![]() |
|
|||||||
| Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#22 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yemekten sonra babam şekerleme yaptı , Annem gitti üstüne battaniyeyi getirdi örttü usulca. Sonra annem namazını kıldı geldi tv falan babam uyandı çayını içti annem uyudu öbür çekyatın üstünde babam aynı battaniyeyi annemin üstüne örttü.
Mutluluk nedir sevgi nedir diyorsanız işte budur
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
|
|
#23 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
dışarda süper bir kar yağıyor
yazmıştım burda biryerlere karda yürümek kar yağarken yakacaksın sigaranı yürüyeceksin o karın üstünde gece ışıkları altında parlayacak kar sende yürüyeceksin bir sigara bir nefes kar ayaklarının altında kutur kutur ses çıkartacak tırınım tırınım birde melodi yükleyeceksin beyninin ücralarından bir tane ohhh missss az önce yaptım çok keyifliydi yahu burda dursun daha iyi oldu unutmayım bunu
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
|
|
#24 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bir sürü şey vardı aklımda fakat nerden kaldıysa acayip heyvanlara benzirsen diye bir şarkı kalmış bilgisayarda evet komik ama aklımda ne var ne yok sildi attı ....
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
|
|
#25 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ben yazmadım çaldım.( söylemesem anlamayacaksınız sanki
)Günümüzden binlerce yıl önce, Güney Anadolu'da Tarsus kenti dolaylarında, yedi kat yerin dibindeki mağralarda yaşayan yaratıklar varmış. Meran adı verilen bu yaratıklar, çok akıllı ve iyi yüreklilermiş. Arkadaşlığa, dostluğa, sevgiye büyük önem vererek, barış içinde mutlu bir yaşam sürerlermiş. Meranların başlarında Şahmeran denilen eceleri varmış. Genç ve güzel bir kadın olan Şahmeran hiç yaşlanmaz, öldüğü zaman da ruhu kızının vücuduna geçermiş. Meranların yaşadığı dönemde, İran'ın Tebriz kentinde, Keyhüsrev adında bir kral acımasızlığıyla ün yapmış. Halkı ağır vergi yükü altında yoksulluk içinde yaşarken, sarayda keyfi alemler yapılırmış. Bundan rahatsızlık duyan Dünyal adındaki bir bilgin Keyhüsrev'i doğru yola çekmek için çok uğraşmış ve bu uğurda yapmadığı şey kalmamış. Dünyada oğlu Camsap'tan başka hiç bir kimsesi olmayan bilgin, Meranların yaşadığı bölgeyi bilir, uzun uğraşlardan sonra bulmayı başardığı gizli geçitten geçerek onlara ulaşır ve Şahmeran ile dertleşirmiş. Öğrendiklerini ve gördüklerini bir kitapta toplayan bilgin Dünyal, yazdıklarını oğluna anlatır ve onu yetiştirmeye çalışırmış. Kitabın bir sayfasına çizdiği Şahmeran'ın resmini gören Camsap, "Şahmeran gerçekten bu kadar güzel mi babacığım?" der. Babası ise "evet oğlum, resimdekinden çok daha güzel" der. Camsap o kitapta bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan olan, Meran adı verilen bu yaratıkların başındaki Şahmeran'a aşık olur ve onu görmek için elinden gelen herşeyi yapacağını söyler. Babası ise Meran'lara vermiş olduğu sözden dolayı oğluna, "oğlum dahi olmuş olsan Meran'lara nasıl ulaşabileceğini söyleyemem" der. Keyhüsrev