![]() |
|
|||||||
| Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#11 | ||
|
Beni kırmızıyla gömün...
Giriş Tarihi: Nov 2004
Mesajlar: 18,004
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
||
|
|
|
|
|
#12 | ||
|
don ki$ot
|
Sevdigi adam neredeydi simdi? O da mi onu cok seven baska bir kadinin sicakliginda uyaniyordu? O da mi eriyordu boyle karsiliksiz bir askin icinde? Peki kendisini hala cok seviyor muydu? Kendisinin onu sevdigi gibi? Her opuste, her dokunsta onu dusunecek kadar seviyor muydu? Neredeydi, o yurudukleri sokaklara ugruyor muydu? Yoksa, baska bir kadin, onu cok seven baska bir kadin, ona kendisini unutturmus muydu? Kadinin tenine de siirler fisildiyor muydu? Opup, saatlerce seyrediyor muydu dudaklarini? Bunlari dusunurken basi dondu kadinin. Birden, belkide hayal olan, bir kadini icten ice kiskanmaya, belkide ondan nefret etmeye basladi. Sanki sevdigi adami terk etmesine sebeb o kadinmis gibi, sanki asklarini dagitan, onlari birbirine dusuren o kadinmis gibi icinde ona karsi derin bir nefret, tiksinti, duymaya basladi.
Adam yalnizdi oysa, kadin onu terk ettiginden bu yana, geceleri onun hayaliyle uyaniyordu. Evde, sehirde, hep onunla gulusuyor, konusuyordu. Onun hayaliyle sevisiyor, onun hayaliyle kavga ediyordu. Komsulari, aylardir onun delirdigini bu yuzden dusunmuyorlar miydi zaten?
__________________
gel dalgaya düşelim sandalda rakı içelim bir kötü arkadaş edinip peşinde uçalım... |
||
|
|
|
|
|
#13 | ||
|
Beni kırmızıyla gömün...
Giriş Tarihi: Nov 2004
Mesajlar: 18,004
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
...adam tamamen iç dünyasına kapanmıştı, hiç kimseyi istemiyordu fakat birileri onu hep rahatsız ediyordu; çalan telefonlar, postacının kapı çalmaları ve balkonunun önüne gelip miyavlıyan kediler...perişan bi haldeydi; saçları karmakarışık tıpkı kafası gibi, sakalları isyanını simgeler gibi uzamış...asi ve kızıl...evin içi pazar yeri gibi adeta;giysiler yerlere serpiştirilmiş, her tarafı erimiş olan halının üzerinde beatles plakları ve resimler var.resimlerin kenarları yanık içinde, bu yanıklar daha önceki bunalımlı dönemlerde, yapılan yakma girişiminden kalan izler olsa gerek... çaresizlik!... çaresizlik...
|
||
|
|
|
|
|
#14 | ||
|
Konuk
Mesajlar: n/a
|
Kadın ani bir kararla döndü ve odaya girdi. Beyninden geçen düşüncenin etkisiyle kalbinin atışları hızlanmıştı. "Delilik" dedi. Ama düşünmemeye karar verdi. Hareketleri hızlanmıştı. Kor alevlerin yandığı gözleriyle cep telefonunu aradı, buldu. Titreyen ve heyecandan terleyen ellerle aldı telefonu. Sessiz ama hızlı hareketlerle odadan çıktı ve kapıyı kapattı. Yatak odasına en uzak olan yere salona gitti. Kapısını sıkı sıkı kapattı. Düşünmeden beklemeden telefonun üstündeki numaralara basmaya başladı. Biraz yavaşlasa düşünmeye başlayacağını ve yapmak üzere olduğu şeyi yapamayacağını anlamıştı.
