![]() |
|
|||||||
| Felsefe Hayatınızda kilometre taşı olan felsefi kimlikler ve felsefe ile ilgili tartışmalar, makaleler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları |
|
|
#1 | ||
|
...
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: öte..
Mesajlar: 2,744
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
insanın bir amaç edineceği zaman gelmiştir..insanın en yüksek umutlarının tohumunu ekeceği zaman gelmiştir..şu an toprak buna yetecek kadar bereketlidir..fakat bir vakit gelecek, bu toprak fakirleşecek ve artık hiçbir ulu ağaç yetiştiremeyecek... yazık ki insanın özleminin okunu insan üzerinden aşıramayacağı ve yayının gerilmeyi unutacağı bir zaman gelecek... size diyorum ki; DANS EDEN BİR YILDIZ DOĞURABİLMEK İÇİN İNSANIN İÇİNDE UZLAŞMAYAN BİR YAN OLMALIDIR.. size diyorum ki; İÇİNİZDE BİR ATEŞ VARDIR.. artık insanın hiçbir yıldız doğuramayacağı zaman geliyor.yazık, kendi kendini önemsiz, değersiz görmeyen, en zavallı adamın zamanı geliyor.. bakın size en son insanı anlatayım: aşk nedir? yaratılış nedir? özlem nedir? yıldız nedir? son insan böyle sorar ve göz kırpar... friedrich nietzche_böyle buyurdu zerdüşt
__________________
..ben ölünce ne yapacaksın tanrım!! beni kaybetmekle sende kaybedeceksin anlamını... |
||
|
|
|
|
|
#2 | ||
|
...
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: öte..
Mesajlar: 2,744
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini:önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?
Zerduşt böyle buyuruyordu.......
__________________
..ben ölünce ne yapacaksın tanrım!! beni kaybetmekle sende kaybedeceksin anlamını... |
||
|
|
|
|
|
#3 | ||
|
...
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: öte..
Mesajlar: 2,744
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
" ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmadıysa yazgın ne olurdu?? on yıl varki buraya yanıma çıkıyorsun..eğer ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin..fakat biz her sabah seni bekledik..ışığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık.."
zerdüşt böyle buyurdu..."
__________________
..ben ölünce ne yapacaksın tanrım!! beni kaybetmekle sende kaybedeceksin anlamını... |
||
|
|
|
|
|
#4 | ||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 137
![]() ![]() |
Bir yerlerde hala sürüler ve uluslar vardır. Ama burada değil ! Kardeşlerim burada devletler var !
Devlet mi ? O da ne ? Tüm soğuk canavarların en soğuğuna devlet denir. Soğuk soğuk yalan söyler o ve ağzından şu yalan sürüne sürüne çıkar : '' Ben devlet-ulusum ben'' YALAN ! Böyle buyurdu Zerdüşt. Son düzenleyen: cizmeli kedi : 18-08-2008 09:08 PM |
||
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
...
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: öte..
Mesajlar: 2,744
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
insan kirli bir nehirdir..kirli bir nehri kirlenmeden içine alabilmek için bir insanın deniz olması gerekir...zerdüşt
__________________
..ben ölünce ne yapacaksın tanrım!! beni kaybetmekle sende kaybedeceksin anlamını... |
||
|
|
|
|
|
#6 | ||
|
erken akşam
|
"kadın, çocuğu erkekten daha iyi anlar. fakat erkek, kadından daha çocuktur"Böyle de buyurdu üstinsan...
__________________
-garson hatırlar mısın, fakir ama gururlu bir duble rakı vardı?? -tamam efendim, hemen getiriyorum -yarım saat oldu lan! |
||
|
|
|
|
|
#7 | ||
|
Kuyucan
Giriş Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 137
![]() ![]() |
Bakın, size üstinsanı öğretiyorum! Üstinsan yeryüzünün anlamıdır. İsteminiz desin ki: Üstinsan yeryüzünün anlamı olacaktır!
Yalvarırım size kardeşlerim ,yeryüzüne bağlı kalın, ve inanmayın size dünya ötesi umutlardan söz açanlara! Ağı saçanlardır onlar, bilerek bilmeyerek. Hayatı horgörenlerdir onlar, çürüyen ve ağılanmış kişiler, yeryüzü bıkmıştır onlardan: bırakın gitsinler! Bir zamanlar tanrıya karşı işlenen günah en büyük günahtı, ama tanrı öldü, onunla birlikte öldüler o günahkarlar da. Yeryüzüne karşı günah işlemek şimdi en korkuncudur, ve bilinmezin özünü yeryüzünün anlamından üstün tutmak! |
||
|
|
|
|
|
#8 | ||
|
...
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: öte..
Mesajlar: 2,744
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
yaratıcı, kendisinden uzaklaşmak istiyordu..o zamanda dünyayı yartamıstı..acı çekene üzüntüsünden uzaklaşmak ve kendini kaybetmek çılgın bir haz verir..bir vakit dunya bana çılgın bir haz ve kendini kaybetme gücü olarak görünüyordu..içinde yaşadığımızı düşündüğümüz dünya, aslında sonsuz bir çelişkinin mükemmel olmayan bir örneğidir..mükemmel olmayan yaratıcı sadece kendi hazları için yaratmıştır dünyayı..işte bir zamanlar ben öyle görüyordum dünyayı..... zerdüşt
__________________
..ben ölünce ne yapacaksın tanrım!! beni kaybetmekle sende kaybedeceksin anlamını... |
||
|
|
|
|
|
#9 | ||
|
hımını mımını mınt.
