![]() |
|
|||||||
| Mühürsüz Kuyu Her konuda rahatça tartışabileceğiniz, dilin kemiğine mühür vurulmayan kuyumuz. |
| Anket Sonuçlarını Gör: Kürtaja Bakış Açımız...? | |||
| kesinlikle karşıyım |
|
10 | 22.22% |
| yasal bir süreç,kişiye bağlıdır |
|
31 | 68.89% |
| kararsızım |
|
4 | 8.89% |
| Oy Kullananlar: 45. Bu ankete oy veremezsiniz. | |||
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#51 | |||
|
Compos sui!
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 6,625
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Son olarak hala ve hala ısrar ediyorum ki ne kürtaj cinayettir ne de kürtaj olan kadın katildir.. Yasalarda da böyle geçtiği için ve bu kadınların yasal hakkı olduğu için kadınları bununla itham etmek de iftira ve suç bile sayılabilir hatta.. (Bunu genele yazdım, sizin mesajınıza bir cevap değildi..)
__________________
Hayat, cinsel ilişkiyle bulaşan ölümcül bir hastalıktır.. Jacques Dutronc
|
|||
|
|
|
|
|
#52 | ||
|
Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 16,354
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Biraz komik olacak ama anladığım kadarıyla, şimdi şu dünya üzerinde yaşayan insanların bir bölümü ( ufak bir bölümü de olabilir 7.5 milyar insan var nasılsa ) bir anlık zevkin mahsulümü oluyorlar, Hıı? Komik gibi geldi bana ama ehehe gülmeyin ben gülüyormuyum = )
Düşünsenize ; - Anne ben neden geldim dünya'ya - Bir anlık zevk'ten oğlum.. A!.. - Nasıl oluyor anne o ? Zaten çocuğun soracağı sorular A.B.D'nin ırak'ı bombalamasından daha da beterdir.... |
||
|
|
|
|
|
#53 | ||
|
alınacak bir şey yok
|
Atladım geldim...
Şöyle bir yorum yapmak istiyorum konuyla ilgili olarak: Kürtaj, en başta doğru bir hareket değildir. Çünkü sağlıklı değildir, risk içerir. Öncelikle kadının sonra da doktorun karar vereceği bir uygulamadır. Hatta ilerleyen durumda sadece doktorun karar vereceği bir durumdur. Ve, her ne olursa olsun, kürtajın dinle ilişkilendirilmesine kesinlikle karşıyım. Kürtaj hoş bir şey de değildir. Ahlaki yapısını asla tanımlayamayan ve duygusal yapısını da asla tahmin edemeyen insan, bu işlem karşısında nasıl bir travma yaşayacağını bilemez. Hiçbirşey olmamış gibi de hayatına devam edebilir, ruhsal çöküntüye de girebilir. Kürtaj bir canlının hayatına son verme işidir. Buna gerçekten bir isim gerekiyorsa, evet cinayettir. Fakat, bildiğimiz bir çok cinayetten farkı vardır. O yüzden de kimse cinayet kelimesini bu işlem için tam anlamıyla kabul etmez. Ayrıca bir süreye kadar, doktor kontrolünde yasaldır. Bütün bu tartışmaların kaynağı işlemin yasal olması, fakat duygusal açıdan insanı ikileme sürüklemesi ve dini açıdan da yasak olarak kabul edilmesidir. Yani kısaca hem yasal hem değildir. Kimse kürtaj için kimseye karışamaz ya da herkes birbirine karışabilir. Çünkü, duruma göre müdahale kuralları