dipsizkuyu.net  

Geri Dön   dipsizkuyu.net > Kültür - Sanat > Edebiyat > Kendi Çalışmalarınız
Anasayfa Forum Oyun Parkı

Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz.

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 14-10-2008   #1
Anormalliğin Olasılığı
 
NeOsiris nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Konum: Zion
Mesajlar: 102
NeOsiris saygın bir insandırNeOsiris saygın bir insandır
Varsayılan Wake Up Neo...!

BİR “ve” DENEMESİ

Sabah… Her beklenen gün gibi. Geceden kalma düşünceler ve rüyasında gördüğü görüntüler… Uyanıp uyanmadığına daha karar verememiş. Rüyada mı yoksa gerçekten uyandı mı? Bunun ayrımına varmaya çalışıyor N. Bir türlü alışamadığı alışkanlıklarını tekrarladı; elini yüzünü yıkadı, üstünü giymesi gerektiğini düşünüyordu. Birden akşam telefonla tanıştığı kızın söyledikleri geldi aklına N.’nin: “Yüzünde ben, çil filan var mı?” diye. Kıza hak veriyordu, daha yüzünü bile bilmeden ona aşık olduğunu söylüyordu. Neyse..? Aynada yüzüne bakmaya karar verdi ama önce bir şey göremedi yüzüne dair. Sanki yüzü olması gereken yerde değildi; oysa tüm yaşantısı o boşluğu doldurma çabasıyla geçmişti. Yoksa..! Sonra yavaş yavaş bir karaltı belirdi aynada ve kendisine hiç benzetemediği bir yüz… Şaşırdı, alışmaya çalıştı kendisine yabancı gelen bu yüze N. “Ne kadardır da görmemişim kendimi, çok değişmişim“ diye düşünüyordu. Ayrıldı aynadan ama yüzünü yine unutmuştu da çoktan. Üzüldü, yine akşam telefonik aşkına yüzüyle ilgili net bir şey diyemeyeceğinin üzüntüsü… ”Hiçbirimiz yüzümüzü hatırlamıyoruz veya hatırladığımız hiçbir yüz bize benzemiyor” diye aklından geçirdi. Yıllardan beri yaptığı gibi kendini yine bildikleri ile avutmaya çalıştı böylece…

Giydi üzerini, yemek yedi. Hiç kendi farkına varmadan ve kendisiyle karşılaşmadan: ”Bugün yine yoğun bir gün olacak, bir sürü işim var; kendim, kendim, kendim…” diye düşündü N.

Okula gitmeye karar verdi geceden hatta yıllar önce verilmiş bir kararmış gibi kabullenerek. Okuldaydı… Arkadaşlar arasında… Kalabalıktı okul. Okuduğu kitaplardaki gibi yalnızlığı yankılanmıyordu boş koridorlarda. Aksine bu kalabalıklar yalnızlığını belirginleştiriyordu daha da. Unutmaya çalışıyordu kendini, yalnızlığını. Konuşuyordu, konuşuyordu, konuşuyordu… Belki bu yalnızlık azalır diye…

N. anladı ve olmayacağına karar verdi. Ayrıldı bir türlü birleşemediği okuldan ve arkadaşlarından. Kendisini odasına dünyasına kapatmak istedi tıpkı dünyasını kapatmak istediği gibi… Otobüsteydi ne zaman bindiğinin farkında mıydı? Hatırladığı yüzyıllar öncesinden ve dün geceden bileti kutuya nasıl atacağını planladığıydı. İşte; başarılı bir şekilde, hiçbir insana sıradanlığının ötesinde bir renk vermeden attı bileti kutuya. Orta yerlerde bir koltuğa oturdu. Başka yüzlerle karşılaşmak istemedi N.; kendisiyle karşılaşır diye.

