Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 01:34 AM.  

Geri Dön   dipsizkuyu.net » Genel » Kuyu Bakraçları

Kuyu Bakraçları dipsizkuyu ailesinin bakraçlarını görebileceğiniz kişisel seçim kuyusu.

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 02-06-2005
  post #1
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan E-Mailimize Gelenler

e-mail ile hepimize küçük öyküler gelir.
Etkilendiklerimizi paylaşalım.
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 02-06-2005
  post #2
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

İşte bana gelenlerden bir tanesi.
Var böyle şeyler, sanal alemde çok oluyor.



SANAL ASK


Kadın 40'lı yaşlarında...

Yüreği, kar beyazı soğuklara terk edilmiş ama
inat bu ya hala sımsıcak.
Düşünceleri kah hayatın gitgide ağırlaşan gerçeklerinde,
Kah aydınlık hayallerde dolaşıyor nefes nefese.
Elinde samur fırçası,
Geçmişi karalayıp bugünü renklendiriyor hiç durmadan.
Renkler kıpır kıpır, içindeki
Çocuk haşarı mı haşarı...
Gözleri ise buğulu bakıyor, hüzünlere yenik...
Hayatı sorgulamaktan çoktan caymış.
Omuzları bir küçük kız çocuğun şımarıklığını sergilercesine
" Bana ne " ifadesinde.

Kıpır kıpır ya içi.
Arayışları var kendisinden bile sakladığı.
Bela da geliyorum demez ya...
İşte böyle bir anda;
Ruhu, sanal dünyanın kapısından sızıverir içeri
Sessiz, habersiz...
Hani şu chat canavarı var ya, bugünlerin belalısı.
Orada kendisi gibi şaşkın
yüreklerin arasında buluverir kendini.

Ve... Olanlar olur o zaman.
Hiç beklenmeyen anda buzda kayar gibi
" Hooop " havada bulur duygularını darmadağınık.
Sanki başında deli rüzgarlar hiç esmiyormuş,
Esenler de yetmiyormuş gibi.

Erkek ???? yaşlarda....!
Hırslı... Kendinden emin...
Kendisiyle barışık ve yaşadığına memnun.
Kahkahası ekrandan yüreklere taşan,
Mutlu ve duygu dolu bir bulut adam.
Eşi ve çocuğu için yaşamakta olduğunu saklamadan
Kadını davet eder sanal dünyanın sanal aşk oyununa.
Acemidir kadın. Belki genç adam da öyle...

Oynadıkları oyunun tehlikesinden habersiz
Bir masalı yaşamaya başlarlar.
Ekranın karşısında nefeslerini tutup beklerler
Sevdalının gelmesini.
Karşılaşmaları her defasında
Kahkahaları hatırlatırcasına şen olur.
Zamanın koordinatları buluşamadığında,
Birbirlerine teğet geçtiklerinde,
Hüzün yayılır gecelere.
Uyku tutmaz bekleyişlerde ikisini de...
Sabah yeni umutlara gebe başlar.
Ve... Ekranda doğarlar her buluşmayla yeniden...

Duyguların en fırtınalısına yakalanırlar.
Birbirlerini gerçekten merak ederler.
Bulut adam kadının açlığından,
Üşümesinden bile sorumlu tutmaya başlar kendini.
Kadın ise adamın yorgun hallerine dayanamaz.

Elleri dokunmasa da ellerindedir artık.
Birbirlerini el üstünde tutarlar anlayacağınız.
Günler, aylar geçer...
Hayaller ekranlara sığmaz olur.
Artık görmek isterler birbirlerini.
Dokunmak sarılmak isterler.
Hatta çılgıncasına sevişmek...