ordusunun saldırısına uğrayan bilginin evi sırasında Camsap evden kaçmayı başarır ve kaçarken yanına babasının Meran'lar hakkında yazmış olduğu kitabıda alır. Artık babasını yitirmiş olan Camsap en iyi arkadaşı olan Şehmur'a durumu anlatır ve onu ikna ettikten sonra Meranların şehrine ulaşmak için yola çıkarlar. Bu olaylar gelişirken Meranların kentinde de anne Şahmeran ölümcül bir hastalığa yakalanır ve ölür. Kızı ecem ise danışma meclisince Meranların yeni Şahmeran'ı ilan edilir. Şahmeran olabilmesi için evlenmesi töreler gereği zorunludur. Danışma Meclisi töreleri gereği bir yarışma düzenler ve yarışmayı başarıyla tamamlayan kişi ecem ile evlenmeye hak kazanacaktır. Ancak bir insana aşık olan Şahmeran törelere karşı koymaya çalışsa da danışma heyeti tarafından ikna edilir ve töreler gereği yarışma yapılır. Onlarca kişiden sadece iki kişi başarılı olur. Bunlardan birisinin kesin kazanacağını anlayan Şahmeran, "benimle evlenecek genci kendim sınavdan geçirmek isterim" demiş. Bu iki genç Şahmeran'ın huzuruna getirilir ve gençlere ilk sorusunu yöneltir. 1. Beni gerçekten sevdiğiniz için mi yoksa benimle evlenerek Meranların başına geçmek için mi sınava katıldınız? Diye sormuş. Gençler: - Sizi çok sevdiğimiz için diye yanıtlamışlar Şahmeran: - Uğrunda ölecek kadar mı seviyorsunuz? Diye sormuş ikinci sorusunu. Gençlerden bir tanesi kayıtsız kalırken diğeri: - Evet, diye yanıtlamış. Şahmeran Hüsrev'in hançerini gence uzatarak: - Kanıtla öyleyse. Beklemediği bir durumla karşılaşan genç, bir süre bekledikten sonra hançeri havaya kaldırmış. Onu durduran Şahmeran: -Beni eğer gerçekten sevmiş olsaydın, başkasına bırakmaz ve kendini öldürmeye kalkmazdın demiş. Bu nedenle seninle de evlenemem demiş. Beklenen yanıt alınamadığından Danışma heyeti Şahmeran artık istediğin genç ile evlenebilirsin demiş. Ancak töreler gereği o gün (yani aynı gün) olması şartmış. Bu sırada muhafızlardan bir tanesi Şahmeran'ın yanına gelerek mağara girişinde 2 tane insan bulduklarını söylemiş. Şahmeran oldukça heyecanlanmış bunlardan bir tanesinin aşık olduğu insan olabileceğini düşünerek muhafızlarına onlara zarar vermeden getirin talimatı vermiş. Muhafızlar tarafından getirilen 2 kişiden birisi baygın haldeymiş. Ayık olana Şahmeran, "Kimsiniz? Ne işiniz var burada diye" sormuş? Verdiği cevapların doğru olmadığını sezen Şahmeran, ya doğruları söylersin ya da hemen zindana atılırsın dediğinde, yerde yatan Camsap'ı gösterek işte efendim herşey bunun yüzünden oldu demiş. Meranların ecesi olan Şahmeran'a aşık olduğundan dolayı buraya geldiklerini belirten Şehmur'un sözlerini duyan Şahmeran gözlerini belli bir süre Camsap'tan ayıramamış. Camsap'ın sorguya çekilmesi için ayılması beklenmiş. Camsap ayıldığında Şahmeran'ı görmek istediğini söylemiş, ardından duyduğu bir ses ile şaşkına dönen Camsap dönüp baktığında karşısında Şahmeran'ı görmüş. Gerçekten de resimde gördüğümden çok daha güzelmişsiniz demiş. Camsap'da töreler gereği Şahmeran tarafından Danışma meclisi ve Meran halkı önünde sınava tabi tutulur. Ona da daha öncekilere