ekonomik... yönlerden hazır değil, ama 10 hafta da geçilmiş (mesela 14 hafta olmuş). Sorun sadece yasal da değil, 14 haftalık bir fetüsün neredeyse bütün organları oluşmuştur. Yani o fetüs minyatür bir bebektir. Bence bu noktadan sonra doğru olan diye bir şeyden söz edilemez, tamamen tercih meselesi. Çünkü sonuçta eğer hazır olunmamasına rağmen doğurmak seçilirse, bu demektir ki hazır olmadan doğum kabul edilebiliniyor, yani 10 haftadan önce de doğurmak seçilebilir. Ve elbette ki bu durumda doğan bir bebeğin ve annenin geleceği tehlikededir. Eğer kürtaj seçilirse, minyatür bir bebek öldürülmüş olur; vicdan azabı + hapis. Nasıl ki din nedeniyle doğurmak anlamsızsa, yasa nedeniyle de doğurmak anlamsızdır o halde. Aralarındaki tek açık fark din sizi - inanç sahibiyseniz en azından bu dünyada - hapse atmaz ama yasa atar...

Zor bir konu ve bir yerden sonra sahiden çözümsüz.

Sevgili Qualin,

Yasal ve tıbbi süreç geç olduktan sonra, aklı mantığı çalışan hiçbir doktor o bebeği almaz. Geri kalan doktorlar alıyorsa zaten bu bir suçtur.

Neden suçtur. Birincisi doktor annenin yaşamına kasti olarak olumsuz müdahalede bulunuyordur. İkincisi bebeğin artık bir hücre olmaktan öte, yaşamsal faaliyetlerini minyatür bir insan olarak sürdürme eğilimi göstermesidir.

Bu durum hem yasal, hem etik anlamda yanlıştır.

Diğer taraftan, birçok kırsal kesimde ve cahil insanda rastladığımız, doktor almaya yanaşmasa da annenin düşürme isteğidir ki, bu durum suçtan öte cana kasttır. İntihara teşebbüs soluğu karakolda ya da hastane polis sorgusunda alır.

Bu durum, doğmamış bir bebeğe olumsuz müdahaleden çok annenin sağlığına yapılmış olumsuz müdahaleyle ilgilidir. Yoksa kimse annenin karnındaki doğmamış, bilinci gelişmemiş çocuğa karışma hakkına sahip değildir.

Her canlı, doğduktan sonra bilincini sürdürme yetisi kazanır. Bu yeti kazanıldığı andan itibaren, kazanan birey hürdür. Doğmadan evvel, her bebek, vücutta bir parazit gibi yaşar.

Zaten doğumun nedeni de budur. Vücut bebeği bir parazit olarak besler gücü yettiği kadar. Yetmediğinde onu dışarı atar. Bu aslında bir can kurtarma teşebbüsüdür. Yani organizma artık, besleyemeyeceği bir paraziti, kendi canına kast ettiği ve kendi besin kaynaklarını tükettiği nedeniyle, onunla savaşarak onu dışarı atar.

Dolayısıyla, yapılan müdahaleler ve hukuki süreçler varolan kişiyi yani anneyi koruma önceliklidir.

Diğer taraftan

Her toplum, topluluk, kendisine sunulan ve diretilen koşullar içerisinde yaşamaya eğilimlidir ve süreç bu eğilim doğrultusunda gelişir.

Sözgelimi, bugün Avrupa'daki bir çok ülke aileleri çocuk yapmaya yönlendirmektedir. Sırf bu yönlendirmeyi doğru sonuçlandırmak için yönetim birimi dini de yasayı da değiştirir. Ve çok kısa bir süre sonra insanlar belirlenen eksende ahlaki kurallar geliştirirler.

Eğer bize, çocuk doğurmanın iğrenç, günah, varlığımızı sömürecek parazit olduğu düşüncesi aşılansa bu tartışma farklı bir doğrultuda gerçekleşirdi.

Geldik yine çocuğun anne karnında yaşamsal olarak bir hakkı olup olmadığına... Kişisel düşüncem, ki kanıtlanabilir bir sonucu olamaz, sanmıyorum; kişinin anlayışına göre değişir ve istek meselesidir.

