dipsizkuyu.net  

Geri Dön   dipsizkuyu.net > Genel > Dünya
Anasayfa Forum Oyun Parkı

Dünya Ekoloji, çevre sorunları, hayvanlar alemi...

Yanıt
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 29-08-2008   #1
Kuyucan
 
Giriş Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 7
calikusu farklılığını belli etmeye başlamış
Angry ''Ekoloji sahteciligi'' ve DIL!!

[COLOR=#88afb] TAHİR ÇALGÜNER [/COLOR][COLOR=#88aeb7]Parça-bütün ilişkisi[/COLOR]
[COLOR=#88aeb7]Kent planlama mimarlık mıdır?[/COLOR]
[COLOR=#88aeb7]Türkçe nasıl korunmalı?[/COLOR]

[COLOR=#ffffff][/COLOR]
[COLOR=#ffffff]Çöken “Çevre- ciliğin” Sarıldığı dal :

Ekoloji Sahteciliği! Ve Empatisiz “Beyhude- cilik”

Küreselleşmenin, yaşamın değişik alanlarındaki sanal görünümlerin ardında yatan ortak, de facto (fiili) örüntülerinin ve Neo-liberalizm ”kavram sahteciliğinin”, Neoklasik iktisat kuramındaki köklerini betimlemek gerekmektedir. (2) Sonra da, Post- Modernist felsefenin sabıka ünlüsü, “dil oyunlarını! ” da elbette. (kelime oyunu değil!)

“A.B – D” merkezli düşünce fonu kuruluşlarının en önemli işlevlerinden biri de, kavram imalatı,(kredilendirmesi dahil) ve Türkiye gibi ülkelere ihraç etmesindeki ustalıktır. Belli bir kavramsal çerçeveyi “bilimsel”, bu çerçevenin dışını da “bilimdışı” olarak dayatabilirsiniz. Olgularla kavramlar arasındaki ilişki “görünmez bir bilim baronunun eli! “ marifetiyle bilerek çarpıtılır. Bilim sahteciliği, işte böyle bir “şey”dir. Teoremler hayata uymuyorsa, hayatı teoreme uydurma polemiksel girişimidir bu.(2)

Ali’nin Veli olarak pazarlanması sürecinde, başta Demokrasi ve Ekoloji olmak üzere bu iki temel kavram bile özgün içeriğinin, tam tersi yönünde işlev görmek üzere, bil(ç)imsel! çarptırılmaya konu olmuştur. Neredeyse, özellikle bu ki kavram, ekmeğin üzerine sürülüp yenilebilir bir [/COLOR][COLOR=#ffffff]şeker[/COLOR][COLOR=#ffffff]leme haline indirgendi ve ucuzlatıldı. (Ekoloji adına! Ya da işlerine! göre.) Beynimizin kortikal tabakasına, böylelikle kodlanan yanıltıcı bilgiler zihnimizin yeniden formatlanmasını zorlaştırıcı etki yapar.

Konumuzla ilgili olarak, “Ekoloji” kavramı ; “Çevre-bilim-cilik”! (Neo- Environmentalism) değildir. 1876 tarihli, Ekoloji bilim kuramını,” B.M” odaklı 1973 tarihli totolojik ve dar kapsamlı “çevreci” bir olguya indirgemenin bilimsel açıdan ne denli zor ve çelişkili bir süreç olabileceğini de okuyucuların takdirine bırakıyorum! Bakılması için üniversite avlusuna bırakılan kavramlarla, bizzat bilim patentli kuramsal kavramlar arasındaki farkın; söz konusu bu kavramları birbirleri ile özdeşleştirmeye mani bir durum oluşturması, aslında son derece doğaldır.

Ekolojizm ; bütüncü bir bilim yöntemini odağa alan,”merkezcilik” yaklaşımlı olmayan toplumsal, felsefi ve sosyal öğretilerin ortak adıdır. Ekolojist ise, bu türden öğretileri üreten ve savunan bilimcilerin ve ilgili meslek disiplinindeki kişilere verilen ortak isim ve “sıfat” tır. Öyleyse, Ekolojizm, doğası gereği bilimsel bir yapılanma olmadığı gibi, Ekolojist de doğası gereği bir bilimci değildir; oysa Ekoloji,(çevrecilik değil!) sadece insanı da kapsayan bir Ekosistemler bilimi yani “logos” tur. Ekolog ise, sadece ve sadece bir bilgindir. Ayrıca, İsim babalığını Ekolojinin yaptığı “Ekolojist Bilim” alanı ise, geleneksel ve statik bilim yaklaşımımız ile karşılaştırıldığında, epistomolojik olarak farkındalaşan yeni bir holistik bilim paradigmasının doğmasını gerekli kılmıştır.

