dipsizkuyu.net  

Geri Dön   dipsizkuyu.net > Kültür - Sanat > Edebiyat > Kendi Çalışmalarınız
Anasayfa Forum Oyun Parkı

Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz.

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 14-08-2008   #31
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Evet evet yazalım biz ;

Nerden başlayalım..

Dün gece istiklali kaç kez yürüdüm bilmiyorum , bildiğim çok yürümüş olmalıyım ki ayak parmaklarımın üstleri acıyor. Hatta o çok değerli sol ayağımın serçe parmağı epeyce incinmiş. Oysa ki gayet rahat spor ayakkabılarım vardı ayağımda demek ki epeyce hızlı yürümüşüm ondan öyle kenara çekiliyordu insanlar. Neyse ki arkadaş geldi de kurtardı beni o zulumden. İstiklal güzeldir ama tuhafta bir yanı vardır, her yanlız erkek ve kadın diğer yanlız erkek ve kadınlar için potansiyel teşkil eder. Ne potansiyeli diye sormayacaksınız diye düşünüyorum siz okurlarımızın zekasına güveniyorum. Bakın ne kadar da ukalayım okurlarımızın ... yani var olduğunuzdan o kadar eminim işte.

Bu farkındalıkla başka birşeyin daha farkına varıyorum ki bunu daha evvel bir beyoğlu gününde künefe eşliğinde güzel bir arkadaşa anlatmıştım. Beyoğlunda insanlar gündüz başka gece başka, gündüz gördüğünüz güzel düzgün insanlar , gece olunca başka başka kimliklere bürünüyorlar. O kimliklerden uzak durman gerekiyor. Hep uzak da durduk vaktinde kıyısından köşesinden bulaşmıştım ve o zaman ki deli dolu beni bile korkutmayı başarmıştı o dünya.

Şimdi okuyorsun ya sen bunu bir yere çıkmayacak bu yazı o yüzden heveslenme sadece şuara canım sıkkın ve bunu bir şekilde halletmem gerekiyor. Seninde vaktin var bu yüzden okuyorsun. Zaten birazdan forum oyunları içinde yitip gidecek arka sayfalarda bir yerlerde duracak ta ki ben gelip başka birşey yazana kadar. Bu konuda anlaştığımıza göre devam edelim.

İlk kez alkolsüz olarak bir beyoğlu gecesi geçirmenin garipsemişliği ile aylak aylak dolanıp kendimizce hayat felsefeleri yaptık. Konuşurken bile aslında hepsinin boş ve anlamsız olduğunu bildiğimiz , hiç biryere çıkmayacağını bildiğimiz çıkarımlarda bulunduk. Hayat üzerine koca koca cümleler kurduk. Hadi canım yapmadınız mı yani , elbet sizde yaptınız hatta bu gün bile kaç kez yaptınız bu boş işi.

Gülmek için tarlabaşı tarafına doğru yöneldik , orda dünyanın en acayip tiyatrosunun en acayip hallerine gülebilirsiniz. Gülmeyi ve bakmayı bilirseniz. Tarlabaşı demişken ; aklıma eski yılbaşı gecelerinden biri geldi. Biz gene kafamız gayet sarhoş bir şekle ulaşmışken artık biraz hava alalım daha sabaha var düşüncesiyle gezinmeye başladık. Tarlabaşına inip evlerin camlarından sarkmış tiyatro sanatçılarını seyre başladık. Evlerden birinin önünde fazlaca bir kalabalık vardı , işte burası iyi bir seyir alanı olacaktır diye düşünerek yaklaştık. Kalabalıkta ki gençlerden biri arkadaşlarının tezaruhatı ile içeri girdi. İçeri girmesinden en fazla iki dakika sonra bağırış çığırış dışarı koşarak çıktı. Bir eliyle kolunu eklem yerini tutuyor diğer taraftan bağırıyordu ahhaaaaa bu kadar oğluuuuuummmm. Gidişini seyretmek hayli keyifliydi. Herneyse tarlabaşı diyorduk; pek seyirlik bir eğlence yoktu bu sefer.