değişebilir. Bir kadın, nasıl olsa kürtaj olurum diyip hamile kalıp sonra aldırabilir. Buradakiler müdahale edemese de doktor eder, o da edemezse kadın kısa sürede yaşama veda eder. Bu mantıklı olmadığı için hiçbir kadın böyle aldırmaz bir tavır takınamaz. Diğer taraftan, günah münah gibi saçmalıklarla bütün hayatı eziyet içinde geçecek bir insanın dünyaya gelmesi doğru değildir. Bu, hem anne hem de dünyaya gelecek çocuk için koca bir yaşam sürecek inanılmaz bir yüktür. Bunu da yaşayan bilir, bu konuda at kafadan konuşmanın alemi olmaz. Gerekiyorsa kürtaj yapılmalıdır, keyfi asla olamaz. Çünkü işin içinde sağlık vardır. Bu gereklilikler içinde neler vardır? Çocuk sahibi olmak istememek... O zaman korunsun diyebilirsiniz ancak korunmamanın bedeli istemeden çocuk doğurmak değildir. Kürtaj, yeterince büyük bir bedeldir zaten. Çocuğun, yaşamını hep bağımlı sürdüreceği bir arazının olması ve bunun tıbben uygun olan dönemde yapılması. Annenin, doğum konusunda risk taşıması. Sonuçta annesiz çocuğun bir alemi yok. HIV, Hepatit gibi virüslerden etkilenmiş olması. Aklıma gelenler şimdilik bunlar... Yorumlarınıza. |
||
|
|
|
|
|
#54 | |||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Baştan söyleyeyim; Snowbell hemen hemen bütün görüşlerine katılıyorum. Koyu yaptığım sözlerin ise beni düşündürdü. İdeal olan tabii ki kürtaj değil korunmak, zaten bunu söylüyordum. Bence kürtaja karşı çıkan çoğu kişinin aklındaki düşünce de bu. Yani kürtajdan önce korunmanın gerektiği. Ama bir şekilde korunulmadığında ve çocuk istenmediğinde doğru olanın ne olduğu zor bir konu. Beni düşündüren bu konuda aklıma gelen başka bir soru; Eğer söz konusu olan; istemeden, hazır olmadan, şartlar imkan vermeden... çocuk doğurmamanın gerektiğiyse (ki ideal olan elbette ki budur), bu duruma uyan ama herhangi bir nedenle yasal süreç olan 10 hafta içinde kürtaj yaptıramamış kadınların durumu ne olacak ? Sonuçta bebeğe duygusal, ekonomik... yönlerden hazır değil, ama 10 hafta da geçilmiş (mesela 14 hafta olmuş). Sorun sadece yasal da değil, 14 haftalık bir fetüsün neredeyse bütün organları oluşmuştur. Yani o fetüs minyatür bir bebektir. Bence bu noktadan sonra doğru olan diye bir şeyden söz edilemez, tamamen tercih meselesi. Çünkü sonuçta eğer hazır olunmamasına rağmen doğurmak seçilirse, bu demektir ki hazır olmadan doğum kabul edilebiliniyor, yani 10 haftadan önce de doğurmak seçilebilir. Ve elbette ki bu durumda doğan bir bebeğin ve annenin geleceği tehlikededir. Eğer kürtaj seçilirse, minyatür bir bebek öldürülmüş olur; vicdan azabı + hapis. Nasıl ki din nedeniyle doğurmak anlamsızsa, yasa nedeniyle de doğurmak anlamsızdır o halde. Aralarındaki tek açık fark din sizi - inanç sahibiyseniz en azından bu dünyada - hapse atmaz ama yasa atar... Zor bir konu ve bir yerden sonra sahiden çözümsüz.
