![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kriterleri değerlendirmişler....
Katılıyorum. ERKEK OLMAK; Hayatına bir sürü kadın girmesi değildir,önemli olan,kaç kadını gerçekten sevdiği ve onlara ne kadar dürüst olabildiğidir... ERKEK OLMAK; Geniş omuzlara sahip olmak değil önemli olan, kaç kadına o omuzlara yaslanacak kadar güven verdiğidir... ERKEK OLMAK, Kalın bir sese sahip olmak,değil önemli olan,nazik ve duygulu cümleler kurabilmektir. ERKEK OLMAK Romantik bir ortamda güzel sözler fısıldamak değil önemli olan, her sözünün kalbinden gelmesidir. ERKEK OLMAK Vurdu mu oturtmak değil, önemli olan dokunuşundaki yumuşaklıktır. ERKEK OLMAK; Büyük ve ağır eşyaları kolay kaldırmak değil önemli olan, hayatın yükünü cesurca taşıyabilmektir... ERKEK OLMAK; Kıllı bir vücuda sahip olmak değil, önemli olan o vücutta nasıl bir kalp taşıdığıdır... ERKEK OLMAK Yatakta iyi olmak değil önemli olan, sevişmenin sevişmeden öte bir şey olduğunu bilmektir... |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Gezgin
|
Alıntı:
![]() |
|||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Düşündürücü bir anket :
Geçen ay BM tarafından dünya çapında bir anket yapılmış. Sadece bir soru sorulmuş: “Lütfen dünyanın geri kalan kısmındaki yiyecek eksikliğine bir çözüm ile ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz? “ Anket büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış. [color=black]Çünkü; [/color] Afrika’daki insanlar “ yiyecek ” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Batı Avrupa’daki insanlar “ eksiklik ” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Doğu Avrupa’daki insanlar “ kişisel görüşün ” ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Orta Doğu’daki insanlar “ çözümün ” ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Güney Amerika’daki insanlar “ lütfen ” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. ve Amerika’daki insanlar “ dünyanın geri kalan kısmının ” ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
Son düzenleyen: NoS : 28-06-2005 11:25 PM. Neden: Harfler biraz fazla büyüktü |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Buyrun okuyun ilginç bir teori. Doğru mudur dersiniz?
KURUYEMIS TABAGI TEORISI Bir kuruyemis tabagindan sirasiyla önce samfistiklar, bademler, findiklar, fistiklar vs. gider. En son beyaz leblebiler ve ayçekirdekleri kalir. Benzer sekilde belli bir yasa kadar evlenmemisseniz, kalan beyaz leblebiler ya da aycekirdekleri ile idare etmek zorunda kalirsiniz. Ya da böyle, olur da bir fistik bulurum umuduyla tabagi karistirir durursunuz |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu benim bakış açımdan doğru bulduğum bir düşünce. Yada bakış açısı. Bazı eklemeler yada çıkarmalar yapmak istediğim noktalar yok mu?
Var. Ama bu haliyle de "Benim bakış açımla" neredeyse birebir örtüşüyor. Polemiğe girmediğim bir konudur bu. Sadece paylaşmak istedim bu yazıyı. E-mail' ime geldiği gibi ekliyorum buraya. Değiştirme yok. Sen önce kendini kurtar! Birisiyle tanışıyorsun; daha ismini bile tam öğrenmeden seni çözmeye kalkıyor: "Dur, sakın söyleme: Akrepsin değil mi?" Tabii, kişiliğimi bir dakikada analiz edebildin; çünkü ben, tek hücreli canlılar kadar basit bir yapıya sahibim. Bak, bu da hücre çekirdeğim. Hadi var sayalım teorin doğru; doğduğum gün, gökyüzündeki bazı yıldızlardan gerçekten de etkilendim. Ama ben, kişiliğimin geri kalan yönlerini de yılın diğer dönemlerinde, yani gökyüzünde başka yıldızlar varken edindim. Buna ne diyeceksin? Astroloji gibi klasiklerle uğraştığım yetmezmiş gibi, şimdi de yeni moda felsefeler ve