![]() |
|
|
#1 | ||
|
Sergüzeşt
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 4,634
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ağustos 2007’de başlayan küresel kriz her gün yeni bir boyut kazanıyor. Ülkelerin birçoğu aldıkları önlemlerle ‘küresel yangın’ı söndürmeye çalışıyor. Türkiye, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya, İtalya, İspanya, Rusya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Yunanistan ve Benelüks, İsviçre, Macaristan ülkelerinde yaşanan gelişmeler şöyle... TÜRKİYE 2001 krizinde ekonomisi ağır yara alan Türkiye, ABD’den başlayan küresel krizde dayanıklı kaldı. Krize neden olan mortgage ürünlerinin Türkiye’de yer almaması nedeniyle bankacılık sisteminde ABD ve Avrupa’dakine benzer sorunlar görülmedi.Türkiye krize karşı henüz bir önlem paketi açıklamadı. Hükümet yurtdışında Türk vatandaşlarına ait paraların geri dönmesine ilişkin bir düzenleme hazırladı. TMSF’de olan mevduat garantisini artırma yetkisi de 2 yıl süreyle Bakanlar Kurulu’na verildi. IMF ile 19 kez stand-by anlaşması yapan Türkiye’nin, Fon’la yola nasıl devam edeceği belli değil. İhtiyati stand-by anlaşmasına ilişkin görüşmeler sürüyor. ABD Küresel krizin adeta başkenti olan ABD, 700+150 milyar dolarlık plan hazırladı. ABD Hazinesi devlet yardımına ihtiyaç duyan, sigorta şirketleri dahil tüm finans kuruluşlarına sermaye enjekte edebilir. Hazine, finans kuruluşlarının elindeki sorunlu mortgage varlıklarını satın alabilir.Banka hesapları 250 bin dolara kadar sigortalı. Hazine, batan bankaların mudilerinin paralarını almalarını sağlamak amacıyla bankanın sigorta birimine sınırsız miktarda borç verebilir. Varlıkların piyasa değerleri düştüğünde ya da belirlenemediği zamanlarda finans kuruluşlarının borçlarını karşılayamaz duruma gelmelerine yol açtığı söylenen mark-to-market (piyasa fiyatı üzerinden düzenli kâr/zarar beyanı) muhasebeleştirme yöntemi, düzenleyici kuruluşlar tarafından askıya alınabilir. Fed, 900 milyar dolara kadar çeşitli likidite önlemleri, ayrıca bir ticari kağıt programı ve AIG ve JPMorgan gibi tek şirketlere kredi verme gibi uygulamalar yapıyor. Mortgage piyasasından başlayan kriz birçok ABD’li bankanın tarihe karışmasına neden oldu. ABD’nin önde gelen bankalarından Bear Stearns, Mart ayında şirketin tamamını 236 milyon dolar olarak değerleyen hisse başı 2 dolar fiyatla JP Morgan’a satıldı. Kredi krizi öncesinde ABD’de beş büyük yatırım bankası bulunuyordu. Yatırım bankaları, uzun vadeli kaynak transferi yapma görevini üstlenmiş kurumlar niteliğini taşıyor. Bu bankaların mevduat toplama yetkisi bulunmuyor. Bear Stearns’ün Mart’ta JP Morgan’a satılmasının ardından, Bank of America Merrill Lynch’i satın aldı. Alıcı bulamayan Lehman Brothers iflasını açıkladı. Son olarak Fed, ABD’nin en büyük iki yatırım bankası Goldman Sachs ve Morgan Stanley’yi desteklemek için her iki bankanın da statütüsünü değiştirdi. Tüm bu gelişmeler Wall Street’teki yatırım bankacılığı modelinin sona erdiği anlamına geliyor. Uluslararası finans krizinin başlangıcı olarak kabul edilen Ağustos 2007 tarihinden bu yana ABD’de batan banka sayısı 14’e ulaştı. Banka iflasları 2008 yılında hızlandı ve sadece bu yıl 11 banka iflas bayrağını çekti. ABD hükümeti, son olarak ülkenin en büyük mevduat bankası Washington Mutual’a el koydu. ABD Hükümeti kurtarma paketinin ilk ayağı olarak bankalara 250 milyar dolarlık yardım etme kararı aldı. Bu yardım paketinden 9 banka yararlanacak. ABD yönetimi evlere el konulmasını önlemek amacıyla mortgage kredileri için de 600 milyar dolarlık yeni plan üzerinde çalışıyor. İNGİLTERE Dünyayı saran kriz Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi İngiltere’yi de önlem almaya itti. İngiltere’nin açıkladığı paketin büyüklüğü 400 milyar sterlini (691 milyar dolar) buluyor. Hükümet bankalara 50 milyar sterline (87.8 milyar dolar) kadar sermaye enjekte edebilir. Bu miktarın yarısı tercihli hisse ya da sürekli faiz getiren hisseler olabilir.