__________________
Love means never say sorry gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir. |
|||
|
|
|
|
|
#55 | |||
|
alınacak bir şey yok
|
Alıntı:
Sevgili Qualin, Yasal ve tıbbi süreç geç olduktan sonra, aklı mantığı çalışan hiçbir doktor o bebeği almaz. Geri kalan doktorlar alıyorsa zaten bu bir suçtur. Neden suçtur. Birincisi doktor annenin yaşamına kasti olarak olumsuz müdahalede bulunuyordur. İkincisi bebeğin artık bir hücre olmaktan öte, yaşamsal faaliyetlerini minyatür bir insan olarak sürdürme eğilimi göstermesidir. Bu durum hem yasal, hem etik anlamda yanlıştır. Diğer taraftan, birçok kırsal kesimde ve cahil insanda rastladığımız, doktor almaya yanaşmasa da annenin düşürme isteğidir ki, bu durum suçtan öte cana kasttır. İntihara teşebbüs soluğu karakolda ya da hastane polis sorgusunda alır. Bu durum, doğmamış bir bebeğe olumsuz müdahaleden çok annenin sağlığına yapılmış olumsuz müdahaleyle ilgilidir. Yoksa kimse annenin karnındaki doğmamış, bilinci gelişmemiş çocuğa karışma hakkına sahip değildir. Her canlı, doğduktan sonra bilincini sürdürme yetisi kazanır. Bu yeti kazanıldığı andan itibaren, kazanan birey hürdür. Doğmadan evvel, her bebek, vücutta bir parazit gibi yaşar. Zaten doğumun nedeni de budur. Vücut bebeği bir parazit olarak besler gücü yettiği kadar. Yetmediğinde onu dışarı atar. Bu aslında bir can kurtarma teşebbüsüdür. Yani organizma artık, besleyemeyeceği bir paraziti, kendi canına kast ettiği ve kendi besin kaynaklarını tükettiği nedeniyle, onunla savaşarak onu dışarı atar. Dolayısıyla, yapılan müdahaleler ve hukuki süreçler varolan kişiyi yani anneyi koruma önceliklidir. Diğer taraftan Her toplum, topluluk, kendisine sunulan ve diretilen koşullar içerisinde yaşamaya eğilimlidir ve süreç bu eğilim doğrultusunda gelişir. Sözgelimi, bugün Avrupa'daki bir çok ülke aileleri çocuk yapmaya yönlendirmektedir. Sırf bu yönlendirmeyi doğru sonuçlandırmak için yönetim birimi dini de yasayı da değiştirir. Ve çok kısa bir süre sonra insanlar belirlenen eksende ahlaki kurallar geliştirirler. Eğer bize, çocuk doğurmanın iğrenç, günah, varlığımızı sömürecek parazit olduğu düşüncesi aşılansa bu tartışma farklı bir doğrultuda gerçekleşirdi. ![]() Geldik yine çocuğun anne karnında yaşamsal olarak bir hakkı olup olmadığına... Kişisel düşüncem, ki kanıtlanabilir bir sonucu olamaz, sanmıyorum; kişinin anlayışına göre değişir ve istek meselesidir. İki gün önce ofisimizdeki kedi doğum yaptı ve ilk bebeğini kabul etmedi. Emmesine ve sıcak tutmaya izin vermedi. Sonra kabul ettirdik neyse. Demek istediğim, çok duygusal anlamda, bu annenin kararıdır. Annelik denen o duygu, bırakın erkekleri bir çok kadın tarafından bile tartışılır. Ben şöyle olabileceğini düşünüyorum; anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor. İnsan olarak bizler de bu durumu paralel davranışlarla sergiliyoruz aslında. Tıpkı içgüdüsel olarak eş seçmek gibi, en güçlü spermin amacına ulaşması gibi...
|
|||
|
|
|
|
|
#56 | |||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Konu bu değil ama ben yasaları belirleyen tek gücün devlet, yasaların tek dayanağının da devletin çıkarları olduğunu düşünmüyorum. Onların da üstünde adalet standartları olduğunu düşünüyorum, bu nedenle de yasaların etkisi konusunda daha farklı düşünüyorum ![]() "Anne o çocuğun yaşam zinciri içerisinde güçlü olabileceğine kanaat getiriyor ya da getirmiyor" sözü bence çok güzel bir yorum. Gerçi bundan önce sen annelikten anlamazsın demeye getirmişsin (hatta demişsin) ya neyse
__________________
Love means never say sorry gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir. |
