![]() |
|
|||||||
| Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#1 | ||
|
Huge ego, sorry.
|
Kimi zaman bir mısır koçanından sağar öfkeyi mutluluğa, kimi zaman da vişne reçeli tadında özlemlerin dilinden konuşturur sonbahar sabahlarının kum kokulu çocuk parklarını. Hayattır işte hayat, ne sahte tasvirlerin ve edebi dillerin tahakkümünde, ne de ölümün karanlık gölgesi kahverengi akşamüstlerinin alacalı fırtına arefelerinde. Hayattır hayat, şiirin emrettiği gibi değil, dilin çağırdığı gibi, muşmula suratlı kafiyelerin mekanikliği gibi değil, iki bedenin birbirinin kıvrımlarına uyduğu gibi... Hayat böyle, şimdi başlama vakti inceden...
__________________
Hükümetin görevi yurttaşı hataya düşmekten kurtarmak değildir; yurttaşın görevi hükümeti hataya düşmekten kurtarmaktır. ![]() Robert Houghwout Jackson (1892 – 1954) |
||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
Huge ego, sorry.
|
Daha önce başka bir rumuzla yazmıştım lakin saklamanın bir anlamı var mı? Fena halde gri bir kurşun kokusu kalemde, gerisi, berisi hikaye, başlayalım şimdi yeniden...
__________________
Hükümetin görevi yurttaşı hataya düşmekten kurtarmak değildir; yurttaşın görevi hükümeti hataya düşmekten kurtarmaktır. ![]() Robert Houghwout Jackson (1892 – 1954) |
||
|
|
|
|
|
#3 | ||
|
Huge ego, sorry.
|
Hayat bazen çok anidir...
İnsan bazen baharını görebileceğinden emin bile olamadığı bir tohumu eker toprağa, hiçbir umudu olmadan ama bekler yine de... Gün gelir, o tohum hiç beklenmedik bir sabahta açar, hiç beklenmedik bir sonbahar sabahında açar ve adam bir kadına koşar, sorgusuz sualsiz... Aradan seneler geçecek belki, bir sonbahar sabahı açan çiçeğin ne endamından eksiltecek geçen seneler, ne de güzelliğinden. O çiçekte bir rüya var çünkü.
__________________
Hükümetin görevi yurttaşı hataya düşmekten kurtarmak değildir; yurttaşın görevi hükümeti hataya düşmekten kurtarmaktır. ![]() Robert Houghwout Jackson (1892 – 1954) |
||
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
LONGING..
Giriş Tarihi: Feb 2006
Konum: tozlu raflar..
Mesajlar: 3,175
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
yüreğimin toprak kokusunda hayat yeşillenmiş! bana inat su veriyor gözlerim hayatın dallarına. inadına özgür akıyor yalnızlık başucumda. ve yine ve her zaman yaşamayı düşlüyorum ölümü özlerken karanlık gecelerde..
__________________
"..Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,/Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık... Ve zehir - zıkkım cıgaram./Gene bir cehennem var yastığımda,/ Gel artık..." Ahmed ARİF |
||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
Sensiz
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,423
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bunlar ne kadar güzel sözler , insan gerçek sevgiyi bulduğu zaman işte hayat,, tüm güzelliklerini sunuyor diyor.. Hayatın manası,, nasıl ki toprak hep suya özlem duyar ve hep işte hep o yağmuru bekler toprak , ve gerekirse yine bekler, çünkü toprak artık,, ancak "o yağmurda filizlenir...
Bu arada,, benim adım toprak....
__________________
Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi... |
||
|
|
|
|
|
#7 | ||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 290
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hayat, kainat ile bir ilişki içinde olmak demektir. Hayatta rastlanan bütün değişim ve dönüşümler kişi ile kaninat arasında daha yüksek bir ilişkinin kurulmasından ibarettir. Dolayısıyla ölüm de kainat ile yeni bir ilişki içine girmek demektir.
Tolstoy ''Hayat Üzerine Düşünceler''
__________________
Bazen sesini duyurabilmen icin susman gerekir. |
||
|
|
|
|
|
#8 | ||
|
Sensiz
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,423
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sizin tavsiye ettiğiniz kitabı inceliyordum demin, Tolstoy un bütün kitapları okunmaya değer gerçekten...
[COLOR=#804000]HAYAT ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Tolstoy'un kendisini ve Allah'ı arayış macerası bütün ömrünü kaplamaktadır. Ömrü boyunca anlaşılamadı. Sürdürdüğü burjuva hayatını terk etti. Etrafındaki hiç kimse; karısı bile onu anlayamadı. Seksen iki yaşındayken bir gece evden kaçtı ve İstanbul'a hareket etmek üzereyken bir tren istasyonunda hayata gözlerini yumdu. Bazı çevrelere göre bütün hayatı boyunca sürdürdüğü hakikat arayışlarının sona erdiği ve gerçek hakikati İslam'da bularak bu dini öğrenmek için İstanbul'a yöneldiği iddia edilir.Tolstoy 1870'li yılların sonundaki ruhsal bunalımını takip eden dönemde dinsel ve teorik görüşleri açıklayan kitaplar yazmaya ağırlık vermiştir. Tolstoy rasyonel düşünceyi tamamen reddeden bir düşünür değildi. "Hayat Üzerine Düşünceler" adlı bu kitapta akılla inanç arasında bir denge kurmaya çalışmıştır.[/COLOR]
__________________
Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi... |
||
|
|
|
|
|
#9 | ||
|
Huge ego, sorry.
|
Beyaz saten çarsafli yataklarda yitirdim seni, aslinda kaç tane vardi ki o yataklardan, bir tanesini bilirim, onda da sevismistik zaten. ana yadigari bir çarsafti o bilirim, benim o kadar param yoktu, senin annen de ahir vaktinde miras almisti onu kendi annesinden, o satenin pahali olmadigi devirlerde...
Yazdigim mektuplar da sana asla ulasmayacak mektuplar, biliyorum, hiç bir zaman sana göndermeyecegim mektuplar, göndersem de açmayacagin, sadece saklayacagin mektuplar, ta ki sararmis ve kurtlanmis bir halde torunlarinin bulup da meraktan açacagi mektuplar. Şu gözlerimle asla dikkat etmedigim güzelligin, asil simdi, yoklugunda daha da belirginlesiyor gözlerimde, gözlerim asil simdi görüyor güzelligini, tapilasi olusunu. Ama yoklugunda görüyorum, esekligimden olsa gerek, kalitima meydan okurcasina gelen esekligim. Özlemini anlatmaya iki sulanmis gözüm yetmez, iki ablak göz yetmez, esekligim, keske eseginki kadar güzel gözler bahsetseydi bana, belki yanimda kalman için bir neden olabilirdi. Daha fazla söyleyemeyecegim, arabeskvari bir gerçeklige bürünüyor artik sevgim, söylemekten kendim inanmaz oldum, sevdigime, o tek katli derme çatma evlerin arasinda hüznün ve özlemin arasinda geçen aci bir hikaye sanki bu, sana ne New York'un gökdelenlerini vaadedebilirim, ne de İsveç'in o yüksek kirmizi çatili güzel evlerini, duydugum özlem sadece yikik dökük viraneler bahşetmekte bana, yüregimden öte, yüregimden ziyade. Nedeni belli, sevmek. Elele tutusan insanlara dik dik bakip da sinirleniyorsam, bu onlari kiskandigimdan veya iç çektigimden degil, sana öfkelendigimden hiç degil, öfkelenecek tek bir ahmak var belki, emin degilim ama ondan da, ya tanridir senin gibi birini karsima çikardigi için, ya da kendim, senin seline kapildigim için. Sadece yürüyorum ve gidiyorum, nereye gittigimi bilerek de degil, sadece yürüyorum, yalniz ve yalnizligi olabildigince hazmederek. Ama olmuyor, görüyorsun, yalnizlik hazmedilebilecek bir sey degil, söyledigin sözcükler aklima geldikçe, seni seviyorum deyislerin, hazim iskence oluyor, daha bogazimda takilani, nasil hazmederim? Kendi baslarina gelse asla savunamayacaklari seyleri söylüyorlar, yüksekten uçan bir kuşun asagiya kibirle bakmasi gibi, kendi sözcüklerini tanri kelami sayarak, aynisinin kendi baslarina da er ya da geç geleceginden bihaber, hüzünden kurtulma reçeteleri yaziyorlar, hüznün kendisinin ilaç oldugunu unutarak. Uyarmiyorum onlari, kaderimin hepsinin ortak kaderi oldugu konusunda, köhne bir vapurla sürgüne gönderilmenin ne demek oldugunu sözcükler degil, o vapurun kendisi anlatır en iyi. Birakiyorum onlardan daha olgun olarak bir an için, birakiyorum ki kendileri yasasinlar ve görsünler. Sense olmayi düsledigin yerdesin, aslinda degilsin.
__________________
Hükümetin görevi yurttaşı hataya düşmekten kurtarmak değildir; yurttaşın görevi hükümeti hataya düşmekten kurtarmaktır. ![]() Robert Houghwout Jackson (1892 – 1954) |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Can Dündar'dan.. | Kelebek | Edebiyat | 35 | 25-09-2008 05:17 PM |
| Selim Temiz'in Köşesi | Selim Temiz | Kendi Çalışmalarınız | 265 | 05-10-2007 10:39 AM |
| Orhan Pamuk'un KAR Kitabı Üzerine | sinefil78 | Edebiyat | 6 | 30-08-2007 11:02 AM |
| Eski hayat kadını adaylık savaşını kazandı | Gri | Güncel - Politika | 33 | 17-07-2007 06:42 PM |
| bir'den fazla evlilik üzerine | karatoprak1975 - 6 | İnanç Sistemleri | 11 | 21-06-2007 01:33 PM |