İngiliz hükümeti, bankaların kısa ve orta vadeli borçlanması için 250 milyar sterlini (439 milyar dolar) garanti edecek. İngiltere Merkez Bankası (BOE) bankalara, çalışmalarını sağlayacak yeterli nakit bulunmasını sağlamak için ihaleler yoluyla en az 200 milyar sterlin (351 milyar dolar) borç verecek.Böylece BOE’nin uygulanan likidite ihalesi sayısı iki katına çıkıyor ve ayrıca üç aylık sterlin ve haftalık dolar ihaleleri de sürüyor. İngiltere hükümeti, 37 milyar sterlin tutarında bir sermaye yatırımı yardımıyla Royal Bank of Scotland ile birleşme aşamasındaki HBOS ve Lloyds bankalarına bu birleşmeyi başarıyla tamamlamaları halinde destek olacağını açıkladı. ALMANYA Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya’nın kurtarma paketinin büyüklüğü 500 milyar Euro’yu buluyor. Paketin 400 milyar Euro’luk kısmı bankalar için garantilerden, 80 milyar Euro’luk kısmı bankaların sermayelendirilmesinden ve 20 milyar Euro’luk kısmı garantilerin desteklenmesinden oluşuyor. Para yeni oluşturulan ‘mali piyasa istikrar fonu’na transfer edilecek ve bankalar gelecek yılın sonuna kadar bu fondan yararlanabilecek. Almanya’nın banka kurtarma paketinin tutarı olan 500 milyar Euro, ülkenin 2007 yılında 2.423 milyar Euro olan gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık beşte birine denk düşüyor.FRANSA Fransa, küresel kriz karşısında zor durumda olan bankalara 360 milyar Euro’ya kadar yardım yapacak. Kredi kriziyle karşı karşıya kalan bankalara sunulacak destek planı çerçevesinde hükümet bankaların verdiği borçlara 5 yıl süreyle garanti getirecek. Fransa hükümetinin bankalara vereceği garantinin limiti 320 milyar Euro olacak ve bu amaçla devlet bir şirket kuracak. Bankaların yeniden sermayelendirilmesi için ikinci bir kamu şirketi daha oluşturulacak. Bu şirkete Fransa devleti tarafından 40 milyar Euro verilecek. AVUSTURYA Avusturya Hükümeti, bankacılık sistemine büyük bölümü garantilerden oluşacak 100 milyar Euro’luk kaynak sağlayacak. Kaynağın 85 milyar Euro’luk kısmı garantilerden, 15 milyar Euro’luk kısmı ise yeni sermayeden oluşacak. İTALYA İtalya da kriz nedeniyle bankaları destekleyecek. İtalya Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Alberto Giorgetti, İtalyan hükümetinin bankacılık sektörüne destek için 20 milyar Euro’dan fazla kaynak sağlayacağını açıkladı. İtalya, bankalardaki mevduata 103 bin Euro’ya kadar garanti verilmesi ve devletin bankalardaki hisseleri satın alarak onlara sermaye desteği sağlamasına karar verilmişti.İSPANYA İspanya, banka kredileri için bu yıl 100 milyar Euro garanti edecek. İspanya ayrıca, mali sektöre yardım amacıyla 30 milyar Euro’luk bir fon kuruyor. İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, yaptığı açıklamada, mali sektöre destek amacıyla kuracakları 30 milyar Euro’luk fonun, gerekirse 50 milyar Euro’ya çıkarılabileceğini söyledi. Zapatero, ülkesinde bankaların mevduat güvencesini 100 bin Euro’ya yükselteceğini de bildirdi.RUSYA Gelişmekte olan ülkelerin başında gelen Rusya, finans krizine karşı toplam değeri 86 milyar dolar olan iki önlem paketini hazırladı. Paketlerde yer alan önlemler, dış borçlarını yeniden yapılandırması gereken banka ve şirketlerin kullanabileceği 50 milyar dolarlık bir fon kurulmasını ve ikinci derecede alacakları olan Rus bankalarına 950 milyar ruble (36.31 milyar dolar) verilmesini içeriyor. Rusya küresel piyasalardaki aşırı hareket nedeniyle defalarca borsasında işlemleri durdurmak zorunda kaldı. Kriz nedeniyle Svyaz Bank, Kit-Finance ve Sobinbank adlı üç Rus bankası devlet eliyle kurtarıldı.