dipsizkuyu.net  

Geri Dön   dipsizkuyu.net > Kültür - Sanat > Edebiyat > Kendi Çalışmalarınız
Anasayfa Forum Oyun Parkı

Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz.

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 13-11-2008   #1
Kuyucan
 
Giriş Tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1
yuno44907 farklılığını belli etmeye başlamış
Cool MaviKurtRuhu(MetafizikFantastikBilimkurgu)

[COLOR=#000000]Her konuyu içerebilen herkese hitapeden aynı zamanda bilgilendiren felsefi bişey[/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]Bölüm 0 Uzay Savaşı[/COLOR]
[COLOR=#000000]Ek bilgi[/COLOR]
[COLOR=#000000]Bu bölümde ucundan adamlarımızı tanıyacağız. Sonraki bölümlerde bu adamları görmeyeceksiniz; bazıları çok sonra hikâyeye girecek. Savaş da detaysız yani sizi merakta bırakacak şekilde anlatıldı. O yüzden ilk bölümü okuyup dandik bu demeyin. Yada okumayın zaten 0 yazıyor. 1’den başlayın.[/COLOR]

[COLOR=#000000]Kısa boylu bir deri bir kemik kalmış çirkin yaratıklar küre şeklindeki 125m çapı olan bir gemiden iniyorlardı. Roket küçümseyerek “Baksana su silahları var” dedi. “Onlar asit silahı” dedi Cyber. “Ne fark eder, sonuçta benim silahlarımla başedemezler” dedi Roket. “Onları küçümsemeyin kalabalıklar” dedi Micheal. Evet, inanılmaz kalabalıklardı. Gezegenlerinde besin ve hammadde kalmadığından saldırıyorlardı. Bizdeyse morötesi lazerler, radyoaktif bombalar, nükleer roketler, elektrik ve ateş silahları vardı. [/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]Piyonlar işe yaramayınca(ki gerçekten bir işe yaramadılar yaralanan bile olmadı) orta güçlü birliklerini yolladılar ama bunlarda zayıftı. 170–200 boyunda biraz kaslı vücut yapılı ve çarpan lazer silahlı şeylerdi bunlar. “Çarpan lazerde nedir?” dedi Genom. Micheal “X in x ışını gibi bir şey yani adamı yumruk yemiş gibi yapar. Gerçekten teknolojiden hiç haberin yok” dedi. Genom bu lafın altında kalmamalıydı “Hıh teknolojide neymiş, benim bedenim bütün silahlardan güçlü.” Micheal “Tabi canım öyledir. O yüzdenmi en çok sen ölümden döndün?” Yanlarında 4 köşeli 4 yüzlü 6 kenarlı her yüzü eş kenar üçgen olan uçan altın renkli cisimler geldi. Ne güzel cisimler. En güzel renge ve şekle sahipler. Başka hiçbir şekil bu kadar güzel olamaz. Yüzlerindeki gözlerden sarı ışınlar atıyorlardı. Genom vuruldu. “Tanrım ne güzel bir duygu ne zamandır yanmamıştım” dedi. Micheal “Bak ilk sen vuruldun.” Genom “Büyütme bee, dikkatsiz yakalandım.” Mastermind “Türkçeyi doğru kullansakmı Genom’cuk. Dikkatsiz yakalandım da ne demekmiş? Bir anlam burukluğu olmadımı sence?” Michael savaşçılara döndü. “Dikkatli olun ilk darbeyi aldık!!!”[/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]Sonra 4tane üçgen garip bir manevra yapmaya başladı ve her biri birer köşesini vererek başka bir üçgen oluşturdu. Bu üçgenin kenarları elektrikten oluşuyordu. Elektrik akımı üçgenin köşelerinden diğer köşelerine akıyordu. Her köşeden 3tane akım çıkıp diğer 3 köşeye gidiyordu. Üçgen sadece köşe ve kenarlardan ibaretti. Bu üçgen yeşil ejderi yakalayıp içine hapsetti. Ejderha elektrik saldırısını kullandı ve üçgenin iyice güçlendiğini gördü. Üçgenin onu hapseden duvarları renksiz (görünmezdi). [Biz bir cisme dokunduğumuzda aslında o cisme dokunmayız, o cismin atomlarının oluşturduğu elektro manyetik alana dokunuruz. İşte bu üçgenin duvarları da elektrik akımının oluşturduğu manyetik alandan oluşuyordu.] Sonra çırpınıp köşeler arasındaki mesafeyi açtı ve akım zayıfladı. Köşeleri oluşturan 20cm çapındaki toplar yere düştü. [/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]X i de bu üçgenlerden biri yakaladı. X x ışınıyla elektro manyetik alanı deldi ama kaçacakken alan geri oluştu ve elektrik çarpıp onu içeri fırlattı. O da sadece bir köşeye boynuz elektriğiyle saldırdı köşe yanıp düştü. O içi kapalı 3 boyutlu üçgen piramit şekli yok olmuştu. Geriye sıradan 2 boyutlu bir eş kenar üçgen kaldı. Oda X i hapsedemezdi. Yani tehlikesizdi. Üçgen ortasına X i alıp giderek artan bir hızla dönmeye başladı. Hızlandıkça küçülen üçgen sonra patladı. X ikiye bölünmek üzereydi ve öldü. [/COLOR]