Ekolojist bilim: Holografik- döngüsel bilgi kuramına göre, Bütüne dair tüm bilgiler her parçanın içinde (saklıdır) mevcuttur. Par[/COLOR][COLOR=#ffffff]çay[/COLOR][COLOR=#ffffff]ı bütünde görür. Bütünü de parçanın kendisinde arar. “Bütüncü” bir bilim düşüncesini (epistomoloji-ontoloji beraberliği) temel alır.Yerküremizin de içinde bulunduğu evrensel sistem, tek boyutlu mantıksal-pozitivist bir neden sonuç ilişkisi içinde fonksiyon göstermez.Böylesi köklerini tarihten alan yeni bir düzende, öğrenme ve ekoloji düşünme eğitimine geçiş yapmak için ; Düşünmeyi, yeniden düşünmek zorundayız.Hem özde hem sözde….

Doğaldır ki, karşılıklı etkileşim içinde olan,(olması gereken) Sosyal ve Doğa(l) bilimlerin ortak bir uyumlaşma noktası olan ve de 3.Bilim olarak adlandırılan “Sosyal Ekoloji” bağımsız bilim alanının üzerine giydirilmeye çalışılan protez yüzün ise; takdir edileceği gibi artık bir çevre sorunu! haline gelen (popülist ve oldukça analitik) “ çevre-bilim-cilik ”! söylemi olduğu görülür. (1) ”Çevre Emperyalizmi” küresel bir senaryo olduğu gibi Ekoloji ise, yaşamın bilimdir.,Bu iki farklı bilim ekseninin bütüncü beraberliği, eklektik toplamlarından öte, yeni ve farklı (üç boyutlu) bir epistomolojisinin geliştirilmesi gereği de bilimsel bir saptamadan kaynaklanmaktadır.”Çevrecilik” adına yapılan bilinçsiz eylemlerimizin genelde, bizzat kendisinin ekolojik yıkımlara neden olması bunun en güzel örneğidir. Ekoloji; Holistik (bütüncü) ancak totalitik! olmayan yeni bir düşünme eğitimi ve bilme biçimidir.(Ayrıntılı bilgi için bkz. kaynak (1.)

Neo - liberalizmin demokrasi anlayışının dayandığı pozitivist (bilimsel!) temel;

toplumsal olarak Ekoloji ile Çevre (ileri ve geri) arasında nesnel bir ayırımın yapılamayacağı biçimindeki bilimdışı bir saptamadır. Bunun aslında, bildiğimizi sandığımız her şeyin doğru ve aynı zamanda yanlış olabileceği gibi sinsi bir yanılsamayı da içerdiğini söyleyebiliriz ki; böylelikle, Ekoloji ile çevrebilim kavramları da aynı derecede muhterem hale getirilir ve demokrasi! adına eşit muamele görmeleri gerekir.. ”Çevre Ekonomisi” retoriği ise; Neoklasik iktisadın “dışsallıklar” bölümünden başka bir şey olmayıp, “Ekolojik Ekonomi” kavramı ise, bunun tam tersi yönünde gelişen bir bilim dalıdır.

Bu bağlamda ;” ileri” olana, bilime ve gerçeğe verilen görev de, kendi karşıtlarına salt hoşgörü göstermektir Çevre-bilim-cilik söylemi; Ekoloji (altın) madalyonunun ön yüzünün üzerindeki ” teneke”! kaplamadır. Ekolojizm, bir “Çevrecilik” kelimesi ile onurlandırılamaz. Dolayısıyla Madalyonun; “Çevreci”’! ( teneke kaplamalı) yüzünün”, öteki yüzü ile aynı olmadığını ve hatta Ekoloji yüzünün, madalyonun içi (içyüzü) ile de aynı olduğunu anlarız. Madalyonun kapağını açmamıza az kaldı. Sahte! madalyonu bulabilmek için...ve bir tırnak çiziği zihniyet kazıntısında...!