sorulan iki soru sorulur: İlk soru: Şahmeran: İstesem benim için canını verirmisin? Camsap: Seni büyük bir tehlikeden kurtarmak için canımı vermem gerekirse bir saniye bile düşünmeden veririm; ama sevgimi kanıtlamam için ise; Hayır. Şahmeran: Pekala sana iki seçenek veriyorum. Ya beni kendi ellerinle başka birisine tutsak vereceksin ya da ölmeme göz yumacaksın. Zorunlu kalmış olsaydın bu seçeneklerden hangisini seçerdin? Camsap: Zor bir soru. Ölüm her zaman en son düşünülecek bir yoldur. Zorunlu kalsaydım, ölmenize göz yummam kendi ellerimle başkasına verirdim. Seven insan sevdiğine güvenir, hangi şartlarda olursa olsun, içinde bu sevgi varken sevdiğinin başkasının olmayacağını bilir. Ayrıca, insan sağ oldukça ümit var demektir. Camsap'ın verdiği yanıtlar, orada bulunanların ona saygıyla bakmalarına yol açar. Danışma meclisi Şahmeran ile Camsap'ın evlenebilmeleri için artık hiç bir engelin olmadığını söyler. Şahmeran benimle evlenirmisin der? Camsap ise hemen evet der. Sonra evlenmişler, aradan bir yıl geçmiş ve bir kızları olacakmış. Camsap son zamanlar ülkesini ve ülkesinin insanlarını çok merak eder olmuş. Babasının bıraktığı işi yerinden devam ettirmek ve halkını o kötü kral olan Keyhüsrev'den kurtarabilmek için yanıp tutuşmaktaymış. Bunun bu halini gören Şahmeran'da çok üzülmekteymiş. Bir gün Camsap'a "içinin rahat olmadığını görüyorum istersen ülkene dönüp mücadele edebilirsin" demiş. Buna çok sevinen Camsap yanına arkadaşı Şehmur'u da alarak yola koyulmuşlar. Ülkesine dönerken kralın muhafızlarına yakanalan Camsap ve Şehmur zindana atılmışlar ve idam edilecekleri günü bekliyorlarmış. Zindanda sinirden kıvranan Camsap bir ara yumruğunu duvara vurduğunda parmakları acıdığından elini okşamaya başlar. O sıra parmağındaki sihirli yüzük Şahmeran'ı yanına çağırır. Şahmeran görünmez olarak Camsap'ın yanındadır. Uzunca hasret giderirler ve Şahmeran Camsap'a bir ilaç ve birde hançer verir. "İlaç ile Kral keyhüsrev ölümcül bir hastalığa yakalanmış ancak bu ilaç ile iyileşir, huzuruna çağrıldığında seni affetmesi şartıyla bu ilacı ona ver, hemen iyileşir" der. "Hançer ile öldüremeyeceğin canlı varlık yoktur, hatta benim derime bile işler der. Kaf dağındaki devi bile öldürmeye yeter" der. Muhafızlar tarafından kralın huzuruna götürelen Camsap ve Şehmur'a kral, "derhal bunların kellesini uçurun" der. O sıra Camsap "efendim biliyorum ki ölümcül bir hastalığa yakalanmışsınız, elimdeki ilaç ile sizi iyleştirebilirim" der, "eğer beni serbest bırakırsanız size bu ilaçı vereceğim" der. Bu teklifi kabul eden krala ilacı verir ve kral iyileşir. Kralın danışmanı ise "efendim Camsap'ı affettiniz ama bunu deve teslim edeceğinize söz vermiştiniz" der. Kral da bunu doğrular. Camsap ise deve kendisinin gideceğini söyler. Kral da "arkadaşın Şehmur sen deve ulaşıncaya kadar burada mahkum kalacak" der. Yola koyulan Camsap deve ulaşır ve Şahmeran'ın vermiş olduğu hançer ile devi öldürür ve halkının acısını almış olur. Kralın kızı olan Şahbanu da Camsap'a deliler gibi aşıktır ve onunla evlenebilmek için yer yolu