inançlar arasında sıkışıp kaldım. Nereye dönsem karşıma ya bir Reiki ya da bir Feng Shui çıkıyor. Hayret! Bazıları kendilerini yeni bir inanca ne kadar da kolay kaptırıveriyorlar. Birisinden bir şeyler duyuyorlar veya bir kitap okuyorlar, bütün düşünceleri ve davranışları değişiyor. Yeni moda inançlar, genellikle, o paketleri hatmetmiş bir takım felsefe kuyumcuları tarafından pazarlanıyor. Bu kişiler, ne hikmetse, bütün mesailerini insanları aydınlatmaya ve ruhlarını huzura kavuşturmaya adamışlar. Önce, usul usul yaklaşıp, sizi yokluyorlar; felsefelerinden tatlı bir doz verip, yiyor musunuz diye bakıyorlar. Eğer olumlu tepki verirseniz; o masum paketlerden, ne kadar aşırı uçların çıkabildiğine şahit oluyorsunuz. Yok, mızıkçılık edip söylenenleri tartışmaya başlarsanız, kapı suratınıza kapanıyor: "Eğer böyle konuşuyorsan, henüz hazır değilsin demektir..." Neye hazır değilim yahu? Hakkında düşünmeden, Bilimselliğini sorgulamadan ve sağduyuma danışmadan, aklımı bir felsefeye emanet etmeye mi? O halde haklısın; gerçekten buna hiç hazır değilim. Zaten iç huzur ve aydınlanma, onların anlattığı kadar ucuza elde edilebiliyorsa söyleyin, ben bütün dükkânı satın alayım! Süslü ambalajlarını bir yana bırakıp incelediğinizde; moda inançların, öyle ahım şahım mesajlar içermediklerini, hatta herkes tarafından bilinen temel doğruları yeniden ısıtıp önümüze koyduklarını görüyorsunuz. Aslında, farklı felsefelerle ilgili kitaplar okumanın ve onlardan ilham almanın kimseye zararı yok. Ama iş, dini ayinleri andıran toplantılara katılmaya ve kendi vücut sıvını içerek sağlığa kavuşmak gibi abuk sabuk uygulamalara gelince, oyunun adı değişiyor.O noktadan sonra aydınlanma yolculuğu bitiyor, inanç turizmi başlıyor. Bana sorarsanız; o eşik geçildikten sonra yapılmaya çalışılanlar, eski dinlerin, bin yıllardır uyguladıkları misyonerlik faaliyetlerinden çok da farklı değil. Gelin, size böyle bir misyonerlik hikâyesi anlatayım: Eskimoları Hıristiyan yapmak isteyen rahipler, ciddi bir sorunla karşılaşmışlar. Incil'e göre; Hıristiyan olmanın ilk koşulu, kişinin kendisini günahkâr olarak görmesidir. Oysa Eskimolar, mutlu insanların oluşturduğu huzurlu bir toplulukmuş. Günah ve din gibi kavramları da bilmiyorlarmış. O nedenle misyonerler; Eskimolara önce günahı ve sevabı öğretmişler. Sonra da günahlarından kurtulmak için Hıristiyanlığı kabul etmelerinin şart olduğunu anlatmışlar. Böylece Eskimo, mutluluğa ulaşmak için önce mutsuz olması gerektiğini kavramış. Fıkra bu ya; Kuzey Kutbu'nda misyoner rahiple Eskimo sohbet ediyorlar. Eskimo sormuş: - Eğer benim Tanrı'dan ve kutsal kitaptan haberim olmasaydı, günahkâr olur muydum, cehenneme gider miydim? - Hayır, bilmeseydin gitmezdin. [color=black]- Peki, o zaman neden bana söyledin?...[/color] Yanlarında olsaydım, misyonerin söyleyemediklerini Eskimo kardeşimin kulağına ben fısıldardım: "Çünkü onun asıl niyeti ruhunu kurtarmak veya seni günahlarından arındırmak değil, masum bir inancı kendi çıkarı için kullanıp otoritesini yaymak. Mümkünse, sırtından para kazanmak." İster eski bir din olsun, isterse de yeni moda bir akım; bence, herkes inancını birey olarak yaşamalı ve inancının gereklerini önce kendi hayatına uygulamalı. Bunu yapmadan, başkalarının hayatlarını yönlendirmek isteyenlere ise söylenecek tek bir şey kalıyor: [color=black]"Sen önce kendini kurtar. Merak etme; biz başımızın çaresine[/color] [color=black]bakarız."[/color] Hakan Yaman © www.InsanKaynakları.com |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 5,730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Buyrun efendim okuyun.