Kadın kıvranır onsuzluğun acılarında...
Özlem şiddete dönüşür...
Acıtır... İşkencelere yatırır kadını.
Oyun değildir artık bu
Aşk ekranda değil hayatın ta içinde yaşamaktadır.
Bulut adam sorar durmadan; " N'olacak şimdi "

Kadın, adam kadar cevapsız

" Bilmiyorum " der. " Bilmiyorum "

Artık sorgulamalar başlar duyguları
" Bu nedir?... Bunun adı ne? "
Kadın aşkı tanımlar ama çare değildir tanımlamak
Yaşananlardır gerçek olan. Hissedilenlerdir..
Her sevdanın başını bir karabasan bekler ya
Beklemese karabasan denen şey olmaz zaten
İşte bu bir sevdadır ve başında karabasanlar

Kadın unuttuğu aşk gözyaşlarını
Hüzünlere, sancılara
Onulmaz ağrılara boyar, alaca bulaca
Artık her şeye
Gözlerindeki buğuların ardından bakmaktadır

Ve ekrana şunları;
Buzların arasından aldığı yüreğinin kalemiyle yazar
Yüreğini buzlara iade etmek üzere
" Beni ignore et... Ne olur bunu yap "

Bulut adam şaşkındır belki ama adı gibi bilir
Doğru olan budur .... Düşünür bir süre
Susar ekran... Susar kadının yüreği
Ölüm anıdır bu. Verilen son nefestir sanki

" Sevdam HAYIR dese "," Sensiz yapamam dese "
Diye bekler nefes almak için.

Bulut adamın suskunluğu
Bozduğu yerde ölecektir kadın..
Bunu ikisi de bilirler.

Bir yazı belirir ekranda çaresizce okunan;

" Netten çıkıyorum o zaman ", " Hoşçakal ".

Mavi üzerine siyah yazılmış sözcükler kararlı ve kesindir

Titreyen ve cansızlaşan parmakları
Son bir kez tuşları gezinir kadının

" Hoşçakal "

Düşer Bulut adamın gülen yüzü ekrandan.... Ve ..

KADIN ÖLÜR......!
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 12-06-2005
  post #3
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Kriterleri değerlendirmişler....
Katılıyorum.

ERKEK OLMAK;

Hayatına bir sürü kadın girmesi

değildir,önemli olan,kaç kadını gerçekten sevdiği ve

onlara ne kadar dürüst olabildiğidir...



ERKEK OLMAK;

Geniş omuzlara sahip olmak değil önemli olan, kaç
kadına

o omuzlara yaslanacak kadar güven verdiğidir...




ERKEK OLMAK,

Kalın bir sese sahip olmak,değil önemli

olan,nazik ve duygulu cümleler kurabilmektir.




ERKEK OLMAK

Romantik bir ortamda güzel sözler fısıldamak değil

önemli olan, her sözünün kalbinden gelmesidir.




ERKEK OLMAK

Vurdu mu oturtmak değil, önemli olan dokunuşundaki

yumuşaklıktır.




ERKEK OLMAK;

Büyük ve ağır eşyaları kolay kaldırmak değil önemli
olan,

hayatın yükünü cesurca taşıyabilmektir...




ERKEK OLMAK;

Kıllı bir vücuda sahip olmak değil, önemli olan

o vücutta nasıl bir kalp taşıdığıdır...




ERKEK OLMAK

Yatakta iyi olmak değil önemli olan, sevişmenin

sevişmeden öte bir şey olduğunu bilmektir...
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 12-06-2005
  post #4
Gri
Gezgin
 
Gri nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2004
Konum: Dersaadet
Mesajlar: 17,091
Blog Mesajları: 1
Gri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalıGri kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Alıntı:
DUNYANIN EN KISA MASALI

Bir zamanlar bir adam bir kıza evlenme teklif etmiş.

Kız "Hayır" demiş.

Adam da sonsuza dek mutlu yasamış...
Çok gülmüştüm bunu görünce.

Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.

Socrates (M.Ö. 470 - 399)
Gri şu an Çevrimiçi   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 15-06-2005
  post #5
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Düşündürücü bir anket :


Geçen ay BM tarafından dünya çapında bir anket yapılmış.

Sadece bir soru sorulmuş:


“Lütfen dünyanın geri kalan
kısmındaki yiyecek eksikliğine
bir çözüm ile ilgili kişisel
görüşünüzü dürüstçe belirtiniz? “




Anket büyük bir
başarısızlıkla sonuçlanmış.



[color=black]Çünkü; [/color]



Afrika’daki insanlar

“ yiyecek ”

kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.