Telefonun ikinci çalışında karşı taraftan inanamayan, özlem ve acı dolu titrek bir erkek sesi “Alo” dedi. Kadın “benim” dedi. Saçma bir başlangıçtı, çünkü adam ta iliklerinde onun kim olduğunu hissetmişti. Adam “Biliyorum” dedi. Kadın peş peşe hiç durmadan sorular sormaya başladı. “Beni hala seviyor musun?” “Yoksa unuttun mu?” “Başka biri var mı?” Bir saniye içinde söylemişti tüm bunları. Adam gözlerini yumdu. Gözyaşlarını hapsetmek istedi. Bir damla yaş göz kapaklarının arasından dışarı kaçtı. Aktı . Oldukça yavaş bir şekilde “Seni unutmak mı? Ölmem lazım bunun olması için. Ben hala yaşıyorum. Seni hala sevmek mi? Seni sevmeyi hiç bırakmadım. Seni sevmeyi öldüğümde bırakacağım. Ben hala yaşıyorum. Başka biri mi? Kalbim sende. Onu bana geri vermedin ki. Başka birini nasıl seveyim.” Sustu adam. Sustu kadın. Sadece kulaklarında birbirlerinin hızlı hızlı solukları vardı. Sonunda kadın konuştu. “Ben artık sensiz olamıyorum. Daha doğrusu ben artık sensiz olmamaya karar verdim.” Adam fısıldadı. Tüm benliğiyle, tüm kalbiyle fısıldadı. “Bana gel” Alacağı yanıtı bekledi heyecanla. Yanıt gecikti… Gecikti… Gecikti… Sonunda bir fısıltı “Yarın geliyorum.” Bir anda zaman durdu sanki. İkisi içinde. Sanki dünya dönmesini bıraktı. Evren sessizleşti. Bir huzur kapladı adamın içini. Bir huzur kapladı kadının içini. Verilmesi gereken kararı vermişti kadın. Kadın : “Geliyorum” Adam : “Seni seviyorum” (Nereye kadar başkaları için yaşar insan. Nereye kadar kendi mutluluğunu erteler? Kendi mutluluğunu ertelemek… Bu kendine yaptığı bir ihanet değil midir?. Ya ikinci bir fırsat verilmezse? Fırsatları kaçırmamak dileğiyle... ) Son düzenleyen: gaz kelebek potansiyometresi : 08-06-2005 05:11 PM |
||
|
|
|
#15 | ||
|
aRzU
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 78
![]() |
Gün ağarıyordu ama kadın hala bir damla uyku uyumamıştı.Gece verdiği ani kararın uygulanması en zor kısmı onu bekliyordu.Usulca kalktı yataktan dolaba doğru yöneldi.En iyisi hiç açıklama yapmadan kaçıp gitmek miydi,yo sa bu en kolay olanı mıydı?Yatakta yatan erkek onun için canını bile verebilirdi biliyordu,ne zaman ayrılıktan bahsete gözleri dolardı hemen.Ona karşı garip bir sevgi duyuyordu daha çok acıma duygusuyla yoğrulmuş.Valizini çıkardı sessizce birkaç parça eşya doldurdu.Çıt çıkarmamaya çalışıyordu.Çünkü gözgöze gelirlerse gidememekten çok korkuyordu,biliyordu kendini kıyamazdı ona.Üzerindeki geceliği sıyırdı,kolsuz keten elbisesini geçirdi üzerine.Çok severdi aşkı bu mavi elbiseyi.Ona bu ilk gidişi gibi olmalıydı.Saçlarını topladı,dudaklarına parlatıcı sürdü.Acele ederse ilk uçağa yetişebilirdi.Valizini eline aldı,son kez arkaya baktı.Elveda bebeğim,umarım seni çok sevecek biri çıkar karşına diye mırıldandı.Halbuki bilmiyordu sırtı dönük adamın yastığının gözyaşlarıyla sırılsıklam olduğunu.Kapının kilidini çevirdi,gıcırdatmadan açtı.Duyduğu sesle irkildi;
-Gitme,ölümüm olur! Valiz elinden düştü.
__________________
Çay bardağında Bırakılan dudak payı Kadar bile Uzak kalamam Gözlerine
|
||
|
|
|
|
|
#16 | ||
|
#chaplin#
Giriş Tarihi: Jun 2005
Konum: !!Dünya!!
Mesajlar: 126
![]() |
....valizin düştüğü an kafasına çakılmış bir mıh gibi anlamıştı ayrılığın hazin acısını.İşte o an, bugüne kadar kendini sorumlu tuttuğu tüm kararlardan en imkansızını seçmek zorundaydı:Ayrılık mı,ihtiras mı...Hangisi olabilirdi en doğru karar?
__________________
İzAfİ ''İmkansız olasılık; olasılığı olmayan imkansıza,yeğ tutulmalıdır!!!!'' |
||
|
|
|
|
|
#17 | ||
|
aRzU
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 78
![]() |
Yüzünü dönmek istemiyordu geriye.Hiç buraya kadar gelmemişti daha önce.
-Anla beni ne olur,kendi kendimi zehirliyorum bu evde dedi.bakmadan da arkasındaki erkeğin gözyaşlarını hissedebiliyordu.Buydu zaten en büyük çelişki,o bu kadar zayıf birine aşık olamazdı.Bu hayata dayanamıyorum,gidersem tek öleceksin,kalırsam benimle ne farkeder diye düşündü bir an.Sonucu denemeden göremeyecekti.Arkasını dönmeden eğildi valizini aldı,koşar adımlarla çıktı kapıdan.Merdivenler hiç bu kadar uzun gelmemşti daha önce.Kendini serin sabahın kollarına attığında artık kendisi için yaşamaya başladığını hissediyordu.
__________________
Çay bardağında Bırakılan dudak payı Kadar bile Uzak kalamam Gözlerine
|
||
|
|
|
|
|
#18 | ||
|
Konuk
Mesajlar: n/a
|
Mutsuz iki kişi, bu mutsuzluktan dolayı mutlu bir kişi..
Bunun yerine mutlu iki kişi en güzeli değilmidir? Sevmediğin bir insanın yanında sırf ona acıdığın için kalmak o insana yapılmış bir kötülük değil midir. Onu gerçeklerle başbaşa bırakmak ve geleceğinin önünü açmak en iyis değil midir. Kadın yaptığı seçimden dolayı gönlü ferah, kafası rahat yeni yaşamına ve mutluluğa göğsünü açtı. |
||
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Hadi diyalog yazalim... | Deniz | Sinema | 50 | 27-04-2006 07:57 PM |