İZLANDA Kuzey Atlantik’in ortasında bulunan 300 bin nüfuslu küçük ada ülkesi İzlanda’nın ekonomisi çökme riskiyle karşı karşıya kaldı. İzlanda Kronası’nın Euro’ya karşı bir gün içinde yüzde 30 düşmesinin ardından İzlanda Hükümeti, devletin bankalar üzerindeki etkinliğini artıracak bir paket açıkladı. Paket, banka mevduatlarının garanti altına alınmasını içeriyor. İzlanda Hükümeti ülkenin üç büyük bankası Kaupthing, Landsbanki ve Glitnir’e el koydu.Küresel krizde en çok etkilenen ülkelerin başında gelen İzlanda, IMF’ye istikrar programını sunarak 2 milyar dolarlık yardım talep etti. IMF, İzlanda’nın istikrar programını onaylaması halinde talep edilen miktarı verecek. İzlanda IMF’den acil olarak 833 milyon dolar istedi. 833 milyon dolarla bankacılık sistemini yeniden düzenleyecek olan İzlanda, 1976’dan beri IMF’den yardım alan ilk batılı ülke olacak. Küresel mali krizle bir haftada iflasın eşiğine gelen İzlanda bankalarının halihazırda ödemeleri gereken borçları 138 milyar doları buluyor. İRLANDA Kurdarma paketinin büyüklüğü 400 milyar Euro (549 milyar dolar). Hükümet bu plan uygulamasına giren altı bankadan herhangi birinden hisse alabilir. Altı bankadaki mevduatlar ve diğer bazı yükümlülükler güvence altına alındı. Böylece AB içinde kendi bankalarına yüzde 100 mevduat güvencesi sağlayan ilk ülke İrlanda oldu. Bankalardaki tüm mevduatlar için geçerli olan devlet garantisi, 2010 Eylül’üne kadar devam edecek. İrlanda, son küresel dalgalanmanın ardından, mevduata uyguladığı devlet garantisi limitlerini, 20 bin Euro’dan, 100 bin Euro’ya yükseltmişti.NORVEÇ Kurtarma paketinin büyüklüğü 350 milyar kron (57.4 milyar dolar). Bankalar mortgage-destekli hisse senetleri dahil olmak üzere garantili tahvilleri devletin yeni bonolarıyla takas edebilir ve bu yeni kağıtları likidite karşılığında merkez bankası ihalelerinde teminat olarak kullanabilirler. Merkez bankası ayrıca daha küçük bankaların yararlanması için iki yıllık likidite krediler verebilecek.YUNANİSTAN Yunanistan 3 yıl için bankalardaki mevduat garantisini 100 bin Euro’ya çıkarmaya yönelik bir düzenleme hazırladı. Mevduat garantisinin yükseltilmesi, küresel finansal kriz sırasında bankacılık sistemine olan güvenin yeniden inşa edilmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Yunanistan Başbakanı Karamanlis, Yunan ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu söyledi. Karamanlis, Yunan bankacılık sisteminin de güvenli ve kredi itibarının yüksek olduğunu kaydetti.BENELÜKS Hollanda, finansal güçlük içine düşebilecek kurumları desteklemek amacıyla 20 milyar Euro’luk fon kurdu. Fon yalnızca büyük bankalar için değil, sigorta şirketleriyle orta ve küçük ölçekli finansman kuruluşları için de geçerli olacak.Belçika-Hollanda merkezli finans grubu Fortis NV, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un ortak müdahalesiyle devletleştirildi. Üç ülke Fortis NV’ye 11.2 milyar Euro para aktarma kararı aldı. Belçika devletleştirme sürecine 4.7, Hollanda 4, Lüksemburg ise 2.5 milyar Euro ile katkıda bulundu. Ancak ortak müdahalesiyle devletleştirilen Fortis NV’nin kontrolü bir hafta sonra (29 Eylül) Fransızlara geçti. Fransa’nın halka açık en büyük bankası olan BNP Paribas, Fortis ile yapılan anlaşmanın toplam değerinin 14.5 milyar Euro olduğunu açıkladı. Böylece BNP, Fortis Belçika’nın yüzde 75’ini, Fortis Lüksemburg’un ise yüzde 