İki gün önce ofisimizdeki kedi doğum yaptı ve ilk bebeğini kabul etmedi. Emmesine ve sıcak tutmaya izin vermedi. Sonra kabul ettirdik neyse. Demek istediğim, çok duygusal anlamda, bu annenin kararıdır. Annelik denen o duygu, bırakın erkekleri bir çok kadın tarafından bile tartışılır.

Ben şöyle olabileceğini düşünüyorum; anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor. İnsan olarak bizler de bu durumu paralel davranışlarla sergiliyoruz aslında. Tıpkı içgüdüsel olarak eş seçmek gibi, en güçlü spermin amacına ulaşması gibi...
luci-fer çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #56
Kuyucan
 
qualin nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
qualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandırqualin herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: snowbell Mesajı Gör
Sevgili Qualin,

Yasal ve tıbbi süreç geç olduktan sonra, aklı mantığı çalışan hiçbir doktor o bebeği almaz. Geri kalan doktorlar alıyorsa zaten bu bir suçtur.

Neden suçtur. Birincisi doktor annenin yaşamına kasti olarak olumsuz müdahalede bulunuyordur. İkincisi bebeğin artık bir hücre olmaktan öte, yaşamsal faaliyetlerini minyatür bir insan olarak sürdürme eğilimi göstermesidir.

Bu durum hem yasal, hem etik anlamda yanlıştır.

...

Her toplum, topluluk, kendisine sunulan ve diretilen koşullar içerisinde yaşamaya eğilimlidir ve süreç bu eğilim doğrultusunda gelişir.

Sözgelimi, bugün Avrupa'daki bir çok ülke aileleri çocuk yapmaya yönlendirmektedir. Sırf bu yönlendirmeyi doğru sonuçlandırmak için yönetim birimi dini de yasayı da değiştirir. Ve çok kısa bir süre sonra insanlar belirlenen eksende ahlaki kurallar geliştirirler.

Eğer bize, çocuk doğurmanın iğrenç, günah, varlığımızı sömürecek parazit olduğu düşüncesi aşılansa bu tartışma farklı bir doğrultuda gerçekleşirdi.

...

Demek istediğim, çok duygusal anlamda, bu annenin kararıdır. Annelik denen o duygu, bırakın erkekleri bir çok kadın tarafından bile tartışılır.

Ben şöyle olabileceğini düşünüyorum; anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor. İnsan olarak bizler de bu durumu paralel davranışlarla sergiliyoruz aslında. Tıpkı içgüdüsel olarak eş seçmek gibi, en güçlü spermin amacına ulaşması gibi...
İşte ben de bunu diyorum zaten. 10 haftadan sonra kürtaj yasal ve etik olarak yanlıştır. Ama yetiştirme şartları yokken bir çocuğu doğurmak da yasal olarak olmasa da etik olarak yanlıştır. Ayrıca bu nedenle o çocuğu doğurmaya karar vermek, tamamen teorik olarak bakıldığında, 10 hafta içinde alınmadığı için de olsa uygun olmayan şartlarda bir çocuk doğurulabilir demektir. Yani tercih kötüyle daha kötü arasında yapılıyor. Hangisinin daha kötü olduğu da tamamen kişisel bir mesele oluyor bu durumda. Bu da korunmanın ve bilinçlenmenin önemine getiriyor konuyu. Aksi halde çocuk ister aldırılsın, ister doğurulsun - senin de dediğin gibi - mutlaka bir bedel ödeniyor.

