![]() |
|
|||||||
| Kendi Çalışmalarınız Bütün edebi türlerde gerçekleştirdiğiniz çalışmaları sergileyebileceğiniz bölümümüz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#61 | ||
|
hayatın sonuna mı geldim
Giriş Tarihi: Dec 2004
Konum: Hapishane
Mesajlar: 2,032
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Oradan buradan bulduklarımla yetindiğim... Bir ellerin vadı gerçek birde gözlerin... Şimdi her yer kırmızı her yer kan kırmızı...
__________________
Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayak üstünde... Sorun bu zaten ... Başkasıyla olmak, başkasının olmak değil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak... |
||
|
|
|
|
|
#62 | ||
|
cesur
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 502
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
büyük yalnızlıklara açılan dar sözcüklerden geçtim; bileklerimde tadı intihar kokan yaşlarla büyüdüm. kapalı gözbebeklerim bir avuç renkli camdı; hayatı buza kesti.
ben sana geldiğimde sen kavgalarla bileyliyordun yüzünü. elimde ucu kırık bir altı patlar vardı. elinin rengi soluyordu oysa elin kan kızıl bir oyunun son sesiydi... gecenin en üst katında sorguya çekiyordun tanrıyı. ben uçuruma açılan kapıda hizaya sokuyordum peygamberleri... yalan diyordum gerçeğin yansımasından öte değil. körpe bir kahkaha oluyordun sonra sen; ayyaşlığın orta yerine düşüyordun. aşk diyordun sualsiz bir surattan öte ne ki? ben sahipsiz bir sokakta tatsız tutsuz bir çığlık oluyordum sonra. ş sesiyle başlayan ayetler indiriyordum yaralarıma. şiddette durup şehvete saatler büyütüyordum. şefkat yanı başımdan geçiyordu; umursamıyordum. en son şaraba varıyordum. sen kokusuz çaylar demliyordun; kırık kemikleri iyice ufalar diyip içiriyordun meleklere. zamansız süsler çiziyorduk sonra gecenin kıyısına. sevişmelerin saçlarını örüyorduk mor bir sesin yankısıyla. ben diyordum; biliyorumu bırakıyordun masaya. duvara yeni yollar çiziyordun. gidelim diyordum; planlar bizden önce kaçıyordu şehirden. velhasılla bitiriyordun sözleri; meyilliyiz düşüşlere. karanlığın ortasında parlayan bronz bir heyekel oluyordun her şeyden sonra. nefes nefese kalan iki yaralı düşüşten geriye saçları dağınık yataklar kalır diyordun. ben yakıyordum gözlerimizi; ellerimizi karanlığın ucuna teyelliyordum. zaman kanatırdı kendini; akrebin intiharı yelkovanın faili olurdu diyordun... sonra susuyordu gece... ay'sız geceler diyordum ben... tenim süs oluyordu tenine...
__________________
Korkmuyorum artık yola çıkmaktan... |
||
|
|
|
|
|
#63 | ||
|
cesur
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 502
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
nefessiz kaldığım bir akşam üstünün ellerini getirdim sana. damarıma takılı iğne kan kızıla boyarken boynumdaki oksijen maskesini adını tekrar ettim ben kehribar saçlarında hayatın.