Batı Avrupa’daki insanlar

“ eksiklik ”

kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


Doğu Avrupa’daki insanlar

“ kişisel görüşün ”

ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


Orta Doğu’daki insanlar

“ çözümün ”

ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


Güney Amerika’daki insanlar

“ lütfen ”

kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


ve Amerika’daki insanlar

“ dünyanın geri kalan kısmının ”

ne anlama geldiğini bilmiyorlar.



Son düzenleyen: NoS : 28-06-2005 11:25 PM. Neden: Harfler biraz fazla büyüktü
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 20-06-2005
  post #6
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Buyrun okuyun ilginç bir teori. Doğru mudur dersiniz?

KURUYEMIS TABAGI TEORISI

Bir kuruyemis tabagindan sirasiyla önce samfistiklar, bademler, findiklar, fistiklar vs. gider.
En son beyaz leblebiler ve ayçekirdekleri kalir.
Benzer sekilde belli bir yasa kadar evlenmemisseniz, kalan beyaz leblebiler ya da aycekirdekleri
ile idare etmek zorunda kalirsiniz. Ya da böyle, olur da bir fistik bulurum umuduyla
tabagi karistirir durursunuz
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 22-06-2005
  post #7
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Bu benim bakış açımdan doğru bulduğum bir düşünce. Yada bakış açısı. Bazı eklemeler yada çıkarmalar yapmak istediğim noktalar yok mu?
Var.
Ama bu haliyle de "Benim bakış açımla" neredeyse birebir örtüşüyor.
Polemiğe girmediğim bir konudur bu. Sadece paylaşmak istedim bu yazıyı.

E-mail' ime geldiği gibi ekliyorum buraya. Değiştirme yok.


Sen önce kendini kurtar!


Birisiyle tanışıyorsun; daha ismini bile tam
öğrenmeden seni çözmeye kalkıyor: "Dur, sakın söyleme: Akrepsin
değil mi?"
Tabii, kişiliğimi bir dakikada analiz edebildin; çünkü ben, tek hücreli
canlılar kadar basit bir yapıya sahibim. Bak, bu da hücre çekirdeğim.

Hadi var sayalım teorin doğru; doğduğum gün, gökyüzündeki bazı yıldızlardan gerçekten de etkilendim. Ama ben, kişiliğimin geri kalan yönlerini de yılın diğer dönemlerinde, yani
gökyüzünde başka yıldızlar varken edindim. Buna ne diyeceksin?

Astroloji gibi klasiklerle uğraştığım yetmezmiş gibi, şimdi de yeni moda felsefeler ve inançlar arasında sıkışıp kaldım. Nereye dönsem karşıma ya bir Reiki ya da bir Feng Shui çıkıyor.

Hayret! Bazıları kendilerini yeni bir inanca ne kadar da kolay kaptırıveriyorlar. Birisinden bir şeyler duyuyorlar veya bir kitap okuyorlar, bütün düşünceleri ve davranışları
değişiyor.

Yeni moda inançlar, genellikle, o paketleri hatmetmiş bir takım felsefe kuyumcuları tarafından pazarlanıyor. Bu kişiler, ne hikmetse, bütün mesailerini insanları aydınlatmaya ve ruhlarını huzura kavuşturmaya adamışlar.

Önce, usul usul yaklaşıp, sizi yokluyorlar; felsefelerinden tatlı bir doz verip, yiyor musunuz diye bakıyorlar. Eğer olumlu tepki verirseniz; o masum paketlerden, ne kadar aşırı uçların çıkabildiğine şahit oluyorsunuz.

Yok, mızıkçılık edip söylenenleri tartışmaya başlarsanız, kapı suratınıza kapanıyor: "Eğer böyle konuşuyorsan, henüz hazır değilsin demektir..."

Neye hazır değilim yahu? Hakkında düşünmeden, Bilimselliğini sorgulamadan ve sağduyuma danışmadan, aklımı bir felsefeye emanet etmeye mi? O halde haklısın; gerçekten buna hiç hazır değilim.

Zaten iç huzur ve aydınlanma, onların anlattığı kadar ucuza elde edilebiliyorsa söyleyin, ben bütün dükkânı satın alayım!

Süslü ambalajlarını bir yana bırakıp incelediğinizde; moda inançların, öyle ahım şahım mesajlar içermediklerini, hatta herkes tarafından bilinen temel doğruları yeniden ısıtıp önümüze koyduklarını görüyorsunuz.