[COLOR=#000000]Sohan ve Sinzang ise coşmuş bir şekilde şov yapıyorlardı. Sohan uçamamasına rağmen uzaylıları ateş çukurlarında yakarak katliam yaptı. Gökyüzüne meteorlar fırlattı. Sanki gezegenin içi dışına çıkmıştı. Sinzang gemileri patlatarak uzaylılara daha büyük zararlar veriyordu. Bazıları kendinden büyük olan, hem çarpan hem yakan pembe ışın toplarıyla gökyüzüne hüküm etti.[/COLOR]

[COLOR=#000000]Birde Knıghts vardı. 25m’lik 3 gemi indirdiler. 125’liğe saldırdılar. Ama gemiye ilk dokunduklarında çok güçlü bir şok yediler. [1milyon volt filandı bu.] İlk dokunan yanıp aşağı düştü çoktan ölmüştü. Diğerleri sersemledi. Büyük geminin daha iyi silahları olduğunu tahmin edip dikkatli saldırmalıydılar. 2 tanesi diğerleriyle geri çekilmeye çalıştı. Ama geminin iç kabuğu dış kabuğundan bağımsız hareket edip gizlice onlara nişan almıştı bile. Bir anda geminin dış kabuğu geminin iç kabuğunun yarısını çıplak bırakacak şekilde açıldı ve iç kabuktaki 25m çapı olan delik 25m çapı olan bir lazer attı. Knıghts ve birkaç kişi hemen o anda kül oldu.[/COLOR]
[COLOR=#000000] [/COLOR]
[COLOR=#000000]4 tane daha 125lik bir tanede 625lik gemi ve birçok ufak gemi geldi. Sonuç olarak biz kaybettik. 3 tane 125lik gemiyi nükleer roketlerle patlattık. 1 tane de Sinzang patlattı. Ama sadece KOZMİK EJDER kurtuldu.[/COLOR]
[COLOR=#000000]Bölüm 1 Orion [/COLOR]
[COLOR=#000000]İnsanlar canlıları ve birbirlerini yok ediyorlardı. Ama tek bir canlı türünün bile yok olması tüm dünyayı yok edebilirdi. İnsanlar bu dünyayı diğer canlılarla paylaşmak zorundaydılar. Ama bunu hiç bir zaman anlayamadılar. Sefil, aptal ve bencil varlıklarını devam ettirdiler. Bu yüzden lanetlendiler. Vampirler ve diğer yaratıkların Dünya'ya girişine izin verildi. Ama bu izin sınırlıydı ve insanlar değişmedikçe daha çok yaratığın girişine izin verilecekti. [/COLOR]
[COLOR=#000000]2012 15 Aralık Dünya Lübnan. [/COLOR]
[COLOR=#000000]Orion meleklerle takılıyordu. Onlar tarafından verilen eğitimini yeni tamamlamıştı. İlk görevi için hazırdı. Meleklerin onlara ihtiyacı vardı çünkü melekler lanetli bölgelere ya da karanlığın yaratıkları kutsal bölgelere gittiklerinde zıt enerji yüzünden zehirlenip ölüyorlardı. Bu yüzden böyle %100 iyi veya kötü olmayan savaşçılara ihtiyaçları vardı. Orion'un boyu 166 kilosu 54 yaşı 20–30 civarı bir şeydi. Kafası ve kuyruğu weregarurumona çok benziyor ama kafası daha kurtsu kuyruğu ise kedi kuyruğu gibi. Vücudunun kafa ve kuyruk dışında hiç bir yerinde kıl yoktu. Derisi ve kılları açık maviydi. Meme uçları ve göbek deliği yoktu. Gözlerinin akı altın rengindeydi. Gözbebekleri topluiğne başı kadardı ve siyahtı. Beyaz keten pantolon giyiyordu. Beyblade deki Kai gibi bileklerine ve boynuna 30cm eninde 80cm uzunluğunda beyaz renkte ince bez parçaları bağlamıştı. Vücudunun geri kalanı çıplaktı.[/COLOR]
