![]() |
|
|||||||
| Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#1 | ||
|
tanrı sosyalisttir
Giriş Tarihi: Jan 2008
Konum: istanbul
Mesajlar: 470
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kir pas içinde büyüdük, hiç temiz olmadı elbiselerimiz, hiç dikkat etmedik temizliğe… çünkü sadece evde temiz oluyordu elbiselerimiz ve günümüzün çoğu sokakta geçiyordu… Çocuktuk!... Bizim özel oyuncaklarımız olmadı hiç, aldığımız hiçbir oyuncağında kutusu olmadı. Zaten en pahalı oyuncağımız, pazarlarda poşette satılan, plastik tabancalardı. Arabalarımız vardı birde, ama daha çok kamyon alırdık. Hem büyüktü hemde ucuz ki büyük dediğime bakıpta, öyle bebeklerin oturduğu kamyonlar gelmesin aklınıza… hani şimdi ucuzluk pazarı denilen yerlerde bir milyon’a satılan kamyonlardı oynadıklarımız Çocuktuk!.. Soğuk başkent günlerinde büyüdük. Tenimiz esmerdi, konuşan az olurdu bizimle ve biz bütün oyunlarımıza bileğimizin hakkıyla girdik Çocuktuk!.. Her bayramda babamızın elinden tutup gider ama hiç binemezdik lunapark’taki oyuncaklara.. taki kendi paramızı kazanana kadar.... - baba çarpışan oto’ya binek mi? - Yok oğlum… - Uçağa? - Yok oğlum… - Komik aynalara… - Yok oğlum.. - Neden geldik ki lunapark’a.. - Geziyoz ya oğlum… Hani, hepimizin izlediği eski Türk filmlerinde olur ya, fakirdir aile, çocuk lunaparka gitmek ister, baba çalıştığı geçici işlerden birinden aldığı parayla bir bayram sabahı lunapark’a götürür çocuğunu.... Bizde hiç öyle olmadı işte… paramız yoktu, babam ara bulduğunda da, bizi lunaparka götüreceğine eve ekmek alırdı.. Çocuktuk!... Yeni elbiselerimiz sadece bayramdan bayrama alınırdı bize ve her zaman iki beden büyük olurdu, “daha sonra da giysin” diye…hep siyah olurdu kazağımız, sümüğümüz akardı çünkü her gün ve mendil yerine kullanırdık kazağın kollarını.. Çok yırtıldı ayakkabılarımız, çok yama gördü elbiselerimiz Çocuktuk!... Hiç karşılaşmadık başkent günlerinde.. hiç görmedik birbirimizi ama hep aynıydı yüreğimiz, hep aynı şeyleri düşündük… sokaklarda geçti bütün yaşantımız, kazandığımız her şeyin kavgasını verdik biz.. kendi dilimizde şarkılar öğrendik sonra, aşk şarkıları… öyküler dinledik dedelerimizden, nenelerimizden..bu topraklara ait aşk öyküleri…. Çocuktuk!... Aşık olmayı çok geç öğrendik, hayat bize ilk kavgayı öğretti ama şairin dediği gibi “ doğdukları yerden dolayı, doğuştan kavgacı sanılan ama çoğu kavgadan nefret eden çocuklar”dık... Çocuktuk!... İlk sokakta tanıdık ayrımcılığı… “küçükken Kürtlerin kuyruklarından bahsedilirdi / şimdi ise uyruklarından” demişti şair.. kuyruklarımızın olmadığını ispat etmeye çalıştık, anlamadılar ilk seferde ama biz inandırması bildik…. Sonra büyüdük!... Büyürken politikleştik, politikleşerek büyüdük… hani, büyüdük derken, aklınıza 20’li yaşlar gelmesin hemen.. yaş 15’ti, biz bu sefer sokakları oyunlar için değil, bizden sonraki çocuklar daha iyi oynasın diye yürüdük… Bu ülke’nin başka yerlerinde, hiç görmeden, gökyüzüne uzattığımız sıkılı sol yumruklarımızla selamladık birbirimizi… sen, başkent’in soğuk memur resmiyetine karşı gösterirken sıcak yoldaş gülüşlerini, ben bu şehr-i derya’da, denizi fethetmek için çabalıyordum… Devrimciyiz biz!... önüne, arkasına başka sıfat koymadan, etiket yapıştırmadan… sadece devrimciyiz… Bu ülke’yi çok sevmeyi öğretti bize büyüklerimiz, hiçbir çıkar gözetmeden, neden aramadan sevebilmeli insan dedik.. sevgililerimizde oldu bizim, sevgili de olduk…”yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” söz verdik kavgaya… İşkence tezgahlarında, suratlarımızda kızıl fularlarla eylem alanlarında, haykırdığımız sloganlarda hep beraberdik… hiç yitirmedik umudu….hiç düşünmedik vazgeçmeyi… çok kişi gitti yanımızdan, nefesleri yetmedi çoğu kişinin bu sevdaya… hiç bakmadık ardımıza, nefesi yetmeyip, tıkananlara.. bütün yüreğimizle, nefesler yetmez sevdalara tutulduk… Soğuk bir İstanbul akşamında kesişti yollarımız. Sanki bir ömür beraberdik, bir ömür hiç ayrılmamış gibi sarıldık birbirimize… geceleri, açlığı paylaştık birlikte… sıcak çay sohbetlerinde aktı yüreğimiz aynı derya’ya… Üç kişiydik aslında… sonra birimizi aldılar