Aslında, farklı felsefelerle ilgili kitaplar okumanın ve onlardan ilham almanın kimseye zararı yok. Ama iş, dini ayinleri andıran toplantılara katılmaya ve kendi vücut sıvını içerek sağlığa kavuşmak gibi abuk sabuk uygulamalara gelince, oyunun adı
değişiyor.O noktadan sonra aydınlanma yolculuğu bitiyor, inanç turizmi
başlıyor.
Bana sorarsanız; o eşik geçildikten sonra yapılmaya çalışılanlar,
eski dinlerin, bin yıllardır uyguladıkları misyonerlik faaliyetlerinden
çok da farklı değil.

Gelin, size böyle bir misyonerlik hikâyesi anlatayım: Eskimoları
Hıristiyan yapmak isteyen rahipler, ciddi bir sorunla karşılaşmışlar.
Incil'e göre; Hıristiyan olmanın ilk koşulu, kişinin
kendisini günahkâr olarak görmesidir. Oysa Eskimolar, mutlu insanların
oluşturduğu huzurlu bir toplulukmuş. Günah ve din gibi kavramları da
bilmiyorlarmış.

O nedenle misyonerler; Eskimolara önce günahı
ve sevabı öğretmişler. Sonra da günahlarından kurtulmak için
Hıristiyanlığı kabul etmelerinin şart olduğunu anlatmışlar.

Böylece Eskimo, mutluluğa ulaşmak için önce mutsuz olması
gerektiğini kavramış.

Fıkra bu ya; Kuzey Kutbu'nda misyoner rahiple Eskimo sohbet
ediyorlar. Eskimo sormuş:

- Eğer benim Tanrı'dan ve kutsal kitaptan haberim olmasaydı,
günahkâr olur muydum, cehenneme gider miydim?

- Hayır, bilmeseydin gitmezdin.

[color=black]- Peki, o zaman neden bana söyledin?...[/color]

Yanlarında olsaydım, misyonerin söyleyemediklerini Eskimo
kardeşimin kulağına ben fısıldardım: "Çünkü onun asıl niyeti ruhunu kurtarmak veya seni günahlarından arındırmak değil, masum bir inancı kendi çıkarı için kullanıp otoritesini yaymak. Mümkünse, sırtından para kazanmak."
İster eski bir din olsun, isterse de yeni moda bir akım; bence, herkes inancını birey olarak yaşamalı ve inancının gereklerini önce kendi hayatına uygulamalı.

Bunu yapmadan, başkalarının hayatlarını yönlendirmek isteyenlere
ise söylenecek tek bir şey kalıyor:

[color=black]"Sen önce kendini kurtar. Merak etme; biz başımızın çaresine[/color]
[color=black]bakarız."[/color]


Hakan Yaman ©
www.InsanKaynakları.com
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 28-06-2005
  post #8
Yasaklı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
gaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandırgaz kelebek potansiyometresi herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Buyrun efendim okuyun.


ASRIN ASK SIIRI

Yaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip,
Kontrol-Z ile geri yasıyorum
Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum.
En çokta ekranı kapladığın o ani özlüyorum
İtalik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim...

Öyle bir halt yedim ki, sakin affetme beni
Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni
Tüm sistemlerimi çökert, Zille sıkıştır ve parçala
Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni
Kedinin mousela oynadığı gibi oyna,
Manzaralı Mouse pekinde gezdir beni

Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi
Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi
Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni
En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum
PC görünüşlü, mac duruşlu sevdiğim

Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır
Kapanır kapılar, ağa oturum açılır
Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır

Disconnect olursam beni yine arar misin?
Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar misin?
Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da
Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır misin?

Bütün programlar bu aşka hata verse de
Kes, kopyala, yapıştır ile taşıyorum sevgini
Faks Modemim hadi hızlandır beni,
Tüm Virüslere meydan okur bu sevgi
Pentium üç hadi güçlendir beni,
Enter"a ulaştır, "delete"den çek elimi...