Konu bu değil ama ben yasaları belirleyen tek gücün devlet, yasaların tek dayanağının da devletin çıkarları olduğunu düşünmüyorum. Onların da üstünde adalet standartları olduğunu düşünüyorum, bu nedenle de yasaların etkisi konusunda daha farklı düşünüyorum

"Anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor" sözü bence çok güzel bir yorum. Gerçi bundan önce sen annelikten anlamazsın demeye getirmişsin (hatta demişsin) ya neyse
__________________
Love means never say sorry

gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir.
qualin çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 07-03-2007   #57
alınacak bir şey yok
 
luci-fer nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 161
luci-fer saygın bir insandırluci-fer saygın bir insandır
MSN ile mesaj gönder
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: qualin Mesajı Gör
İşte ben de bunu diyorum zaten. 10 haftadan sonra kürtaj yasal ve etik olarak yanlıştır. Ama yetiştirme şartları yokken bir çocuğu doğurmak da yasal olarak olmasa da etik olarak yanlıştır. Ayrıca bu nedenle o çocuğu doğurmaya karar vermek, tamamen teorik olarak bakıldığında, 10 hafta içinde alınmadığı için de olsa uygun olmayan şartlarda bir çocuk doğurulabilir demektir. Yani tercih kötüyle daha kötü arasında yapılıyor. Hangisinin daha kötü olduğu da tamamen kişisel bir mesele oluyor bu durumda. Bu da korunmanın ve bilinçlenmenin önemine getiriyor konuyu. Aksi halde çocuk ister aldırılsın, ister doğurulsun - senin de dediğin gibi - mutlaka bir bedel ödeniyor.

Konu bu değil ama ben yasaları belirleyen tek gücün devlet, yasaların tek dayanağının da devletin çıkarları olduğunu düşünmüyorum. Onların da üstünde adalet standartları olduğunu düşünüyorum, bu nedenle de yasaların etkisi konusunda daha farklı düşünüyorum

"Anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor" sözü bence çok güzel bir yorum. Gerçi bundan önce sen annelikten anlamazsın demeye getirmişsin (hatta demişsin) ya neyse
estafurullah benim dediğim aslında çok daha özel anlamda şu: Kadın, hatta anne olan bir kadın bile bu konuda anlamaz bir yaklaşım sergileyebilir. Bu yaklaşım toplumsal, dinsel ve mizaçla ilgili çok çeşitli etkenler altında gelişir.

Haaa

Gelelim kötüyle daha kötü arasındaki seçime... Babam der ki, kötünün iyisi... buradan da iyi ve kötünün göreceliğine geliyoruz Malesef, bu seçim aslında hep kötünün iyisi arasında yapılır; iyi ile kötü arasında değil. Duruma baktığında aslında zaten kötüdür. İş çocuğun aldırılması konusuna gelmişse eğer, olumsuz bir durumda daha iyi olana doğru seçim yapmak vardır. Yani kötünün arasında iyi ararsın...

Bunun bir çaresi var mıdır?

Yasaları belirleyen tek güç devlet değildir. Toplumdur. Devlet, o toplum adına karar verme gücünü elinde bulunduran zümre olarak algılanabilir benim sözlerimde. Diğer bir değişle, liderler zirvesi. Her topluluk bir lider etkisi altındadır, olmak zorundadır. Henüz bireysel beklentilerin ortak olabileceği, bu ince beklentilerle oluşturulacak ortak bir dile sahip bir toplum/topluluk belirmemiştir.

Olaya çok duygusal yaklaşmayın. Duygusallık sizi tek yöne kanalize edebilir. Biraz hayvanca olabilir belki ama insan da içgüdüye sahiptir ve açıklayamadığı ve kişiden kişiye değişen bazı duygusal yoğunluğun nedeni de budur zaten.

Agnostik tarz, insanı başka güçlerin yardımına muhtaç bırakabilir. İnsan olmanın en önemli özelliği burada çıkar bence. Karar vereceksin. Verilen karar ,bir öncekiyle tutarlı olmaya bilir fakat karar, zamana ve koşullara göre değişim gösterebilir. Bunu bilmek ve kabul edebilmek lazım.
luci-fer çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 08-03-2007   #58
------------
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 3,512
yeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalıyeşil kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: GamSee Mesajı Gör
.. bu konuda bir kadına katil sıfatının yakıştırılmasını da çok ama çok yanlış buluyorum..
Bu noktaya katiliyorum.. O yuzden yaptigim ilk yorumda kurtajin siradan bir operasyonmus gibi algilanip bir takim cizgilerden cikilmasini yanlis buluyorum ama cinayet kelimesini kullanamiyorum gibi bir yaklasimda bulundum .. Kurtajla ilgili cok vaka gordugumden/duydugumdan kurtajin "yaptik oldu, simdi de aldiririz olur biter" mantigini desteklemiyorum .. Cunku oyunmus gibi yapilabilecek luksu veren bir operasyon degil ...

