![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
don ki$ot
|
'dilimizde aksamdan kalma bir kufur'
dehlizinde gecmisin, kayip bir ses eski bir yuz eski bir dost ne cok kayip vermisim yuregim, bu sanci bu agrisi ruhumun... nerdesin diye sormayacagim bu kez nasilsa soylemeyeceksin...Aklima dusen gunlerden derme catma bir yazi, adi mektup sahibi sen, adres gecmis... 'Bir gun herkesten habersiz olmek isterim' demistin aksam vakti kucuk mutfaginda kahve yaparken bize. Gozlerine baktim 'sacmalama' dedim. Guldun, kahvelerle salona gectik, en son yazdigin yaziyi okudun bana, icim urperdi. Ne soguk sacmalikti oyle. 'Anlamasin' dedin tersleyerek. Anlamazdim, anlamadim da... 'Biliyor musun?' uzun bir sessizlik arasindan sonra fisiltiyla 'galiba ben ask insani degilim, bunca erkege hep asik sanmisim kendimi'. 'Nerden cikti simdi bu?' diye sordum. Imla kurallarinin dusuk yaptigi egreti bir ifadeyle yuzume baktin, gozlerinden o vakit kervanlar geciyordu. 'Birden aklima geldi iste, ya da hep aklimdaydi sana birden soylemek ihtiyaci duydum. Ask bitti benim icin.' dedin ve sagir eden bir sessizlige kactin, yuzune baktim, kervan yuruyordu. Belki birazdan susayacak bekleyeceklerdi, ustlerinde ucan akbaba umidini kesip gidecekti. Hicbiri olmeyecekti. 'Ask hic biter mi?' diye mirldandim oturdugum yerden, hafif catlak bir gulusle yuzune baktim, yuzume bakiyordun. 'Ezginin Gunlugu' dedim sana 'guzel parca'' degil mi? Kivirdim, eh bazen kelimeleri kivirmak gerekti, anlamlari yandan tasinca yurege saplanmiyor en azindan, agir gelmiyor insana. Gene sustun, her sususta bir seyler eksiliyordu senden. Tanidigim 'sen' gene saklaniyordu, farkindaydim. 'Hadi, falima bak' dedin. 'Baslarim falina' diye tersledim seni. Canim atip tutmak istemiyordu. Canim, seni konusmak istiyordu, bu halini. Bu sessizligini, bu aska kuslugunu...En son sevgilini neden terk ettigini, artik aski neden istemedigini. Gozlerinden kervanlar geciyordu, olunu tasiyordu develer ve akbabalar seni yemeyi kolluyordu. Izin veremezdim, falina bakmayacaktim. 'Yalan' dedin sanki duymami istemez gibi. 'Tum ask hikayeleri yalan' ve yine gittin. 'Yalan da olsa en guzeli degil mi yasadiklarimizin' dedim. Guldun. Saatlerce sonra ilk defa guldun. Ama cevap vermedin. Cevaplarin uyuz ediyordu zaten beni, isime gelmisti susman. 'Bir kahve daha icecegim, sen de ister misin?' sordun. Basimla onayladim. Kitapligina baktim, siirleri severdin. Bakindim, herhangi birinde gizleniyor olabilir miydi 'sen'? Mesela Yaz Bitti' nin bir cumlesinde agliyor olabilir miydi? Buyuk ihtimalle Yalniz Bir Opera'nin bir satirinda sizip kalmistir. Yahut acaba Oguzcan'in bir mektubunda mi?..Kitaplar ele vermiyordu onu, gizli bir anlasmaydi belki bu sessizlik... Gelmissin, fark etmedim. 