[COLOR=#000000] [/COLOR]
[COLOR=#000000]Baş melek Urbanüs Beyrut’taki insanların yardım istediğini söyledi. Orion “Bu görev benim için zor değil mi?” dedi. Melek “merak etme vampirler çoğalmaya çalışıyor bu yüzden zayıflar, çoğu acemidir.” dedi. [/COLOR]
[COLOR=#000000]WEREGARURUMON (digimon)[/COLOR]
[COLOR=#000000]Orion oraya gittiğinde bir binanın 3. katından gelen bir ses duydu. Camdan içeri girdi. 32 yaşındaki vampirin bir çocuğun kanını emdiğini gördü. Hangi zayıf ve aşağılık yaratık bir çocukla beslenebilir diye düşündü. Belki de bu vampirin ilk kurbanıydı. Vampire 2 tane çift taraflı atış bıçağı fırlattı. Biri omzuna diğeri karnına saplandı. Vampir ona doğru dönmüştü ki Orion 2 bıçak daha fırlattı. Vampirin kaburgalarına saplandı bunlarda. Yine bıçak atmaya hazırlanıyordu ki vampiri yanında buldu. Vampiri farkettiğinde aralarında 2m mesafe vardı. Sol elini sağdaki kılıcının kabzasına ancak götürebildi. Diğer elinde ise atmak için tuttuğu bıçak kalmıştı. Kılıcını kınından çıkarırken sağdan sola doğru salladı. Kadın ruhunda metalin soğukluğunu his etti. Kadın Orion saldırırken Orion karşı saldırıyla onun saldırısını etkisiz bırakmıştı ve kadın karnına aldığı yatay kesikle omurgasına kadar ikiye bölünmüştü. Durumu daha da kötü olabilirdi ama aralarındaki mesafe yakın olduğundan saldırı fazla etkili olmamıştı. Her yer kan olmuştu. Kadın sol eliyle kılıcı tutuyordu sağ elini ise aşağı sarkıtmıştı. Orion’un göğsüne kafasını yavaşça yasladı. Sonra sağ eliyle Orion’a sarıldı ve kafasını Orion’un omzuna dayadı. Orion “Napiorsun cinsellikten hoşlanmam ben?!” dedi. Kadın onun kanını istiyordu o anda kana o kadar çok ihtiyacı vardı ki ölüyordu çünkü. Kadın “Bana kanını vermessen diğer vampirleri çağırırım çocuğun ailesine noldu saniosun” dedi. Orion “Ne yaparsan yap öliceksin” dedi. Ses tonu kararlıydı ama yusuf yusuf ediyordu; bir tane bile onu neredeyse yaralıyordu. Kadın “madem öyle o zaman beni istediğim gibi öldür” dedi. Orion kadının dediğini yapmak istemesede yapmak zorundaydı. Vampirin bedeninden bıçaklarını toplarken kadın soyunmuştu. Orion kadının içine elini sokup bıçağıyla kadının bedenini içerden dışarıya doğru göbeğinin altından deldi. Kadın sadece ah dedi belli ki acıya alışıktı. Şimdi hızlı ol” dedi ve Orion onun bedenini aşağı doğru hızla yardı. Kadın hiç bu kadar acı çekmemişti bu kadar tatmin de olmamıştı. Acı içinde bacaklarını çırptı. Her yere kan fışkırdı. İster istemez biraz bağırdı. Bu sesi başka vampirler duymuş olabilirdi. [/COLOR]

