![]() |
|
|||||||
| Felsefe Hayatınızda kilometre taşı olan felsefi kimlikler ve felsefe ile ilgili tartışmalar, makaleler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#22 | ||
|
Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 16,378
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
He birde dünya'nın gidişinin hangi yönde olduğunu sormuşsun görmedim kusurabakma, Bence dünya kafasına göre gidiyor her ikiside işe yarıyor, aynı şekildede yaramıyor.
__________________
Korsana EVET |
||
|
|
|
|
|
#23 | ||||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Alıntı:
Peki. Teşekkürler
__________________
Love means never say sorry gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir. |
||||
|
|
|
|
|
#24 | |||||||||||
|
------------
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 3,512
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Yani ben yoruma takilmiyorum .. Liberal toplumlarin özgürlük anlayisinda bireyin yasami cok onemlidir sanildiginin aksine.. Sosyal devlette de oyle .. Sakin liberal toplumu övüyorum sanilmasin.. Ama liberalizmin insan ölümüne(veya baska kotu olaylara) kayitsiz kalan bir toplum yaratacak bir ideoloji olmadigini savunuyorum mesele bu.. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
O zaman soyle aciklayayim (orneksiz) ; Ben liberalizmin veya sosyal devlet anlayisinin insanlari daha soguk veya daha sicak yaptigina inanmiyorum.Bunun ulkeler bazinda orneklerini cokca verebilecegim gibi mantalite olarak da aciklayabiliyirim ; ideolojiniz ne olursa olsun karakter yapisi bireysel biseydir.. Bireysel bisey olmayip hepimiz koyun olsaydik tarih boyunca yeni ideolojiler , binlerce isyan , baskaldiris olmazdi..Bu nedenle ideolojilerin hayat tarzlarini etkiledigi gibi bir goruse katilirim , insanlarin bakis acilariyla ilgili etkilemeleri olduguna katilirim , bir liberalistin veya bir cumhuriyetcinin hayat felsefelerini kimi noktalarda farkli olmasina da katilirim ama bireyi insan iliskilerinde daha soguk veya daha sicak yapacagina katilmiyorum.. Orneksiz acikladim yeterli sanirim .. Alıntı:
Bir fransizin neden birine bisey oldugunda devlete yuzunu dondugunun ; bir ingilizin neden devletten once "suclu kim?"i sordugunun farkini anlatabilmek icin bu sureci anlatmam gerekiyordu kendimce.. Alıntı:
Alıntı:
Saldim cayira durumunun yokluguna oyle bir karsi cikis gordum ki, benim oturup burda liberalizmi bastan asagiya anlatmam gerek senin bu konuda yanlis oldugunu anlatmak icin .. Bu gozumu korkuttu ne yalan soyleyeyim.. Liberalizm "devlet birey icindir" anlayisi benimseyen bir yaklasimken, nasil oluyor da saldim cayira mantalitesi konusunda boyle bir yargiya vardigini anlamadim? (iyi niyetle soyluyorum bunlari sakin yanlis anlama .. ama saskinlik icindeyim orasi da ayri) Yani tabiki liberalizmin bireycilik yaklasimini begenmiyorsundur , anlarim ama liberalizmin prensiplerini goz ardi etmek gorelilikle ilgili degil.. Alıntı:
ABD'de yasanmis orneklere karsin sicakligiyla dunyaca un salmis Turkiye'den ornekler verelim.. 10 gun boyunca sokakta ölü duran bebekler , taksimin ortasinda bicakla kavga eden genclere mudahale edilmemesi(polis dahi cagrilmamasi) , istiklal caddesinin ortasinda 2 saldirgan kopegin bahis nedeniyle dovusturulmesine ses cikmamasi.. Bugun belgesel ceksem binlerce duyarsizlik ornegi bulabilirim sana.. Bunlar ispatlamaz benim gozumde.. Cunku ben sicakkanliligiyla , yardimseverligiyle unlu sosyal bir devlette yasarken bunlari her gun okuyor,goruyorum..Dunyadan bile milyonlarca ornek verebilirim .. Moore'un belgeseli benim gozumde bir siyasi - sosyolojik tez degildir.. Sosyolojik olabilir ama siyasi degil.. Alıntı:
|
|||||||||||
|
|
|
|
|
#25 | ||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 3,924
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
evet dicelly ye katiliyorum .
bu icten gelen ve insani bir davranis. ideoloji insan iliskilerini bir yere kadar etkileyebilir etkilerse de. yardimsever olup olmamak daha cok vicdan ile alakali .