'Kitap mi istiyorsun' diye sordun. Cevap vermedim sana, belki duymadigimi sanarsin diye. Umursamadin. Kahve icin masaya cagirdin. Geldim. Ictik. Sustuk...En cok susmayi seviyordun o gun...Oysa gozlerinde, en arka sirada oturan o cocuk, heyecanla parmagini kaldirmis, bir seyler anlatmak icin sabirsizlikla bizim onu gormemizi istiyordu. (Kervanlari mutfakta unutmussun, goremedim o an) Sakladin onu, belki de sessizce azarladin, gordugumu fark edip... Neden anlatmiyordun bana? Neyi anlatmiyordun? O gun ogrenemeyecektim... Ucuncu kahve teklifinde, sessizligine kufur edip gitmistim. Yurumek istiyordum, senden kacmak, o cocugun bagirislarindan... Kacmistim. Ertesi gun beni aradin, konusmak istedigini, Beyazit'taki kahveye gelmemi soyledin. Konusmayi ogrendin demek diye takildim sana, kufur ettin. Guldum. Geldim, elma cayi iciyordun. Nargilen elinde, beni bekledigin her halinden belliydi. Once hocani anlattin, geri kafali dedin. Tutucu... 'Baslarim hocanin yedi sulalesine, konuya gel' dedim. Geldin, kahvem de geldi..Hayir, sigara icecektim... Yaktim, gozlerindeki yangini gorunce urperdim sonra... 'Gidiyorum' dedin. 'Bu hayati terk ediyorum' dedin. 'Bana bak sinavlarim bitmeden kendini oldurursen kirarim kafani' dedim, daha iki sinavim vardi. Guldun. 'Yok ben baska kente gidiyorum' dedin. 'S.ttr git' dedim. Guldun. Yangini coktan sondurmustu itfaiye, kuller savruluyordu simdi gozlerinde... Birkac ay abimin yanina gidecegim, belki donmeyecegim... Kac bakalim dedim icimden, nereye varacak bu yolculuk...Bir yerde gene kistiricak seni ask, siir ve de gozlerin... Baska bir sehire kaciyordun, tutmayacaktim seni...Gitmistin. Bir gun, yaz vaktiydi, memleketteki kahvede karsilastik. Yillar gecmisti sanki ustunden, yasli bir bakis demliydi yuzunde...SArildik. Cay ismarladin. Yuzume baktin, gozlerinde bir muharabe sonrasi yikim... Catisiz dusler... Korkularinin isgaline ugramistin, savasmistin, yenilmistin... 'Evleniyorum' dedin. Inanamadim, kufurlerimi karsi masadan duyan adam ters ters bakmisti. 'Bensiz yapamiyor, bana asik, benimle evlenmek istiyor' dedin. Kendini nerede unutmustun, bu askin neresindeydin? Yahut bu ask senin yureginde neredeydi...Bu cumlenin biz'ini korkularin mi isgal etmisti yoksa? Sormadim. Onsan sonra gorusmedik seninle, evlendin. Sessizce, kimseye haber vermeden. 'Bir gun herkesten habersiz olmek isterim' dedigin bu muydu yoksa? Olmek icin bir erkegin koynunu mu secmistin? Iki yil sonra yine karsilastik. Saclarin uzamisti, kirmiziya boyamistin. Hamileydin. Kocan da yanindaydi. Sarildin. Agladin, 'cok ozledim hain neden aramiyorsun' dedin. Kivirdim gene kelimeleri, yuregindeki aciya tuz basmak istemedim. Cunku sen de biliyordun seni aramami senin istemedigini, bu yuzden ne evinin adresini ne de telefonunu vermedigini... Belkide o an bir kucuk bir gosteriydi yaptigin, kocana eski hayatindan bir kendin gostermekti niyetin... Belkide... Sonra hic gorusmedik seninle, duydum uc cocugun olmus. Kizina adimi koymussun. Cok degismissin, gorenler inanmiyormus. Oldugunu sadece ben biliyorum anlasilan. Bugun 'Ask biter mi' yi dinlerken hatiladim tum bunlari... Iyi mi ettim bilmiyorum...Simdi kahve yapacagim, sen de icer misin? |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
s/ezgisel yalnızlık
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: Düşler sokağı
Mesajlar: 1,581
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
çok güzeL yazıLar KYD...yüreğime,taa içime dokunan keLimeLerin dansını seviyorum ben...devamını bekLiyorum(z).