aramızdan.. zamansız, beklenmedikti bu gidiş… biz hiç alışamadık zaten bu gidişlere.. oysa çoktu yaşamımızda böyle gidişler…. Küçük bir kitapçı dükkanında, elimizde sigara ve çaylarla kurduğumuz sıcak sohbetlere sığmadı hiç yüreğimiz… Oturur tavla oynardık bazı vakitler, çay demlemesine…Erdal hep yenilirdi bana, her gün beklerdi senin gelişini dört gözle… ben Erdal’ı, sen beni yenerdin ama her zaman çayı Erdal demlerdi.. - yoldaş bi çay yap!.. - niye hep ben yapıyom ya…siz oynuyosunuz…anlaşma böyle değildi… - bak, ben seni yeniyom sen yapıyon, benle teletabi oynuyo, sen boşsun, sen yapıyon… - tamam o zaman.. sonra, çok satan ya da bizim gıcık kaptığımız kitaplarla alay ederdik üçümüz… - bu ne lan, bende yazım.. sekiz cilt bi de!... - bende yazdım, isme bak.. -bende okumadım lan.. - aha bende attım.. ……………………… - lan ne bu “Çılgın Türkler” furyası be.. - he oğlum, bugünde sordular… - oğlum deme lan, yoldaş... - aha, Erdal’ın komünist damarı azdı yine.. -lan bizde kitap basak.. - he valla…adı da şey olsun; “Sizinki de Çılgınlık mı?” -Çılgınlıkta Ne Ola ki!. - Sen sus lan pis kürt.. - Asıl sen sus lan sümüklü komünist.... - Ne oluyo lan burda… - Sende git çay getir la, Allahın ateisti… Sonra faşist tanıdık kitapçı da…kovduk faşistleri.. alay ettik onlarla…. - selamın aleyküm reis…. - Reis ne lan..birun oğlum taka mı aldın?.. - Ne diyon la sen... - Deniz Gezmiş’le ilgili kitap var mı? - Aklın yetiyo mu onlara…hayırdı imana mı geldin? - Ya, Deniz’de bizdenmiş.. -Sizden mi? - Bunu herkes bilmiyo zaten, bende çok gizli bi yerden duydum.. -He herkes bilmiyo, senin gibi salak nasıl öğrenmiş.. - La s.ktir git…sana bi kafa atarım, boğulursun o deniz’de… ………………………. - kitap sattın mı lan… - yok… biri geldi, kavgam’ı sordu.. - kimdi lan, faşist mi?... - yok kızdı.. - kızdan faşist olmuyo mu oğlum?.. - oluyomuydu!... ………………… Ama durun; biz hiç dünya’yı kurtarmadık o sohbetlerde, hiçte öyle sohbetlerimiz olmadı zaten.. her şeyden konuşur, her şeyle dalga geçmesini bilirdik… gözlerimizin içinde buluşurdu sevgilerimiz… kulağımızda çınlar her vakit, o sıcak çaylı sohbetlerin vazgeçilmez sözü; “devrim bir yaşam biçimidir yoldaş!.. derdimiz, bilmem hangi tepeye kızıl bayrağı dikmek değil, yüreklere dikmektir. Gülüşümüz, sadece bizim değil, hayatın gülüşüdür. Biz bu hayatı seviyoruz ve sevdiğimiz içinde, içindeki kötülüklerle savaşıyoruz..” Bir yaşam biçimiydi bizim için devrim, biz devrim için bir yerleri yakmadık, yanan her daim bizim yüreğimiz oldu… Ama hiç ağlamadık!... bize ağlayacak zamanı bile vermediler.. çok yoldaş kaybettik, çok yandı canımız.. gözlerimizden yaş gelmedi ama hiç…ağlamadık…. Bakın, ağlayamadık demiyorum burada…içimize aktı bütün gözyaşlarımız…. Soğuk bir İstanbul akşamındayız şimdi. Bir ayrılığın vakti arifesinde… şimdilik ayrılıyor yollarımız… şimdilik bir veda anındayız… Karanlık var sokakta, yüreğimde tarifi imkansız bir sızı… yine ağlamıyorum, yine dökülmüyor gözyaşları... Hoşça kal demedik hiçbir vakit, bu seferde söylenmeyecek o söz… çünkü biliyorum ki, aynı gökyüzü altında, aynı bulutları gördüğümüz sürece, sıkılmış yumruklarımızı kaldırıp gökyüzüne, parıldayan gözlerle selama duracağız birbirimize… Görüşürüz; Mücadele arkadaşım, can dostum, siper yoldaşım….
__________________
biz de biliriz yarimize menekşe almasını / ama / arkadaşlar açtı / yedik meneşke parasını... Son düzenleyen: birunsatan : 27-11-2008 02:16 AM |
||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
erken akşam
|
bilek hakkı...adam dediğinde ne olmalı zaten,bir bilek bir de çelik gibi yürek...olmalı...
__________________
-garson hatırlar mısın, fakir ama gururlu bir duble rakı vardı?? -tamam efendim, hemen getiriyorum -yarım saat oldu lan! |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| E-Mailimize Gelenler | gaz kelebek potansiyometresi | Kuyu Bakraçları | 428 | 1 Hafta Önce 08:01 PM |
| Bize Anlatılmayan ATATÜRK... | deepest | Güncel - Politika | 6 | 16-11-2008 12:45 PM |
| Johann Wolfgang Von GOETHE/Faust | chen | Kitap Kurdu | 10 | 20-11-2007 01:21 PM |
| Türkiye Bugün Nerede | eşkiii | Güncel - Politika | 1 | 25-05-2007 11:17 PM |