__________________
those who are faithless know the pleasures of love; it's those who are faithful who know love's tragedies. |
||
|
|
|
|
|
#26 | ||||||||||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hiçbir değişiklik yapmadan aynen buraya alıyorum. Ben de az uğraşmadım ve hiç de kısa bir cevap olmadı
![]() Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Tekrar ediyorum ben her liberalist toplumun soğuk olduğunu söylemedim. Saf bir liberalizmin böyle bir uç noktaya da varabileceğini söyledim (zaten uç nokta deme nedenim her liberalist toplumda görülmemesiydi). İnsanları soğuk/sıcak yapabilecek olanlar sadece politik sistemler değildir bana göre de, zaten senin verdiğin İsveç örneği hakkında dediklerimden de anlaşılabilir herhalde bu sanırım. Ama “hayat tarzı”, “bakış açısı”, “hayat felsefesi” de kişisel değil midir ? İdeolojiler kişisel olan şeyleri etkilemiyorsa bunları da etkileyemezdi o halde. Açıkçası ben bu dediklerinle insanların soğuk/sıcak olmaları arasındaki farkı anlayamadım. Ayrıca koyun demişsin ya, benim demek istediğimle hiç alakası yok koyun olmanın. Ben politikalar bireyi belirler demedim, tersine, bir ideoloji kişi tarafından içselleştirilip bilinç haline getirildiğinde, yani bir ideoloji kültür haline geldiğinde böyle bir etkiden bahsedilir dedim. Zaten birey politikayı, politika da bireyi belirler dedim. Etki tek taraflı (koyun gibi) değil, karşılıklıdır dedim. Alıntı:
Yapabildiğim kadarıyla kendi görüşümü anlatmaya çalışayım. Dilim felsefidir en baştan söyleyeyim. Liberal bir devletin kuruluşu prensip olarak bir sözleşme metaforuna dayanır. Buna göre bir doğal durumdan söz edilir. Bu doğa durumunda insanlar herhangi bir nedenle (söylenen nedenler çeşitlidir) bir çıkar çatışmasına düşer ve bir üst yapı olmadan işin içinden çıkılamayacağı, güvenliğin sağlanamayacağı bir noktaya varılır. Bu noktada taraflar karşılıklı anlaşarak devleti kurar. Yani liberal devlet yalnızca bireyden hareket ederek ve yalnızca bireylerin doğal haklarını güvence altına almak için kurulmuş bir bekçi devlettir. Yalnız buradaki ince nokta, sözü edilen bireyin ne olduğundadır. Burada birey denilen şey aslında insanın çıkarları, yani arzuları ve istekleridir. Bu durumda prensip olarak liberal devletin ortaya çıkışı bireylerin arzu ve isteklerini birbirlerine zarar vermeden, güven içinde karşılama gereğindendir. Bu da liberalizmin felsefi ardalanında tamamen insanın doğal yanı (arzular, istekler) olduğu demektir. Bu arzu ve istekler tamamen bireysel ve bu nedenle de bütün topluma genellenemeyecek kadar öznel olduğundan, bu doğal yan birleştirici değil, ayrıştırıcıdır (Hegel’in “Doğal olan ayrıştırır” sözünden alıntı yapıyorum). Kısacası liberal toplumun kurulmasına neden olan şey bütünleştirici değil ayrıştırıcı bir ilke olan kendi arzularının tatminini isteyen bireydir. Liberal demokrasinin kurucusu kabul edilen Locke’un sistemi de bu temel - ve basitçe aktarmaya çalıştığım - şablonla kurulduğundan bu şablonun liberalizmin temel şablonu olduğunu söyleyebiliyorum. Dediğim şey de rejimlerin bireylerin karakterlerini belirlediği değil, zamanla gelenek olduğunda bilinç olduğunda karşılıklı etkileşim olduğuydu. O halde zaten liberal toplumun ardalanında böyle bir ayrıştırıcı birey ilkesi vardır. Bu nedenle de – tekrar tekrar yazıyorum – bu sistemi içselleştirerek kendi bilinci haline getiren saf bir liberalistin az ya da çok duyarsızlaşacağını düşünüyorum. Belki iyi anlatamamış olabilirim ama bu görüş benim kendi ürettiğim bir görüş de değil zaten. Pek çok filozof böyle düşünür (örneğin Hegel bunlardan biridir), ben de bu görüşe katılıyorum. (Pek çok filozof böyle düşünür derken elbette ki bu görüşe dışarıdan destek alıp haklı olduğumu iddia etmek değil derdim, yalnızca bu görüşlere şaşırdığın için söylüyorum bunu. Tek ben değilim böyle düşünen anlamında) Buradan varmak istediğim yer de - hemen söyleyeyim – hiçbir ideolojinin tek başına yeterli ve doğru olmadığıdır. Anlamadığım bir diğer nokta da cumhuriyetçiliğin baskıcı rejimlere dönüşebileceğini sen de söylemişken, liberalizmin böyle bir uç noktaya asla varmayacağını nasıl söyleyebildiğindir. Elbette ki cumhuriyetçiliğin temelinde de faşizan bir ilke yoktur, tıpkı liberalizmin temelinde vurdumduymaz bir ilke olmadığı gibi. Yalnızca toplumsallığa ve devlete bir vurgu vardır cumhuriyetçilikte. Liberalizmde de bireye bir vurgu vardır. Bu nedenle de topluma ve devlete yapılan aşırı vurgunun baskıcılığa yol açacağını düşünüp de bireye yapılan aşırı vurgunun ayrıştırıcılığa ve duyarsızlığa asla yol açmayacağını düşünmenin de yanlı bakmak olduğunu düşünüyorum açıkçası Alıntı:
Alıntı:
__________________
Love means never say sorry gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir. |
||||||||||
|
|
|
|
|
#27 | ||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 10
![]() |
Griye katılıyorum:biz ne liberal ne de cumhuriyetçi olabildik...Ama benim fikrim soruluyorsa,ben devletin haddinden fazla etkili olmasından yana değilim,en azından eğer benden bir ülke tasarlamamaı isteselerdi devletin önemi çok da yer kaplamazdı yüzdeliklerde.Günümüz Türkiyesinde çok bariz bir şekilde var olan ama pek farkedilmeyen bir durum var:insanlar hayal kırıklığı yaşıyorlar çok yoğun bir şekilde,çünkü memleketim insanında devleti baba gibi görme huyu var.Devlet bize baksın,devlet bizi görsün,çekip çevirsin,yapsın,etsin...Eğer devlete bu misyonu yüklersek o da istediği an (bir baba gibi)döver de sever de.Neden bu yetkiyi veriyoruz ki?
Devlet sadece kontrolü kaybetmememiz için hakemlik yapsın,sömürülen emek,hakkı yenen kişi-kişiler varsa kuralları hatırlatsın,yani "araç"olsun,"amaç"değil... Devleti baba gibi görmeyelim,şımartmayalım... |
||
|
|
|
|
|
#28 | ||
|
Huge ego, sorry.
|
Liberaller soğuk cumhuriyetçiler sıcakkanlı ise aklıma başka çağrışımlar da geliyor.
Blair'in ortayolunu savunanlar domates, Humeyni'nin gerici rejiiminde yaşayanlar da patates oluyor herhalde bu mantığa göre. Ha bir de mesela bizim insanımız ılık süt kıvamında, bu da bu konudan çıkardığım sonuçlardan biri.
__________________
Hükümetin görevi yurttaşı hataya düşmekten kurtarmak değildir; yurttaşın görevi hükümeti hataya düşmekten kurtarmaktır. ![]() Robert Houghwout Jackson (1892 – 1954) |
||
|
|
|
|
|
#29 | ||||||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 650
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
__________________
Love means never say sorry gurur iki ucu keskin bir bıçaktır (değnekli olanı da olur); gerekenden fazlası pişman ettirir, gerekenden azı değersizleştirir. |
||||||
|
|
|