yüreğine sağLık... Mayınlanmış bir gülümseme ve paslanmış bir keyifle... |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
don ki$ot
|
Bir hoyuk bulundu yuregimin unuttugum bir kentinde,
kakavan halim, kendini arkeolog sandi, cok eski gunlerin kentler, yikilmis gerci hepsi, bir de bir yapraklari dokulmus bir gulus bulundu... Yümel...Sensin o gulus...Cocukluk arkadasim...Hoykurme yuregim, aglama kendim...Dur, soluklan, kirmizisi carpar kelimelerin... Yümel...Cok eski bir isim, kayip bir sima...Kalintilar icinde kalmis, birkac eski duygu..Cocuk oyunlarim, cocuk arkadasim... Hangi ruzgar suruklemisti seni o terk edilmis kente? Yuregimdeki yalnizligin yormadi mi seni? Bu unutulmus halin, bu sararmis bakisin. Sen cocuk musun hala? *** Bir oyuncagin olusu duruyordu avluda, cocuklarin gulusu asiliydi duvara..Bazi kentlerde cocuklar erken buyur. Bazi kentlerde kizlar hic cocuk olmaz. **Bazi kentlerde kizlarin duslerine kadinlik oykuleri yazilir. Ve o kizlar hemen buyur, memeleri erken gelisir, erken adet gorurler...Bu kizlari erkenden alacak erkekler vardir o kentte...** Yumel, elinde bir bez bebek, gozlerinde buyume korkusu...Sozlerinse evlenme caginda, gelinlik kiz... Bir okul yolu hatirliyorum, ve yola dokulen yaramaz dusunleri, dagdan topladigimiz cicekler elimizde, kosuyoruz. Urkek bir serce sakli icimizde.. Ayi sirada oturuyoruz seninle...Ben pasakli kucuk bir kiz, sen tertipli bir kadin...Gulecek cok seyimiz vardi gene, sarilacak ortak yanimiz...Neydi, hatirlamiyorum...Yanyana oturmamiz yeterliydi. *Sen kadin korkularini emziriyorsun siranda, ben tebesir firlatiyorum diger siraya, ve Arapca konusuyorum onumdeki kizla* Carpim tablosunu telasla kafamiza sokmaya calisan ogretmen yanima geliyor, ustunde hala dagdan topladigimiz ciceklerin kokusu, kulagimi cekiyor Arapca konustugum icin. Dilim aciyor, Arapca agliyorum Turkce ozur dilerken yalandan. Elimi tutuyorsun gizlice, gulumsuyorsun her dilde...Evet, bu cocuk gururum saklamis gulusunu o yikik kentin kalintilarinda, simdi iyi anliyorum. **Ogretmen, azarlardi bizi, hep telasli bir hali vardi, her seyi ogretecekti bize, egri duruyorduk sinifta...Ne ogrenmistik o zamanda korkudan baska, ne kalmisti geriye elimizdeki cetvel izinden baska...** \Bazi kentlerde masallar sadece kitapta kalir cocuklar icin. Bazi kentlerde kizlar okumayi ayip bilir, ellerinde supurge olur, harfler ceyizdir sinelerinde.\ Yumel, kadin ve bir sarkida 'Unzile'...Elinde supurge, aklinda yemek telasi. Gozlerindeki ormanda kirmizi baslikli kiz, gozlerinin masalinda gulusen cuceler, urkuten devler... Erken bir vakit olen bir anne...Geriye kalan kucuk kardesler...Hemen evlenen, yuregindeki anneni aglatan hovarda bir baba...Gozlerinden annen dustu Yumel, incinmesin topla korkularini... *** Okulun son gunu, bazilari ogretmen icin agliyor, benim kulagim hala Arapca sizilarla bos bakiyor yuzune... Sen, sessiz bakiyorsun...Bir gozyasi akiyor yuzune...Yuregindeki besikten dusuyor emzigi umudunun, caresiz, titrek dudagin...Usul usul agliyorsun...Ben, anlamiyorum, ogretmen icin agladigini saniyorum, cimdikliyorum seni...Irkiliyorsun. Yuzunden toplar dusuyor, ipler, bez bebekler, sinifa dagiliyor... Okul cikisi karnemdeki iyilerin ve ortalarin hesabini nasil verecegimi dusunuyorum, aklima turlu cozumler geliyor anlatiyorum sana, orada degilsin. Yuzune bakiyorum. 