66’sını kontrolü altına aldı. Belçika, Fransa ve Lüksemburg Dexia’ya 6.4 milyar Euro yatırdı ve bankayı kısmen kamulaştırdı. Hollanda hükümeti son olarak finansal hizmetler grubu ING’ye 10 milyar Euro sermaye yardımı yapma kararı aldı. Bu sayede sermaye yeterlilik rasyosunu güçlendirecek olan grup, 2008 yıl sonu temettü ödemesini yapamayacak ve yönetim kurulu üyelerine prim vermeyecek. Ayrıca Hollanda hükümeti, ING yönetim kuruluna veto hakkı bulunan iki temsilci yerleştirecek. İSVİÇRE İsviçre, ülkenin finans sisteminin güçlendirilmesi için bankalara sermaye yardımı yapılmasının da dahil olduğu bir dizi tedbir aldı. Bu kapsamda, ülkenin en büyük bankası UBS ile uzun dönemli bir finansman anlaşması yapıldı. Anlaşma çerçevesinde İsviçre Maliye Bakanlığı, UBS tarafından ihraç edilecek 5.3 milyar dolar değerinde zorunlu değiştirilebilir menkul kıymet alarak bankaya sermaye desteği yapacak. İkinci büyük banka Credit Suisse de çeşitli araçlarla 8.8 milyar dolarlık sermaye artırımı sağladığını açıkladı. Banka İsviçre Federal Bankacılık Komisyonu ile gelecekteki sermaye hedefleri konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Komisyon, ülkedeki diğer bankaların genelde sağlam olduğunu belirtti.MACARİSTAN Hükümet, bankalardaki mevduat garantisini 67 bin dolara çıkardı. Macaristan Ticaret Bankası, döviz kredisi almak isteyenlere kredi vermeyi dondurdu. AB, IMF ve Dünya Bankası, küresel finansal krize yenik düşen Macaristan’ı ortaklaşa 20 milyar Euro fonlama kararı aldı. Mali piyasalarında baskı artan Macaristan’ın ödemeler dengesinde sürdürülebilirliğini sağlamak için hazırlanan finansman paketine 6.5 milyar Euro orta vadeli kredi katkısı yapılacak. Macaristan ile IMF arasında 17 aylık bir süreyi içeren 12.5 milyar Euro’luk stand-by anlaşması kapsamında, Dünya Bankası’nın da bu ülkeye 1 milyar Euro yardımda bulunması öngörülüyor.Son yıllarda rekor cari ve bütçe açıklarıyla yaşayan Macaristan, küresel finansal krizde piyasalarda kontrolü kaybetmek tehlikesi yaşadığı bir dönemde 20 milyar Euro’luk finansman paketiyle döviz ihtiyacını önemli oranda karşılamış olacak. Not: İnteraktif Kriz haritasından da takip edebilirsiniz. Kaynak: NTVMSNBC
__________________
Onun gözü sende evlat.
|
||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
Sergüzeşt
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 4,634
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
FORD OTOSAN, OYAK RENAULT, TOFAŞ ve BOSCH ÜRETİME ARA VERİYOR.
Geçen yıl bu zamanlarda siparişlere yetişemeyen, bayramda ara vermeyen otomotiv fabrikaları kriz nedeniyle uzun molalara hazırlanıyor. Oyak Renault dün itibariyle durdu. Global kriz, yalnızca ABD’nin, Avrupa’nın otomotiv devlerini değil, Türkiye’nin devlerini de durduruyor. Dün, Türkiye’nin en büyük otomotiv üreticileri, Ford Otosan, Tofaş, Oyak Renault ve en büyük yan sanayici Bosch peş peşe üretime ara verme kararları açıkladı. Otomotiv Sanayii Derneği otomotiv sektöründe kasımda toplam pazarın yüzde 58, otomobil pazarının da yüzde 56.6 küçüldüğünü duyurmuştu. 2001 krizinden ihracata yüklenerek çıkan sektör, şimdiki krizde hem iç hem de dış piyasaların aynı anda daralması sonucu büyük sıkıntı yaşıyor. Bu durum uzun üretim aralarına yol açıyor. Ford Otosan’ın, Kocaeli ve İnönü fabrikalarında 20 Aralık 2008 - 12 Ocak 2009 arasında araç üretimi yapılmayacağı bildirildi. Oyak Renault ve Tofaş fabrikaları da 27 Aralık 2008 - 12 Ocak 2009 arasında üretime ara verecek. Oyak Renault’da tatil kademeli uygulanacak. Birkaç gün daha motor ve vites kutusu üretimi yapacak olan Oyak Renault, tüm bu faaliyetlerini 27 Aralık’ta durduracak. 