“Demokrasi” ve “Ekoloji” gibi temel kavramları, Murray Boockhin ’ in Toplumsal Ekoloji kuramından cımbızla araklayarak, ve bir zihin çabukluğu içinde birleştirip, sözde “demokratik ekolojik toplum modeli ” adı altında ve yine aynı dil oyunu ile; Eko-Konfederasyon! niyetlilerinin emellerine, teorik gerekçe yapan Eko- magazincilere bile ülkemizde rastladık. Kastedilen bu “demagojik toplum” modelinin, Ekolojik toplum modeli ve iktisadi olmadığı ve bilimin zorunlu güzergâhı ile de bağdaşmazlığı ise aşikâr (tescilli) bir durumdur.


Makalemde,

İyi niyetli, samimi ancak yeterince Ekolojik felsefeyi ve bilimini yeterince içselleştiremediklerini saptadığım;

a)Çevre hukuku müşavirlik normatif hizmet sektörünü b) Serbest piyasa çevrecilerini ve “arıtım teknolojisi” mühendislik hizmetlerini c) ”Çevrecilik”! uğruna fiziksel şiddet gördüğünü iddia eden, üslubu gelişmemiş medya akademisyenlerini d) Girişimcileri, “ne kadar çok mahkemeye verirseniz o kadar “çevreci” olursunuz! ” düsturunu benimseyen gruplardan tutun da ,imza kampanyaları ile (ücretli, ücretsiz) protesto gösterileri yapıp, en sonunda da vakaları yargıya taşımayı akıllarına getirmeyi-unutan “çevre eylemcilerine” kadar uzanan aktivist veya pasif nitelikte internet grupları ve örgütlenmelerini ve arabesk söylemlerini, eleştiri kapsamı dışında bırakmamın nedeni; söz konusu yerel insiyatiflerin bu halleri ile bile, Türkiye için bir lüks olmadığını düşündüğümden (inandığımdan) dolayıdır.

Dolayısıyla, yazımın genel hatları, bilim sahteciliği yapan kavram tüccarlarının, küresel ve ulusal ölçekte konuçlanmış, bulunan akademik bürolarının, genel bir ”hijyenik bahar denetimi” ile sınırlandırılmıştır.

Ulusal dillerdeki, kelimelere karşılık gelen kavramları, sahtecilik (takiyecilik) kriterleri açısından incelemek; öncelikle bilimin “indirgenmemiş” orijinal kuramlarına sadık kalınarak yapılmalıdır. Kavramların Türkçeleştirilmesi asıl hedef olmakla birlikte, önşart değildir. Olayı basit bir dilbilgisi gibi biçimsel bir bakış açısıyla algılamanın getireceği ince tuzak ve yanılgılardan da kaçınmalıyız. Kaldı ki; her ulusal dilde ortak olması gereken bir tek kelime varsa, o da ortak geleceğimizi yakından ilgilendiren Ekoloji kelimesi olurdu. Yazıldığı gibi okunur, okunduğu gibi yazılırdı.

Nitekim T.D.K nın; tam da bu noktada, Ekoloji kelimesinin anlamı ile ilgili olarak devrimci bir kararla “DİL VE BİLİM” arasındaki dengeyi de gözeterek bir düzenleme yapması ve dil oyunlarını bozma yönünde bir irade göstermesi, evrensel olduğu kadar da ulusal ve olumlu bir gelişmedir. (TDK ’nın 2008 yılındaki sözlük değişikliği yazının sonunda verilmiştir. “Çevrebilimi” kelimesi, Türkçe sözlükten çıkartılmış ve ”Ekoloji ” kelimesi ile (bilimsel ve dilsel olarak) eş anlamlı olmadığı sonucuna varılmıştır.)

Özne- nesnenin döngüsel beraberliği ve birlikteliği, Bütüncü ve ekolojik düşünceye giden yolda mihenk taşıdır. İkili ahlakın ahlaksızlık olduğu gibi bir gözlemle, farklı kavramları, ilizyonist ve popülist bir çıkışla birbiri ile özdeşleştirme saplantımızdan kurtulmamız, Bilim ve ahlak (numen) arasındaki ilişkinin kuramsal açıdan güçlendirmesine de katkı verecektir.

Bilim ve Ütopya dergisinin geçen ayki sayısında “kapak” konusu olarak işlenen “Kavram sahteciliği” manşeti, genel bir açılıma olanak sağlaması açısından tatminkâr ve heyecanlandırıcı bir girişim olmakla birlikte, somut olarak hangi kavram veya kelimelerin sahtecilikten nasibini aldığını örnekleriyle göstermek, bu konuda hazırlanması düşünülen sözlük çalışmasına da anlamsal bir ivme verebilir ve zemini kayganlıktan, suyu da bulanıklıktan kurtarabilir.