'Evleniyorum Gulsen' diyorsun. Anlamiyorum. Evlenmenin ne demek oldugunu bilmiyordum, aklimda limonlu dondurma... Adet oldum diyorsun, korkuyorum, o ne. Kan diyorsun, doktora git, iyles diyorum. Yasim kac ki, aklimda renkli ucurtmalar... -Ki bazi kentlerde bazi seyler ogretilmez cocuga- Artik gorusemeyecegiz diyorsun. Agliyorum. -Kimse calmasin seni benden, yoksa aglayinca kime siginir korkularim- Baska bir koye gidecegim, zengin bir amcayla evlencegim. Amcalar sever cocuklari diyorum, uzmez, ayirmaz bizi diyorum. Gidecegim yer uzak diyorsun. Babam getirir diyorum. Kiziyorsun. Cocuksun sen diyorsun, seninle korebe oynayamam artik. Buyudum ben. Gozlerinde sek sek oynarken titriyor sozlerin... ***Bazi kentlerde kocalari yaslidir genc kizlarin, amcasi sanir ondan kadinlik bekleyen adami*** Bir aksam, yemek yedikten sonra guzel elbiseler giyiyoruz. Elimizden tutuyorlar, bir dugun salonu geldigimiz. Sen, kucuk kiz, ustunde gelinlik, egreti kadinligin, karsimdasin...Gulumsuyorsun, gozlerinde ebeliyorum seni...El salliyorsun erik agacindan, yuregime dokuluyor tum erikler...Nasil da aglamak istiyordum, nereye gidecektin, neden? **Bazi kentlerde kizlar soru soramazdi. Ayipti. Ayiplar yorgandi tum duslere** Ondan sonra seni uzun bir zaman gormedim. Sol yanimda, hep orada ama saklambac oynadik seninle...Cicek topladik daglardan, erik caldik bahceden. Sonra ben gene okula basladim, yeni arkadasliklar kurdum. Kitap okumaya basladim, soru sormayi ogrendim, ayip kendi kiyisina cekiliyordu yuregimde... Belki birkac yil sonrasiydi, seni bizim mahallede gordum bir gun. Tanimadim once. Sismanlamissin, memelerin kocaman olmus, sana 'anne' diyen iki cocuk... Sahi annen hala emziriyor mu seni gok gurlerken? *Bazi kentlerde kizlar annelerini ceyiz olarak gotururler duslerinde* Yumel, cocukluk sirdasim, biraz annem, biraz da yaramaz gulusum...Ben de buyudum...Senden cok sonra ama...Nice okul yolundan sonra...Gun geldi ben de evlendim, amcamla degil ama: sevdigim insanla Ve benim de oglum var simdi adi : Boran/cocuk duslerini emziriyorum her gun... Sen de buyudun mu cocuklarinla? Son düzenleyen: kafayi yemis dusler : 12-08-2006 11:44 AM. |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
don ki$ot
|
Hep sevdiklerine mi yazar insan?
-masum degiliz hicbirimiz- Havzasinda anilarin bir husunet surat...Gozlerinde hitan edilmis sevincler ve saklanmis goz yaslari... Sahi adin neydi? Bosver adam...Adin geride kalsin, birkac satirlik omrun var zaten... Bazi sarkilar heyula gunleri getirir hatira, o gunlerin hasat an'larini ve kotu adamlarini...Bazi sarkilar, göyük agrilar birakir insanda, yillar gecse de hep hatirlanan...Bazi adamlar bazi sarkilari bicaklar acimadan... Hic unutmayacakmisim seni...Yuregimde biraktigin iz, yine bir sarkida sizladi, adam... Sarip sarmaladagim gozyaslarim islak bir gun sundu bana. Yeniden goverdi huznum, yeniden hortladi gladyator sozlerin, keskin husumetin. Adam, git basimdan... Havanda dovulen sevincler sundu ellerin. Bazi sozler pic bir yalnizlikta beslenir, karanlik odalarda yuregin, gunes yuzu gormez ve tadi buruktur, acidir. Sozler senindi. Catlamis yureginin ciliz gosist sesleri... Bazi göcük adamlar, biyik altindan guler. Bazi göcük adamlar frijit sevincler yasar, tek gunluk dostluklar... Fosforlu sozcuklerde seyyahtir, fosforlu orospular sever. 'Atin olumu arpadan olsun' ...Adam, futursuzca sevisir. Asksa yureginin gecekondularinda hoyrat gunler yasar. Boyle adamlar aski komik bulur. Boyle adamlar yuregindeki gomutlerde saklar duygularini. Korkaktirlar cunku. Boyle adamlarin... Bir hisirti bu sarki, bir cizirti...Yok, silmek lazim, hic duymamak...Hortluyorsun adam, oysa hic tanimak istemezdim seni. Senin icin gunler yasamak, ve saf saf siirler yazmak...En kotusu de aglamak.. Kakavan bakislarin, iste yilllar sonra burada, karsimda... Yureginin sokagindan gecen her kadindan kimbilir neler eksilttin, kimbilir neler caldin gulusunden sevginin... SArki bitiyor, adam gidiyorsun...Hasarat sozlerin, tedavulden kaldirilmis gulusun... Git...Adam 'degilsin'... |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
![]() |
Benzer Konular
|
![]() |
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Gizli mektuplar askere gidiyor... | Deniz | Kuyu Bakraçları | 117 | 4 Hafta Önce 05:30 PM |
| style developed @ GFXstyles Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
|
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. |