[COLOR=#000000]Vampirlerin birinin elinde demir boru diğerinde 2 tane bıçak vardı. 2side çocuk sayılırdı. Biri diğerine yağmur ölmüş. Diğeri ötekine çok garip bir ölme şekli. Öteki birine yağmur için normal dedi. Orion dolaptan çıktı. Kılıçlarını çekti. Bunlar uzun ince saldırı kılıçlarıydı (Öteki vampiri öldürdüğü kılıçla aynı kılıç). “Zavallılar gerçekten silahınız yokmu!!” dedi acıyarak ama aslında bunu onların dikkatini dağıtmak için söylemişti işe de yaradı. Vampirin biri sağdan diğeri soldan öfkeyle saldırdı. Sol koluyla sağ kolu ileride saldıran bıçaklının sağ bileğini kopardı. Sağ koluyla da sopa darbesinden korundu. Bıçaklı bu sefer sol koluyla saldırıyordu. Orion bıçaklıyı sol bileğini yaraladı. Bu darbede hedef çok yakın olduğundan fazla etkili olmamıştı. Sopalı yine saldıracaktı ki Orion onun koluna kılıcı sokup kolunu hareket ettirmesini engelledi. Bıçaklının saldırmasını beklemeden saldırdı bıçaklıya, boğazı parçalandı garibanın. Bıçaklı yere yığıldı ve can çekişmeye başladı. Sağ eli boşta olduğundan sopalının karnına kılıcını rahatlıkla sapladı. Sopalının kolunu serbest bırakıp 2 kolunun birden kullanarak karnını rahatça parçalaya bildi. Zavallılar! Aynı anda sağ koluyla borulu olanı sol koluyla da bıçaklı olanı öldürmüştü. Görev gerçekten kolaydı. Tabi bunu −RüzgarKılıç− yeteneğiyle başarmıştı.[/COLOR]
[COLOR=#000000] [/COLOR]
[COLOR=#000000]Hayır değildi. Bunlar sadece ötekilerin zorla önden içeriyi kontrol etsinler diye gönderdiği küçük vampirciklerdi. Onlar Orion'un gücünü ölçerken. Diğerleri binanın etrafını sarmışlardı bile. Her yerden binaya girdiler. Orion koridora ancak kaçabildi. Koridor güvenliydi çünkü dardı. Koridorda hem önden hem arkadan saldırıyorlardı ama bu da sorun değildi çünkü Orion'un 2 kılıcı vardı ve yine –RüzgarKılıç−. Ona saldırmaya cüret eden herkes öldü. Nihayet koridor boşaldığında koridorun sonundaki odadaki kız ona ateş edebildi. Orion göğsünden vuruldu. Ama Orion'un yarası kanamıyordu. Onun yerine beyazımsı mavi renkte bir ışık çıkıyordu. Yani ondan kan isteyen kadın onu ısırsaydı bile aradığını bulamayacaktı. Orion vampir olamazdı ve ayrıca kurtadamdı belki de bu yüzden onu bu zor göreve yollamışlardı. Kız korkudan camdan atladı. Orion peşinden gittiğinde 16 yaşındaki küçük kızı bileğini kırmış otların üzerinde yatarken buldu. Orion “Kız olduğun için sana acıyacağımı sanma nasıl ölmek istersin?” dedi. Kızdan ses çıkmadı belki de korkudan dili tutulmuştu. Orion “Peki o zaman madem seçimi bana bıraktın” dedi. Kızın sol kolunu tuttu ve bileğini kibarca kesmeye başladı. Kızın gözünden korkudan mı acıdan mı bilinmez yaşlar akıyordu. Sonra sağ bileğini tuttu. Kız ani bir hareketle kolunu kurtardı. “Acio yapma!” dedi. Orion “Farkındaysan seni öldürmeye çalışıyorum!” dedi sertçe. Kız korkup ağlamaya başladı. Üff şimdi beni de üzdün nasıl öldürcez seni. Sonra kızın boynuna baktı. “Niye daha önce aklıma gelmedi” dedi. Kızın boğazını tuttu. Kız “Evet bu olabilir” dedi. Daha da konuşamadı. Çırpınmadı da çünkü o artık ölümü kabullenmiş kendini azrailinin ellerine teslim etmişti. Orion gidip çocuğu da öldürmeliydi çünkü o kadersiz de artık vampirdi ve laneti kaldırmak için artık çok geçti. Üzüntüyle cesetleri saydı. Onların çoğu vampir olmayı istememişlerdi ölmeyi de. [Anlamayanlar için not kızı boğazını parçalayarak değil boğarak öldürüyor][/COLOR]
[COLOR=#000000]Bölüm 2 Lanetli Bedevi [/COLOR]
[COLOR=#000000]Baş melek Urbanüs artık burada ona ihtiyaçları olmadığını ve Suriye Şam'a gitmesini söyledi. Orion yola çıktı. İnsanlardan yardım istediyse de kimse onu arabasına almadı. Ondan korkuyorlardı. Hâlbuki Orion onları koruyan ucubeydi. Vampirler yüzünden insan olmayan tüm varlıkları kötü sanıyorlardı. Orion yürümek zorunda kaldı. Yolda düşünecek çok vakti oldu. Yuvasından ayrılmak istemiyordu. 2–3 yıl orada kalmıştı. Orada ki pek çok kişiyi seviyordu. Urbanüs onun öğretmeniydi. Herkes Urbanüs'ün onu çalıştırdığını sanırken onlar boş bir odaya geçip sohbet ederlerdi. Urbanüs onu yormak istemezdi. O Orion'un akıl hocasıydı. Ona çok şey öğretmişti. Ama şimdi onu gitmeye zorluyordu. Yoksa onu sevmiyor muydu? Orion'un hayatının bir anlamı kalmamıştı. Çünkü geçmişini hatırlamıyordu ve tanıdığı herkesi bırakıp gitmişti. Artık tamamen yalnızdı. Kimse seni umursamadıktan sonra ne anlamı vardı yaşamanın. [/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]19 Aralıkta oraya vardı. Şam kalabalık bir yerdi. Bir silah dükkânından daha büyük çift taraflı atış bıçağı aldı. Adam onu bunları fırlatmak büyük oldukları için daha zordur diye uyardı. Şimdi Urbanüs'ün buluşmasını söylediği hacı zenciyi bulmalıydı. [/COLOR]
[COLOR=#000000][/COLOR]
[COLOR=#000000]Bir zenci gördü. “Siz hacı zencimisiniz?” dedi. Zenci “Evet hadi gidelim” dedi. Beraber ıssız bir yere giderlerken hava karardı. “Dergâhınız gizlimi?” dedi Orion. Evet. Neden dedi Orion. “Çünkü biliyorsun buralarda siyasi karışıklıklar var yani güvenli değil bu yüzden ne olur ne olmaz diye gizleniyoruz” dedi. Orion vampir kokusu var dedi. Kılıçları çekti. Hacı zencide çatallı kılıcını çekti. 