denemektedir. Geri döndüğünde kralın kızı Camsap ile evlenmek ister, ancak bunu arzulamayan arkadaşı Şehmur kralın kızına "Camsap Meranlardan birisiyle evli" der. Bundan hoşlanmayan kral kızı, "o bir insan ile evlenmeli" der. Duyduklarına inanmadığından Camsap'ı yanına çağırır ve ona da sorar. Üzülmesini istemediğinden anlatmak istemese de kral kızı ona "Şahmeran'ı yanına çağır onunla konuşacağım" der. Şehmur bunu da anlatmıştır. Camsap parmağındaki yüzüğünü okşar ve Şahmeran gelir. Sonra görünmesi istenir. Kral kızı Şahmeran'ın güzelliğine çok şaşırır. Şahmeran, "evet ben Camsap ile evliyim ve üstelik birde kızımız var" der. Bu sırada Camsap'taki hançeri kapan Şehmur bunu Şahmeran'a saplar ve yere yığılan Şahmeran'ın üzerine kapanan Camsap'ın sırtına da hançeri saplar. Şahbanu ile evlenip kral olmak istiyordur.Artık Şahmeran ölmüştür.. Camsap ise belli bir süre hasta yattıktan sonra iyileşmiştir. Şahmeran'ın acısını unutmak için kralın güzel kızı ile evlenir, bir de oğulları olur. Şehmur ise yaptıkları kötülüklerin hesabını zindan da çekmektedir.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
|
|
#26 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
KAYGISIZ VE MERAKLI
Biri kaygısız diğeri meraklı iki dosttular. Biri nasıl ve nedenini merak etse de kaygısız olan hep sonuca bakardı. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez ikisi de iyi arkadaştı. Erken gelmiş dedi meraklı. Et hala taze. Belli ki az yaşamış. Kim bilir ne sebep oldu bu kadar erken gelmesine. Yemene bak dedi kaygısız. İki günlük ömrünle bu kadar şey düşünme. Her şeyi merak etmek zorunda mısın. Bir kerede şu yemeğini soru sormadan ye. Ama gene de merak ediyor yediğinin nasıl ve neden bu kadar erken geldiğini dedi meraklı. Baksana kalbi kaskatı ciğerleri yanmış. Belli ki bir derdi varmış. Çok merak ediyorsan git beynine sor dedi kaygısız… O sana belki bir şeyler anlatır, kim bilir belki hem açlığını hem merakını sonlandırır. Ben yemeyeceğim dedi Meraklı. Baksana yüreği yaralı. İçinde de bir isim kazılı. Gel bunu böyle bırakalım. Yeni etler bulalım. Bu yürek bize zehir. Kim bilir daha nice etler gelir. Tamam dedi kaygısız. Ama bir daha yemek yerken bu kadar soru sorma. İnce fikirlerin yüzünden bizi de aç bırakma. Her ne kadar kaygısızda olsam benimde bir bildiğim vardır. Ve biri sevdadan ölmüşse eğer o et kutsaldır. Sürüne sürüne gittiler. Biri meraklı diğeri kaygısız iki dosttular. Toprağın iki metre altında, bedenime misafir iki KURTÇUKTULAR… Saygılarımla, Gökhan Altintop'tan ( çalıntıdır)
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
|
|
#29 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Islami Bilgiler | can32 | İnanç Sistemleri | 164 | 01-09-2007 02:05 AM |
| Demiryolu Hikayecileri... Oğuz Atay | Deniz | Edebiyat | 9 | 19-06-2007 08:24 PM |
| Avrupa Birliği | eşkiii | Köşe Yazıları | 14 | 13-06-2007 02:36 PM |
| Yeryüzünde bir insan | sukhran | Felsefe | 2 | 06-12-2006 11:06 PM |
| Bilgisayarin Hizini Arttiracak 55 Cozum Yolu | serkan911 | Genel Sorunlar ve Donanım | 0 | 23-02-2006 09:18 PM |