Öğle saatleri: Öğrenci, emekli ve işsizlerden başka kimse yok otobüste. Ne yapması gerektiğini düşündü bir an her zamanki gibi. Rahat edemiyordu bir türlü. Bir an önce eve varmalıyım diye geçirdi aklından. Öğle saatlerinde bile İstanbul'un bu can sıkan trafiği… Hayır, şikayet etmemeliyim diye düşündü. Otobüste benzin kokusunun ve insan kokuşmuşluğunun dayanılması zor kokusu… Yanında ayakta duran aç işçinin öndeki kızın göğüs dekoltesini seyredişi ve bunu çevresine belli etmemeye çalışan utangaç ter damlaları… Arkada büyük ihtimal liseli olduklarına karar verdiği kızlı-erkekli grupların muhabbetleri; kontör, ayrılık, fizik, kırk…

Daldı N., telefondan radyoyu açmıştı. Kendini eve kadar idare etmeye çalışıyordu. Uyumaya niyetlendi ama bunu yapamadı, çünkü yaşlılara yer vermesi gerektiğini düşündü. Uyumaması gerekiyordu. Az da olsa kendini kaptırdı müziğin akışına… Reklamlar da olmasaydı… Gözlerini kapattı, uyuduğunu düşünüyordu veya uyuması gerektiğini…

Uyuyup uyumadığına karar veremeden birden kesildi bu akış ve yeniden dünyaya gelmiş gibi bir acı hissetti. Daldığı hayallerden, kurduğu planlardan uyandı. Gözlerini açar açmaz kendisine odaklanmış bir bakış… Öyle sıradan bir bakış değil; insana acziyetini gösteren, insanı küçük gören, insanla alay eden bir bakış… Sekiz-on yaşlarında bir çocuk ve annesi olduğunu N'ye aklının söylediği bir kadınla… İkisi de sanki yüzyıllardan beridir N.'yi izliyor.

Korktu ve korkuyla karışık bir saygı ile yer verdi onlara. Oysa kendisine sadece yaşlı ve özürlülere yer vereceksiniz denilmişti. Bu kuralın çiğnenmesinin verdiği ürkeklik… Anlamamıştı sebebini… Yer verdiğini sonradan fark etti zaten. Kadın oturdu, çocuğu yanına aldı ama hala çocuk N.'yi izliyor. N. aptallaşmaya başladığını hissetti, elini ayağını nereye koyacağını bilemedi. Tüm uzuvları kendisine fazla gelmeye başladı ve kendisini her zamankinden fazla hissetmeye başladı… İdare edemiyordu artık kendini; yaz, sıcaklık, ter kokusu… Kendilerinden çok bu kelimeler bile onu sıkmaya yetti.

Sonra N.'nin anlayamadığı bir şeyler fısıldaştılar, anne ile öndeki kadın. Çocuk çoktan otobüsün arkasına geçmişti bile demirlere tutunarak. N. de hiç farkına varmadan kulak misafiri oldu bu iki bayanın otobüs sohbetlerine; aynı mahallede oturuyorlarmış, kız hastaymış ve N.'nin anladığı kadarıyla hastalığı kanser… Artık düşüncelerinin ipi koptu N.'nin ve her biri bir yere savruldu. O sıcak gününün tüm sıcaklığını, tüm yapışkanlığını, tüm sıradanlığını hissetti üzerinde N. Yeniden bu kızı, ölümü seyretti ne kadar kendini ele vermemeye çalışsa da… “Evet beni uyandıran ölümdü. Üzerimde sırıtan bakış 'O' ydu. 'O'ydu bana nazlanan, benle dalga geçen, beni tekrar insanlar arasına götüren, ölüm… Ve bu annenin ölüm karşısındaki kabullenişi; N.’nin bir türlü dayanamadığı ve anlamlandıramadığı kabulleniş… Genç kızın eriyişi, ölümün tüm sıcaklığı ve yakınlığı…

Otobüsün içindeki insan, benzin, ölüm kokusuna karışan Haliç’in lağım kokan kokuşmuşluğu… Ölümün tene yapışan sıcaklığının kokusu, aklında ise bir türlü atamadığı gerçekliği ölümün…

Tüm yaşadığını sandığı hayatı yeniden geçti N.'nin gözlerinde. O anda yüzünün ifadesini çok merak ediyordu, hatırlamaya çalıştı yüz ifadesini. Okuduğu tüm kitapların sayfaları, film sahnelerinin hepsi gözlerinin önünden geçti ve buralarda kendisine yer edinememenin üzüntüsü…

Ve…

__________________
Biliminiz nerede? Hümanizminiz ne oldu? Düşünen kamış onurunuzdan ne haber?
NeOsiris şu an çevrimiçi   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Yanıt Son Mesaj
Ne dinliyoruz? Gri Müzik 24772 7 Saat Önce 06:56 PM
En sevdiğiniz şarkı sözleri a_dead_poem Müzik 1448 4 Gün Önce 12:40 AM


Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 02:01 AM.


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0