![]() ASRIN ASK SIIRI ![]() Yaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip, Kontrol-Z ile geri yasıyorum Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum. En çokta ekranı kapladığın o ani özlüyorum İtalik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim... Öyle bir halt yedim ki, sakin affetme beni Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni Tüm sistemlerimi çökert, Zille sıkıştır ve parçala Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni Kedinin mousela oynadığı gibi oyna, Manzaralı Mouse pekinde gezdir beni Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum PC görünüşlü, mac duruşlu sevdiğim Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır Kapanır kapılar, ağa oturum açılır Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır Disconnect olursam beni yine arar misin? Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar misin? Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır misin? Bütün programlar bu aşka hata verse de Kes, kopyala, yapıştır ile taşıyorum sevgini Faks Modemim hadi hızlandır beni, Tüm Virüslere meydan okur bu sevgi Pentium üç hadi güçlendir beni, Enter"a ulaştır, "delete"den çek elimi... En çokta formatladigim halini özlüyorum Selvi boylum, al yazmalı sevdiğim Bizi dijital ortamlarda vurdular, Orta mali oldu tüm umutlar Klavye tuşlarından ekrana zıplar 40 Gigabaytlık ölümsüz aşklar... |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Kuyucan
|
Ilginc bir kaç tesbit:
* Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze aktarildiginda onlara mültecilermis gibi bakariz? * Neden her gördüğümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz? Millet olarak Dünya'da kaybolma kompleksimiz mi vardir? ))))))))* Neden insanlar birbirlerine sarılınca saga-sola sallanirlar? *Neden öğrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar öğretmene "ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta bir anda "hocam" diye seslenmeye baslarlar? *Neden sinavlarda "4 yanlis bir doğruyu götürür" seklinde bir uygulama ile öğrenciler cezalandırılırlarda "4 doğru bil, bir doğru da bizden" seklinde bir kampanya başlatılıp zekaya ve riske girme cesaretine ödül verilmez? * Neden insanlar kapalı bir alandan yağmur yağan alana çıkınca kafalarını eğerler? Yağmura duyulan saygıdan midir yoksa ondan tırstığımız için midir? *Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya "10 dakika sonra dönücüm" yazar, ne zaman gittiğini nasıl anlarız? *Televizyona çıkan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün insanların izlediğini sanırlar ? Örn: Su anda 70 milyon kişi bizi izliyor... *Neden gözlerinden öperim denir? İnsan vücudunda öpülecek daha uygunsuz bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüş müdür? *Düğünlerde neden "Dom Dom Kurşunu" ile göbek atılmaktadır. "Bir avcı vurdu beni, bin avcı beni yedi" gibi sözler eşliğinde kendinden geçen başka milletler var midir? (KOPTUMMMMM........ ))))))))*Neden bazı kızlarımız şirin bir hayvancağız gördüklerinde" inanmıyorum!" derler, inanılmayacak olan nedir? *Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur? *Dolmuşlardaki fiyat tarifesinde "en kısa mesafe" neden "indi-bindi" olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik yok mudur? * Bir programı kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul etmiyorum" seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı satın aldıktan sonra "kabul etmiyorum" seçeneğini işaretleyen bir takım saf kişiler mevcut mudur? * *Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep "ti"dir? Bulmacaları hazırlayan arkadaşlar hiç "ti" diye ses çıkaran boru görmüşler midir? *Ipana 7 reklamındaki kıza "Ne zamandan beri Ipana 7 kullanıyorsun?" diye soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün olduğunu ve reklamdan sadece bir kaç gün önce piyasaya çıktığını bilmemekte midir? *Neden futbol takımı olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü Ajax "Ajaks" diye okunur? * Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazılır? Hipokrat yemininde "arabamı temiz kullanacağım" seklinde bir madde mi vardır? * neden ? neden ? |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
![]() |
Benzer Konular
|
![]() |
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Sonsuzluğun büyük paradoksu: Paralel evrenler | nightshadow | Bilim - Teknoloji | 8 | 25-03-2008 03:39 AM |
| Ateizm | Saburov | İnanç Sistemleri | 644 | 01-03-2008 01:53 PM |
| Kürt'ler ve Sorunları | Deniz | Tarih | 288 | 14-10-2007 05:34 PM |
| Pentagram | serkan911 | Müzik | 5 | 13-05-2006 02:29 AM |
| Bilgisayarin Hizini Arttiracak 55 Cozum Yolu | serkan911 | Genel Sorunlar ve Donanım | 0 | 23-02-2006 08:18 PM |