Bir yerden başlamak gerekirse;
Demokrasi,
Kemalizm,
Ekoloji,
Yeşiller,
Sosyoloji,
Yönetişim,
Projecilik
Sosyo-biyoloji,
Kamu yararı,
“Ortak Akıl” ve Toplum mühendisliği …vb vb…..aklıma ilk gelen, bazı kavramların kelimeleri…
Evet, kavramlarınızı bekliyoruz. Katkılarınızı ve desteğinizi de.

“Kelime”! oyunları gibi, biçimsel bir miyopiye de girmeden , ancak oynanan “dil oyunlarını” da, bilimsel olarak deşifre ederek ve kelimelere karşılık gelen kavramları bilim ve dil süzgecinden geçirip özünü de zedelemeden ve hatta gelecekteki olası fenomenolojik (yorumsamacı bilim) açılımlarına da olanak sağlayıcı “içeriksel” bir gerçeklikte!

Görüşlerimi;

Her nerede ve nasıl yaşatılıyorsa; Türkiye’ deki, tüm “Üniter (ulusal) Ekolojistlerin”, az sayıdaki nitelikli “Sosyal Ekoloji” bilim alanında uğraş veren Kemalist akademisyenlerin, münevver ülke yazarlarımızın ve halkımızın üst –bilinç algısal düzlemlerine sunarım.

“Kemalizm” in (“Atatürk-çülük” de değil!!) ; “6 ok” ilkesine bir “ok” daha ilave edilse, o da “Ekoloji” ilkesi (oku) olurdu herhalde…[/COLOR]

[COLOR=#ffffff]
Sevgi ve Bilim ile… “Ekolojik” kalınız.

Tahir ÇALGÜNER
[/COLOR]
calikusu çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 29-08-2008   #2
Tembellik Kutsaldır!
 
kisitli optimizasyon nickli kullanıcının avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2008
Konum: Barbados
Mesajlar: 1,410
Blog Mesajları: 2
kisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandırkisitli optimizasyon herkesin tanıdığı bir insandır
Varsayılan Ynt: ''Ekoloji sahteciligi'' ve DIL!!

Hehe. Ulusal ekolojist kavramını da kendisi üretmiş herhalde.
O kadar bilimden bahset ve bilimsel bir yazı yazmaya çalış yazının son kısmında faraziyelerden oluşan bir buket sun hehe iyiymiş. Bir de şu olayı politik özne haline getirmeden anlamayan bir toplumda yaşamanın acısını çekiyorum. Komik adamlar deyince kızıyorlar sonra ne yapalım kızalım mı bizde şimdi durup dururken..
__________________
Tembellik hakkımı verin ulan dümbükler!
kisitli optimizasyon çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Eski 08-09-2008   #3
Kuyucan
 
Giriş Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 7
calikusu farklılığını belli etmeye başlamış
Varsayılan Ynt: ''Ekoloji sahteciligi'' ve DIL!!

Yukarudaki geveze arkadasin uyelik durumu ile ilgili bir bilgi verebilir misiniz? 852 tane 'birseyler' yapan kisinin gonderdigi her mesaj birbirinden beter ve son mesajina benzer ise yandik vallahi billahi..!
calikusu çevrimdışı   Alıntı yaparak yanıtla
Yanıt


Konu Araçları

Yeterlilikler
Yeni konu açamazsınız.
Konulara yanıt veremezsiniz.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

[IMG] kullanımı
HTML kullanımı Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Yanıt Son Mesaj
Türkiye'yi sarsacak gizli plan ! hkbayram Güncel - Politika 13 11-07-2008 06:37 PM
Barzaniler Tarihi simiramis Tarih 13 14-11-2007 01:17 AM
Aydınlanma Çağı ice cream Tarih 0 21-10-2007 08:16 PM
Din olgusu karatoprak1975 - 6 Kuyu Çöplüğü Sergisi 2 19-06-2007 02:45 AM
Yahudi Gizemciliği ve Kabbala serkan911 İnanç Sistemleri 0 19-08-2006 02:03 PM


Bütün zamanlar GMT +2. Şu an 01:15 AM.


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0