Metro , otobüs, minübüs ve artık güvenli hissettiğim mahallemdey dim. Hikayenin ana fikri yada geleceği nokta aslında burda. Önüme bir köpek çıktı havlıyorda havlıyor ama benim ona aldırış edecek halim yok. Yürüdüm yürürken bir ara durup köpeğe sen yoluna ben yoluma bulaşma bana dedim. Köpek durdu ve gitti.... Düşündüm sonrasında işte , köpek bile anlıyor biz insanlar niye anlamıyoruz. Köpek kadar bile olamayacakmıyız. Sen yoluna ben yoluma. Herkes kendi yoluna..

Oh be bak iyi geldi.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.

Son düzenleyen: dontsorry : 14-08-2008 11:01 PM
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 14-08-2008   #32
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Sıkışıp kalmışız hayatın içinde, işten bile çıkamıyorsun neden tazminat var. Bunca senem var diyorsun çıkamıyorsun. Eline bir fırsat geçiyor değerlendiremiyorsun, gerçi fırsatın ne olduğunu yaşamadan bilemeyiz o da ayrı bir mevzu. Arkadaş bodruma gidiyor gel diyor kaçalım ulan.. Kaçalımda neyden kimden kaçıyoruz.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 17-08-2008   #33
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Bütün hesapları yapmıştım , ben öyle sanıyordum. Ben hesapsız yaşadığımı iddia edip hesap ederek yaşarım. Anına geldiği gibi değil kura kura. Bunları da sanki tesadüfmüş gibi aksettiririm. Hesaplıdır yani her adımım. Tutmadı hesaplar bu sefer neden çünkü.... çünküsü yok bilen biliyor, bildikleri bilenlerde saklı bir şekilde.

Saklı gizli sürüne sürüne tellerin altından geçip bahçeye girdiğimi hatırlıyorum en son. Teller sırtımı kesmiş bu sızı ondandır diyordum nerden bileyim senin tırnaklarının bu denli keskin olduklarını. Hiç bir ağaca çıkamadan sadece bahçede oturup bir sigara içtim , içtik. Hep sigaranın içinde saklıyorduk ya düşlerimizi. Siyah kirli bir dumanın içinde ama gece, sigara ve sen. Ayazda vardı belli belirsiz üstümüze düşen çiğin altında saçların parlıyordu ay ışığından dolayı. Dolayı dolaylı dolaysız ikimizde biliyorduk. Bahçeye giren ben olsamda giden sen olacaktın. Elim kanıyor sanırım sürünürken gördüğüm şarap şişesinin kırık parçası kesmiş beni. Şarap mı onuda hatırlıyorum kırmızıydı , beyaz olsa görmezdim. Hiç ayın altında oturup beyaz şarap içilir mi , beyaz şarap sadece kokteyl içkisidir.

Bir can simidine tav olmazdım şayet gemide sen olmasan. Yoksa gemi güzel değildi, salaştı tıpkı gittiğimiz meyhanelerde ki gibi salaş , her yanı dökülen. Eskimiş tahta kokusu kimine güzel gelmez bu koku ama yaşanmışlıkları barındırıyordu, ve içine sinmiş binlerce sigaranın dumanı. Dumanlar ile yitip gitmiş konuşmalarada tanıktı , duyarmıyız diye düşünürdük ama sadece düşünürdük . Zira biz sadece birbirimizi dinlerdik. Senin üzüldüklerini hatırlarım , saçlarım koktu gene derdin...sigara koktu. Ben yıkarım demiştim sana onları yıkarım kendi elimle tararım . Gülüyordun , şimdi biliyorum sen saçlarını hiç yıkatmamıştın bana.... Gemi diyorduk gemi, telaşla tırmanmıştım saçlarından tutup rapunzel masalını düşlemiştim kötü kalpli hiç bir masal kahramanını aklıma getirmeden.