önce adından öte yol yok dedim. derin bir nefes alın dedi aynı anda beyaz önlüğüyle ölümü bir adım geciktirmeye yeminli doktor. uykusuz kabuslardan huzursuzluğunla sıçradım. - hemşire hanım bir doz daha... sonra bir bir saydım sana geldiğim yolları. mor benekli satranç tahtasında yalanların; yana doğru kaç kare giderdi gözlerim? bak unutmuşum. bu cümlenin hangi öğesi anlatır şimdi sana yaln söylemediğimi? nefessiz kaldığım bir akşamüstünün dudaklarını getirdim sana; hafif hafif moraran. yokluğun en çeliğiyle saldırırken duvarlarıma hayat ben bir gecenin tende uzayan gölgeleriyle açtım perdeyi. boynuma dokunan şehvetini tattım; gözkapaklarım tedirgin kirpiklerimle kilitlenirken. ölmek için çok erken dedim doktora; zman intiharım değil. eğer dedim hayt kazanırsa bu eli şehre sahipsiz sayflar yağar ve kimse gizleyemez sevişmeleri. - hemşire hanım hastanın tansiyonunu bir kez daha ölçelim... oysa kanımın basıncı çoktan senin manaya gebe rüyalarına dönmüştü. şimdi hangi gerçek kabul eder ki böyle bizi? habis kelimesinde habis bir ton var demiştin bir vakit. ben uçurum boyunca ince keskin bir ses olan gözlerinin hikayelerine hazin sonlar besteliyordum. doktor bey ellerimin kıyısına dolanan bu ur da neyin nesi? doktor bey boynuma dolanan bu maskenin siyanürü biraz tutsuz... - hasta yitiriyor bilincini... nefessiz kaldığım bir akşamüstünün fallarını getirdim sana. geri dönülmeyecek yolların kaçış planları var aklımda. hadi şimdi gidelim siyah beyaz fotoğraf çılgınlığından. geceye yenik durgun zaman kirpiklerinden dökülen yaşları sevdim ben. sesine gizlenen cıvıl çocukları; sigranın dumanına tutunan kimsenin karşılaşmaya cesaret edemediği suretlerini... al bunları; koy cebine. sonra seyyah bir şarkının kardeşinde seviş benimle. için el verirse kemiklerize batan şehir ıssızlıklarını görmezden gelip bir düş boyu uyu benimle. bak elini kolunu tuttum kabuslarının. ( bedenine yabancı bir odada gözlerimi yelkovanlara dikip sabah olmasını bekledim ben de; seninle) nefessiz kaldığım bir akşamüstünün kankızıla boyalı ellerini getirdim sana. adın dedim... ötesi yok bir anadilin en hergele harfi. - derin bir nefes alın; ilaç birazdan sakinleştirecek sizi...
__________________
Korkmuyorum artık yola çıkmaktan... |
||
|
|
|
|
|
#64 | ||
|
先輩
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 1,531
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
evinizden bugun gidiyorum. kacmaya benzeyen bu gidisin sebebini ogrenemeyeceksiniz. yaninizdan boyle ayrilmak icin size hicbir sebep gosteremeyecek vaziyetteyim. beni affedin. evinize girisim ve burada yasayasim beni caresiz bir felaket pesinde kosturuyordu. bu felaketi burada hazirlayan bendim. evet, siz mesut hayatinizin icinde iken ben bir yarasa gibi size yaklastim. hepinizin sadetine imrendim. hepinizi birbirinizden kiskandim. ben luzumsuz bir varlik oldugumu biliyorum. aranizda bana yer yoktur. lakin ne olursa olsun, yasayisinizin ustundeki gururu siyirsalar sadet namina elinizde birsey kalmayacak. size ayni zamanda aciyorum ve kiziyorum: o kadar baskalarina bakmadan, mukadderatinizi dusunmeden yasiyorsunuz. icinizde en gunahkariniz olsam da en ruhsuz ben degilim. nicik saklayayim: ben burada feci, ezici, oldurucu bir aldanisa ugratildim. sizden igreniyorum. varliklarinizdan uzaklasmak istiyorum. ve onun icin evinizden, bulundugunuz sehirden de boyle uzaklasmaya karar verdim. beni aramaya luzum yok. hicbirinizin yuzunu gormek istiyorum.
|
||
|
|
|
|
|
#65 | ||
|
Yasaklı
Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 13,861
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
aşk sorunsallarım
ayrılık da elbetteki aşk denilen şeyin bir yansımasıdır bence... uzunca düşündüm de sanırım biz aşkı tam olarak bilemedik ve bir sır olarak saklayacağız soru işaretlerinde... ayrılık bence aşkın bir parçasıdır...ayrı tutmak elde değil. aşk asla yeterli değil de... aşk yok,şaka var... hain... (anlayan anlar) |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|