4 tane saklanmış okçu Orion'u okladı. Oklardan biri sol kolunu deldi diğerleri gövdesini. Zencide onlardandı. O acı çekerken zenci onun gövdesine kılıcı sapladı. Orion tuzağa düşmüştü. Zencinin kafasını uçurdu. Okçulara doğru koşmaya başladı. Bıçak fırlatamazdı çünkü okçular uzaktan daha etkiliydi. Bu nedenle hemen okçuların yanına gitmesi gerekiyordu. Yine okladılar. Orion çok hızlıydı vuramadılar. Orion okçularında insan olduğunu fark etti. Bir okçuya saldırmak üzereydi ki hilal şeklinde kılıcı olan birisi okçuyu korudu. Ama onun 1 kılıcı vardı Orion'un 2. Diğer kılıcıyla onun karnını parçaladı. Orion yine oklandı. Oklardan biri kafasına saplandı. Biri koluna. Diğerleri gövdeye. Yere yığıldı. Okçu “Bizimle uğraşırsan işte böyle oyarız seni” dedi. Orion başucundaki onu ölü sanan okçunun bacağını kesti. Diğerlerine saldırdı. Mızraklı ve kalkanlı silahları kaliteli bir vampir önünü kesti. Orion sol koluyla onun mızrak tutan sağ koluna saldırdı. Vampir kalkan tutan sol koluyla savundu. Vampir sağ elindeki mızrakla Orion'un sol koluna saldırdı. Orion öteki koluyla mızrağı yukarı doğru ittirerek savundu. Oklar geldi. Orion geri atlayarak vampirden ve oklardan kurtuldu. 1 ok omzuna geldi yine de. Orion çok sinirlendi. Kollarında 3 ok, gövdesinde 5 ok ve bir kılıç yarası, kafasında 1 ok vardı. Çok güç kaybetmişti. Orion bu öfkeyle –IşıkPatlaması– nı ilk kez kullanmaya başladı. Kükredi ve parlamaya başladı. Beyaz bir ışık etrafa yayıldı. Hepsi korkup kaçtı. Bu ışık mızraklı vampiri kör etti, Orion'u iyileştirdi. Ama hala oklar vücudundaydı. Çetedeki herkes korkup ayrı yerlere dağılmıştı. Orion mızraklının bacaklarını kopardı sonrada kafasını deldi. Etrafına baktı, acı çeken cesetler. Vahşice öldürülmüştü hepsi hani kibarca öldürecekti. Bana ne oluyor. Gittikçe canavarlaşıyorum öldürmekten zevk mi alıyorum??[/COLOR]
[COLOR=#000000] [/COLOR]
[COLOR=#000000]Ortaya bir vampir çıktı. Bu vampirin gözleri siyahtı ve bayadır vampirdi. 202 boyunda 98 kiloydu. Derisi kırmızıydı. Çok güçlü ve iriydi. Kocaman bir kılıcı vardı. Vampir “Güzel gösteri ben de sıkılıyordum hoş geldin” dedi. Orion “Demek sığır etiyle beslendin. Dergâhtaki eğitimimde bana çok sığır yiyen vampirlerin yarasalaştıkları ve gözlerini kayıp ettikleri söylendi” dedi. Vampir “seni öldürüp silahlarını alacağım hem sen çok güçlüsün vampirlerin azalması işime gelmez” dedi. Evet dedi Orion “Güçlüysem niye kaçmıyorsun?!”. “Çünkü çok zayıf düştün bu senin sonun olacak” dedi. Evet, Orion zayıf düşmüştü ve ölümü yakındı. [/COLOR]
Resim Croshee’nin kurtadam hali yani temsili resim. Croshee’ye benzer bir resim bulamadım sizden yardım talep ediyorum.[/COLOR]
yuno44907 çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı



Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 05:03 AM.


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0