Yazıların finali önemlidir , ama bunun finali yok . Ben yüzmeye gidiyorum.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 03-09-2008   #34
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Sanal dünyanın kollarına kendimi bırakmış aylak aylak dolaşırken, bir bloga rastladım. Yazılanları okudum ve çok beğendim. Yazıların sahibinden izin istedim, ve onlardan bir tanesini şimdi buraya ekleme zamanı geldi.


çivisi tutmuyor aklımın
bileklerim yorgun
dizlerim hareketsiz
düzensiz cümleler kuruyorum.
biliyorum...
kayan yıldızları sayıyorum
başımı yasladığım otobüs camından
şehirler arası uzun mesafelerde bırakıyorum kokumu
yastık altı düşler
ve bir kaç dua belki
yarım yamalak ezberimde kalan
avuçlarındaki ateşi ödünç almaya yetiyordu bir zamanlar
şimdi!!
şimdi aşkın, kozasını yırtıp atan bir kelebek gibi
özgür... telaşlı... heycanlı...
dokunamıyorum kanatlarına.
korkuyorum... bilmelisin...
gelişini bekliyorum, dirseklerimi dayadığım bahçe çitlerinin ardında
mutlu bir pazar kahvaltısı
belki bir bayram sabahı
yada bir doğum günü
gözüne kaçacak güneş
gülümseyeceksin
biliyorum
bekliyorum
geleceksin!!!












neslihan öncel /oda

ay zamanı
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 11-09-2008   #35
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Ben farklıyım;

Kime sorsan kiminle konuşsan ben farklıyım diyor. Nedir diyorum farkın ? Bilmiyor. Düşündüm , bizi farklı yapan neler var?

Mesela ; sigara içen biri içmeyenden farklı, uzun sigara içen kişi kısa sigara içenlerden farklı. Uzun soft paket sigara içen uzun kutu içenlerden farklı. Uzun light sigara içen uzun normal içenden farklı. Bunların tamamını ters çevir, hepsi birbirinden farklı.

Yada; kitap okuyan biri okumayanlardan farklı. Okudukları kitapların içeriğine göre gene hepsi birbirinden farklı. Bunun da tersi olarak kitap okumayan kimselerde kitap okuyanlardan farklı. Paragraftaki her öğeyi ters çevir hepsi birbirinden farklı.

Hızlı gidelim. Sakız çiğneyen çiğnemeyenden, hızlı yürüyen yavaş yürüyenden, sinirliler sakinlerden, duygusallar duygusuzlardan, zayıflar şişmanlardan, bir sürü bla bla ...

Herkeste bir farklıyım havası almış başını gidiyor. Bende düşünmeye başladım benim farklarım neler ? epeyce fark buldum ama bulduğum farklılıklar illa birileriyle aynılık haline giriyor. Yani biriyle farklı olurken kaçış yok bazı insanlarla da aynı oluyorum. Hatta bazı hayvanlarla bile aynı olduğum noktaları bulunca epeyce şaşırdım.

Evet farklıyım, farklısın, farklıyız.

Farklımısınız ?
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 14-09-2008   #36
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

"kaç hayatı soluyorum içime..
kaç ağacın dalına asıyorum ruhumu...








kaç şimdi!!! koş!!!
kaç kenti katlediyorum içimdeki ordularla...
bilemezsin... kaç şimdi!!! koş soğuk bir atlasa. seni bekliyor yollar, azgın sular ve kar.. kaç... nefretim taşarken, akarken oluk oluk kestiğim damarlarımdan sen olduğun yere çakılacaksın... çakacaksın kendini dört ayrı mevsime.. yağmur yağacak o kente ve sen ıslanamayacaksın... sarmayacak seni sarmaşıklar, çarpmayacak sesin duvarlara.. eksik kalacak her gecen ve fazla gelecek sana her doğan yeni gün. bakamayacaksın o pencereden güneşe.... yollara atamayacaksın adımlarını. her adımın geri dönecek sana... içtiğin çay, yediğin bir dilim ekmek dünkü kadar tat vermeyecek artık... tanıyamayacaksın bir sabah aynaya bakarken kendini.. ve sen aslında hiç varolmadığını anlayacaksın...
herşey bitmiş olacak.....
















neslihan öncel/oda








........
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 25-10-2008   #37
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

Bakalım aklımdakileri buraya yazabilecekmiyim.....