|||
|
|
|
|
|
#57 | |||
|
alınacak bir şey yok
|
Alıntı:
benim dediğim aslında çok daha özel anlamda şu: Kadın, hatta anne olan bir kadın bile bu konuda anlamaz bir yaklaşım sergileyebilir. Bu yaklaşım toplumsal, dinsel ve mizaçla ilgili çok çeşitli etkenler altında gelişir. Haaa Gelelim kötüyle daha kötü arasındaki seçime... Babam der ki, kötünün iyisi... buradan da iyi ve kötünün göreceliğine geliyoruz Malesef, bu seçim aslında hep kötünün iyisi arasında yapılır; iyi ile kötü arasında değil. Duruma baktığında aslında zaten kötüdür. İş çocuğun aldırılması konusuna gelmişse eğer, olumsuz bir durumda daha iyi olana doğru seçim yapmak vardır. Yani kötünün arasında iyi ararsın...Bunun bir çaresi var mıdır? Yasaları belirleyen tek güç devlet değildir. Toplumdur. Devlet, o toplum adına karar verme gücünü elinde bulunduran zümre olarak algılanabilir benim sözlerimde. Diğer bir değişle, liderler zirvesi. Her topluluk bir lider etkisi altındadır, olmak zorundadır. Henüz bireysel beklentilerin ortak olabileceği, bu ince beklentilerle oluşturulacak ortak bir dile sahip bir toplum/topluluk belirmemiştir. Olaya çok duygusal yaklaşmayın. Duygusallık sizi tek yöne kanalize edebilir. Biraz hayvanca olabilir belki ama insan da içgüdüye sahiptir ve açıklayamadığı ve kişiden kişiye değişen bazı duygusal yoğunluğun nedeni de budur zaten. Agnostik tarz, insanı başka güçlerin yardımına muhtaç bırakabilir. İnsan olmanın en önemli özelliği burada çıkar bence. Karar vereceksin. Verilen karar ,bir öncekiyle tutarlı olmaya bilir fakat karar, zamana ve koşullara göre değişim gösterebilir. Bunu bilmek ve kabul edebilmek lazım.
|
|||
|
|
|
|
|
#58 | |||
|
------------
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 3,512
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Ama cinayet kelimesinin cok agir bir itham oldugunu dusunuyorum ben de.. Cunku sonucta bu bir tercihtir.. Kisisel bir tercihtir.. O riskli ve de sonradan da etkileri olan operasyonu kabul ediyor olmakla ilgili etiket yapistirilmasini dogru bulmuyorum.. |
|||
|
|
|
|
|
#60 | |||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 15
![]() |
Alıntı:
Acaba kürtaj gibi derin psikolojik yaralar açan,ayrıca bir o kadar da korkunç bir operasyona mecbur kalan kadına mı yakışır katil sıfatı,yoksa ona seçim şansı bile tanımayan lince meyilli namus anlayışına mı?Gerçekçi olalım,Türkiye'de yaşıyoruz!Yalova'da liseli kızıyla parkta el ele gördü diye onyedi yaşında bir genci bıçaklayarak öldürmüş bir babanın karakterine şekil veren ve onun intihara teşebbüs etmiş,şu an komada yatan kızının belki de yaşamına mal olacak olan bir zihniyete sahip değil mi bu toplum?Korunmak herkesin kendi sorumluluğudur;iyi,güzel,hoş...Peki kaç aile cinsellikle ilgili konularda kızına veya oğluna tabularla yaklaşmıyor?Bu konuda gençlerin kaçı bilinçli?Kaç bekar kadın,kadın olduğunu itiraf edebilir veya hamile kaldığında ailesinden destek umabilir?Bırakın destek beklemeyi en büyük kabusu olmaz mı bunun öğrenilmesi?Asıl sorumsuzluk,çocuğunun bilinçli bir birey olması için çaba göstermeyen bir ebeveyn olmak değil mi? Henüz tamamen bilinmeyenden ibaret olan bir yaşam belirtisi,halihazırda bir yaşamın ışığını söndürmeli mi? |
|||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Üniversitelilere farklı bakış açısı! | Psyxto | Edepsiz Kuyu | 13 | 14-05-2007 08:43 PM |
| Bir bakış açısı | carpe_diem | Mühürsüz Kuyu | 24 | 28-02-2007 10:17 PM |
| Bir Bakış Baktın Kalbimi Yaktın :P | yeşil | Edepsiz Kuyu | 12 | 11-10-2006 02:09 PM |
| Kadınların erkeklere bakış açısı | Kelebek | Edepsiz Kuyu | 20 | 25-01-2006 04:50 PM |