En çokta formatladigim halini özlüyorum
Selvi boylum, al yazmalı sevdiğim
Bizi dijital ortamlarda vurdular,
Orta mali oldu tüm umutlar
Klavye tuşlarından ekrana zıplar
40 Gigabaytlık ölümsüz aşklar...
gaz kelebek potansiyometresi Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 28-06-2005
  post #9
Elizabeth Bathory
 
Pilli Bebek nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2004
Konum: Silvanesti
Mesajlar: 2,430
Pilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandırPilli Bebek herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Hoş ve ilginç şeyler.Özellikle şu anket olayını tuttum...

While the black cat walking....
Pilli Bebek Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 28-06-2005
Kuyucan
 
irmik nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2004
Mesajlar: 257
irmik farklılığını belli etmeye başlamış
ICQ ile mesaj gönder MSN ile mesaj gönder
Varsayılan Ynt: e-mail' ime gelenler...

Ilginc bir kaç tesbit:

* Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze
aktarildiginda
onlara mültecilermis gibi bakariz?

* Neden her gördüğümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz?
Millet olarak Dünya'da kaybolma kompleksimiz mi vardir? ))))))))

* Neden insanlar birbirlerine sarılınca saga-sola sallanirlar?

*Neden öğrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar öğretmene
"ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta bir anda "hocam" diye
seslenmeye baslarlar?

*Neden sinavlarda "4 yanlis bir doğruyu götürür" seklinde bir
uygulama
ile öğrenciler cezalandırılırlarda "4 doğru bil, bir doğru da bizden"
seklinde bir kampanya başlatılıp zekaya ve riske girme cesaretine ödül
verilmez?

* Neden insanlar kapalı bir alandan yağmur yağan alana çıkınca
kafalarını eğerler? Yağmura duyulan saygıdan midir yoksa ondan
tırstığımız
için midir?

*Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya "10 dakika sonra
dönücüm"
yazar, ne zaman gittiğini nasıl anlarız?

*Televizyona çıkan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün
insanların izlediğini sanırlar ? Örn: Su anda 70 milyon kişi bizi
izliyor...

*Neden gözlerinden öperim denir? İnsan vücudunda öpülecek daha
uygunsuz
bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüş müdür?

*Düğünlerde neden "Dom Dom Kurşunu" ile göbek atılmaktadır. "Bir
avcı
vurdu beni, bin avcı beni yedi" gibi sözler eşliğinde kendinden geçen
başka
milletler var midir? (KOPTUMMMMM........))))))))

*Neden bazı kızlarımız şirin bir hayvancağız gördüklerinde"
inanmıyorum!" derler, inanılmayacak olan nedir?

*Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?

*Dolmuşlardaki fiyat tarifesinde "en kısa mesafe" neden
"indi-bindi"
olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik yok
mudur?

* Bir programı kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul
etmiyorum"
seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı
satın
aldıktan sonra "kabul etmiyorum" seçeneğini işaretleyen bir takım saf
kişiler mevcut mudur? *

*Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep "ti"dir? Bulmacaları
hazırlayan arkadaşlar hiç "ti" diye ses çıkaran boru görmüşler midir?

*Ipana 7 reklamındaki kıza "Ne zamandan beri Ipana 7
kullanıyorsun?"
diye soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün olduğunu ve reklamdan
sadece
bir kaç gün önce piyasaya çıktığını bilmemekte midir?

*Neden futbol takımı olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik
ürünü
Ajax "Ajaks" diye okunur?

* Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazılır? Hipokrat
yemininde "arabamı temiz kullanacağım" seklinde bir madde mi vardır? *
neden ? neden ?

Mor Bir Tüyüm ben Uçarı ve Özgür...
irmik Çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Yanıt Son Mesaj
Sonsuzluğun büyük paradoksu: Paralel evrenler nightshadow Bilim - Teknoloji 8 25-03-2008 03:39 AM
Ateizm Saburov İnanç Sistemleri 644 01-03-2008 01:53 PM
Kürt'ler ve Sorunları Deniz Tarih 288 14-10-2007 05:34 PM
Pentagram serkan911 Müzik 5 13-05-2006 02:29 AM
Bilgisayarin Hizini Arttiracak 55 Cozum Yolu serkan911 Genel Sorunlar ve Donanım 0 23-02-2006 08:18 PM