Öncelikle başlığa sebep olan yorgun koşanlara bir açıklık getireyim ; Kendinizi bir yolda düşünün, yürüyorsunuz, varmanız gereken bir nokta var, yol bir hayli uzun. Ulaşağınız noktada dinlebileceğinizi biliyorsunuz yani oraya varmak demek dinlenmek demek, yürümeye son vermek demek. Önce biraz hızlanıyorsunuz sonra biraz daha sonra biraz daha en sonunda koşmaya başlıyorsunuz. Sırf dinlenebilmek için, yoldan kurtulabilmek için daha fazla hızlanıyor ve yoruluyorsunuz. Koşuyorsunuz yorgunsunuz ama genede koşuyorsunuz daha çabuk ulaşabilmek için koşuyorsunuz. Burdan ''Yorgun koşanlar'' çıkıyor.

Çıkış noktasını anladığımıza göre bunun hayata yansımalarını düşünebiliriz, korkmayın insan çiçeğini ararken ayağının altında ezilen papatyaları görmezmiş ile devam etmeyecek yazımız.

Düşünelim bakalım; ulaşmak için bütün çabanızı son gücüne kadar kullandığınız ve ulaşabilmek için yorgun olsanızda çabaladığımız neler var ? Ne kadarına ulaştık ? Gerçekten bu yorgunluğu karşıyalacak değere sahip mi ? Soru işaretlerini çoğaltabiliriz isterseniz ? Konunun özü şu ki hepimiz hayat içinde yorgun birer koşucuyuz. Ne kadar yorgun olursak olalım hep koşuyoruz. İşyerinde istediğimiz yere gelebilmek için, gelirimizi artırabilmek için, doymak için, keyif almak için, sevmek için, sevilmek için sürekli bir koşudayız ve evet hep yorgunuz.

Kadehimi bütün yorgun koşanlara kaldırıyorum. Yorgun koşanlara ve ulaşanlara.


ps : olduğu kadar.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 02-11-2008   #38
hımını mımını mınt.
 
dontsorry nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
dontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalıdontsorry kendisiyle gurur duymalı
Varsayılan Ynt: Buraya da ben yazacağım

'' Bir suç mahali yaratmak istiyorum, seninle benim aramda''
'' Şiir yazıyorum, sana dair, okuyamıyorum. ''
'' Düşünüyorum; bir dörtlükte iki dize olabilirmiyiz, olursakta okunmaya değer bulunurmuyuz.''
'' Düşünmeden, istemeden, beklemeden oldu. ''
'' Ben bedeni tok, ruhu aç bir mahlukatım.''
'' Ben anlatamıyorum, sen dinleyemiyorsun.''

Güzel bir içki gecesinde yumurtlanmış vecizelerdir. Kıyamadım, kaybolmasınlar dedim ve o yüzden burdalar.
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.
dontsorry çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Yanıt Son Mesaj
Islami Bilgiler can32 İnanç Sistemleri 164 01-09-2007 02:05 AM
Demiryolu Hikayecileri... Oğuz Atay Deniz Edebiyat 9 19-06-2007 08:24 PM
Avrupa Birliği eşkiii Köşe Yazıları 14 13-06-2007 02:36 PM
Yeryüzünde bir insan sukhran Felsefe 2 06-12-2006 11:06 PM
Bilgisayarin Hizini Arttiracak 55 Cozum Yolu serkan911 Genel Sorunlar ve Donanım 0 23-02-2006 09:18 PM


Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 03:50 AM.


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0