Ama cinayet kelimesinin cok agir bir itham oldugunu dusunuyorum ben de.. Cunku sonucta bu bir tercihtir.. Kisisel bir tercihtir.. O riskli ve de sonradan da etkileri olan operasyonu kabul ediyor olmakla ilgili etiket yapistirilmasini dogru bulmuyorum..
yeşil çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 08-03-2007   #59
Kuyucan
 
karamanli nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 386
karamanli iyi bir üye değildirkaramanli iyi bir üye değildirkaramanli iyi bir üye değildirkaramanli iyi bir üye değildirkaramanli iyi bir üye değildirkaramanli iyi bir üye değildir
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

kürtaj cinayettir ne olursa olsun o çocuk doğmalıdır madem doğurmayacaktın niye yaptın ?
__________________
Alayına isyan alayına [COLOR=Sarı]Fener[/COLOR][COLOR=Lacivert]bahçe[/COLOR]!
karamanli çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 08-03-2007   #60
NyX
Kuyucan
 
NyX nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 15
NyX farklılığını belli etmeye başlamış
Varsayılan Ynt: Kürtaja bakış açımız ...?

Alıntı:
Yazan: titania Mesajı Gör

Anne… Anne… Annecigim… Yüzümde soguk bir $ey hissediyorum. Anne, yüzümü parçaliyorlar... Anne bir $eyler yap… Anne… Kolumu çekiyorlar anne… Canim yaniyor anne... Anne… Ayaklarimi parçaliyor bu $ey anne... Beni sana baglayan damari kopardilar anne… Anne kalbimi parçaliyorlar… Annecigim… Anne… Anne… An… Ah!

Güzel duygu sömürüsü!Gerçekten başarılı olmuş doğrusu...
Acaba kürtaj gibi derin psikolojik yaralar açan,ayrıca bir o kadar da korkunç bir operasyona mecbur kalan kadına mı yakışır katil sıfatı,yoksa ona seçim şansı bile tanımayan lince meyilli namus anlayışına mı?Gerçekçi olalım,Türkiye'de yaşıyoruz!Yalova'da liseli kızıyla parkta el ele gördü diye onyedi yaşında bir genci bıçaklayarak öldürmüş bir babanın karakterine şekil veren ve onun intihara teşebbüs etmiş,şu an komada yatan kızının belki de yaşamına mal olacak olan bir zihniyete sahip değil mi bu toplum?Korunmak herkesin kendi sorumluluğudur;iyi,güzel,hoş...Peki kaç aile cinsellikle ilgili konularda kızına veya oğluna tabularla yaklaşmıyor?Bu konuda gençlerin kaçı bilinçli?Kaç bekar kadın,kadın olduğunu itiraf edebilir veya hamile kaldığında ailesinden destek umabilir?Bırakın destek beklemeyi en büyük kabusu olmaz mı bunun öğrenilmesi?Asıl sorumsuzluk,çocuğunun bilinçli bir birey olması için çaba göstermeyen bir ebeveyn olmak değil mi?
Henüz tamamen bilinmeyenden ibaret olan bir yaşam belirtisi,halihazırda bir yaşamın ışığını söndürmeli mi?
NyX çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Yanıt Son Mesaj
Üniversitelilere farklı bakış açısı! Psyxto Edepsiz Kuyu 13 14-05-2007 08:43 PM
Bir bakış açısı carpe_diem Mühürsüz Kuyu 24 28-02-2007 10:17 PM
Bir Bakış Baktın Kalbimi Yaktın :P yeşil Edepsiz Kuyu 12 11-10-2006 02:09 PM
Kadınların erkeklere bakış açısı Kelebek Edepsiz Kuyu 20 25-01-2006 04:50 PM


Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 01:34 AM.


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0