12 Ocak’tan yeniden üretim başlayacak. Fabrikada 5 binden fazla işçi çalışıyor. Sınırlı çalışan kalacak Tofaş’ta da üretime ara veriliyor. Yaklaşık 7 bin kişinin çalıştığı fabrikada 27 Aralık 2008 - 12 Ocak 2009 arasında araç üretimi yapılmayacak. Bursa’da bulunan yan sanayi firması Bosch da 27 Aralık 2008 - 12 Ocak 2009 arası üretimi durduracak. Mercedes - Benz Türk’ün Aksaray Kamyon Fabrikası’nda da 25 Aralık 2008 - 2 Şubat 2009 arasında ara verileceği açıklanmıştı. Hyundai Assan da Accent modelinin üretimine 24 Aralık’a kadar ara verdiğini duyurmuştu. Goodyear da bu ay belirli sürelerde aralar veriyor. Bu uygulama 7 Ocak 2009’a kadar sürecek. 12.000 kişi işsiz kaldı Geçen yıl 1 milyonun üzerinde üretim yapan, bu yıl üretim rekoru kırmaya hazırlanan otomotiv sanayindeki kan kaybı yan sanayi firmalarını da etkiliyor. Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Özlem Gülşen, “12 bine yakın kişi işsiz kaldı. Bazı yan sanayi firmaları, sendikalarla da konuşarak üç gün işbaşı yapıp, üç gün ara vererek yaşamaya çalışıyorlar” dedi. Uzun molalar, toplam üretim rakamlarını da etkileyecek. Bu yıl 1.4 milyon olarak öngörülen üretimin 1.2 milyon düzeyinde kalması beklenirken, 2009 için biri ‘kötümser’, iki tahmin yapılmakta. Kötü senaryo, 2009’da toplam üretimin 460 bini binek otomobil olmak üzere 963 bin dolayına kadar gerilemesi. İyimser senaryoya göreyse 567 bini binek olmak üzere toplam 1 milyon 140 bin adet üretim yapılması. En iyi senaryo bile, bu yılın rakamlarının altında kalmış olacak. ABD’de kapanıyorlar Zordaki Amerikan otomotiv devleri, hâlâ kurtarma paketini bekliyor. Pek çok fabrika uzun sürelerle üretime ara verdi. Chrysler 30 fabrikasında üretime en az bir aylığına ara vereceğini duyururken, GM de 20 fabrikasının büyük bölümünü ocakta kapalı tutacak. Ford fabrikalarından 10’unda üretime, ocakta bir hafta ara verileceğini duyurdu. Düzenli iflas gündemde! Öte yandan ABD Başkanı George Bush, otomotiv endüstrisini kastederek, yeni başkan Barack Obama’nın kucağına “büyük bir felaket” bırakmayı düşünmediğini söyledi. Beyaz Saray yetkilileri, Bush yönetiminin ciddi bir biçimde endüstri için “düzenli iflas” seçeneğini değerlendirdiğini açıkladı. İhracatı sırtlayan sektör Türkiye’de otomotiv, en fazla ihracat yapan sektör konumunda. Üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini dış pazarlara satan sektörün ihracatı son 4 yıldır sürekli artıyor. 2004 yılında 10 milyar dolarlık ihracat yapan sektör, bu rakamı 2005’te 11.7 milyar dolara, 2006’da 15 milyar dolara, 2007’de ise 21 milyar dolar seviyesine çıkardı. Böylece 2007’de Türkiye’nin toplam ihracatı 105.9 milyar dolarken, otomotiv sektörü bunun beşte birini tek başına gerçekleştirdi. Türkiye, Kasım 2008’de toplam 8.6 milyar dolarlık ihracat yaparken, bunun içinde en fazla payı otomotiv sektörü aldı. Sektör, Kasım 2008’de gerçekleştirdiği 1.33 milyar dolarlık ihracatıyla bir zamanların ihracat şampiyonu tekstilin bile önüne geçti. Bununla birlikte krizin etkisiyle otomotiv ihracatı geriliyor. Kasımda genel ihracat yüzde 22, otomotiv ihracatı ise yüzde 38 düştü. Kaynak: Milliyet / Ekonomi
__________________
Onun gözü sende evlat.
|
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Tüm Evrim Tartışmaları | ruhivarlik | Bilim - Teknoloji | 723 | 30-09-2008 10:38 AM |
| ''Son Hediye'' olarak ne isterdiniz? | oceania | Mühürsüz Kuyu | 17 | 07-01-2008 04:06 PM |
| Organ naklinde son durum | luci-fer | İnanç Sistemleri | 17 | 24-06-2007 06:17 PM |
| Küresel Isınma ve Sonuçları | angelll | Dünya | 15 | 03-03-2007 10:46 AM |
| Sen ve son | karatoprak1975 | Edebiyat | 3 | 15-07-2006 07:52 PM |