Giriş Tarihi: Jun 2007
Konum: Türkiye/İstanbul
Mesajlar: 8,746
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Zerdüşt, bir delikanlının kendisinden kaçındığını fark etmişti. Ve bir akşam,”Benekli İnek” denilen kenti çevreleyen dağlarda yalnız başına gezerken, bakın hele, orada bir ağaca yaslanarak oturmuş ve yorgun bakışlarla vadiyi süzerken buldu o delikanlıyı. Zerdüşt, delikanlının yaslanarak oturduğu ağaca doladı kolunu ve şöyle dedi:
“Ellerimle sarsmak isteseydim bu ağacı, sarsamazdım. Ama gözle görmediğimiz rüzgâr, onu istediği gibi kıvrandırır ve eğer. Görünmeyen eller eğer ve kıvrandırır bizi en çok. Bunun üzerine delikanlı, şaşkın bir halde ayağa kalktı ve dedi: “Zerdüşt’ ü işitiyorum, ben de onu düşünüyordum şimdi!” Zerdüşt cevap verdi: “Neye korkuyorsun öyleyse? — Ağaç için neyse olan, insan için de aynı. Ne kadar çok isterse yükseklere ve ışığa çıkmaya o kadar kuvvetle dalmaya çabalar kökleri toprağa, aşağılara, karanlığa, derinliğe — kötülüğe.” “Evet, kötülüğe!” diye bağırdı delikanlı. “Nasıl oldu da keşfettin ruhumu sen?” Zerdüşt gülümsedi ve dedi: “Nice ruhlar keşfedilmeyecek hiçbir zaman, meğer ki onları önce icat eden insan!…” “Evet, kötülüğe!” diye bağırdı delikanlı bir daha. “Doğru söyledin, Zerdüşt. Yükseklere çıkmak isteyeli beri, güvenim kalmadı kendime, kimsenin de güveni kalmadı bana artık — nasıl oldu bu? Pek çabuk değişiyorum: bugünüm, dünümü yalanlıyor. Merdivenleri çıkarken basamakları atlıyorum sık sık, — hiç bir basamak affetmiyor beni bundan ötürü. Yukarıdayken, yalnız buluyorum kendimi hep. Kimse konuşmuyor benimle, yalnızlığın ayazı titretiyor beni. Ne arıyorum yükseklerde? Hor görmemle hasretim birlikte büyüyorlar; ne kadar çok yükseğe çıkarsam, o kadar çok hor görüyorum yükseleni. Ne arıyor yükseklerde? Nasıl utanıyorum yükselmemden ve sendelememden! Nasıl alay ediyorum soluk soluğa kalışımla! Nasıl nefret ediyorum uçandan! Ne kadar yorgunum yükseklerde!” Burada sustu delikanlı. Zerdüşt, yanında durdukları ağaca baktı, baktı da şöyle dedi: “Yapayalnız duruyor bu ağaç şu dağ başında; insanla hayvanın epey üstünde yetişmiş. Ve konuşmak isteseydi eğer, kimse bulamayacaktı kendisini anlayacak: öylesine yükselmiş. Şimdi bekler, bekler — neyi bekler? Bulutların durduğu yere pek yakın oturur:ilk şimşeği mi bekler acep?” Zerdüşt bunları dediğinde, elini kolunu hızlı hızlı sallayarak, delikanlı bağırdı: “Evet, Zerdüşt, doğruyu söylüyorsun sen. Mahvımı arzulamış oldum ben yüksekleri istediğimde, beklediğim şimşek de sensin! Bak, sen aramızda görüneli neyim ben? Seni kıskanmamdır beni yıkan!” — Böyle dedi delikanlı ve acı acı ağladı. Zerdüşt ise kolunu beline doladı ve götürdü onu. Bir müddet beraber yürüdükten sonra, şöyle konuşmaya başladı Zerdüşt: Yüreğim parçalanıyor. Gözlerin, sözlerinden daha iyi anlatıyor bana içinde bulunduğun tehlikeyi… Özgür değilsin sen henüz, hâlâ özgürlüğü arıyorsun sen. Ama kötü içgüdülerin de susamış özgürlüğe. Azgın köpeklerin özgür olmayı ister; ruhun, bütün zindan kapılarını açmaya uğraşırken, mahzenlerinde onlar sevinçle havlıyorlar. Benim gözümde sen hala, zihninde serbestliği tasarlayan bir mahpussun: Ah,kurnaz olur böyle mahkumların gönülleri, ama hilekar ve kötü de olur. Özgürlüğe kavuşmuş ruh bile kendisini saf kılmaya muhtaç henüz. Zindandan epey iz ve küf vardır hala içinde: Gözlerinin saflaşması gerektir hala. Evet, biliyorum karşılaştığın tehlikeyi. Fakat sevgim ve ümidim başı için yalvarırım sana: Sevginle ümidini kenara atma! Böyle Buyurdu Zerdüşt
__________________
Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor. |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bize Anlatılmayan ATATÜRK... | deepest | Güncel - Politika | 6 | 16-11-2008 12:45 PM |
| Konu Dışı | dontsorry | Kuyu Çöplüğü Sergisi | 1 | 21-08-2008 01:55 PM |
| Oktay Sinanoglu kimdir? | Deniz | Edebiyat | 19 | 08-10-2007 04:17 PM |
| Sokrates'in Savunmasi | Deniz | Felsefe | 1 | 16-05-2005 08:13 AM |
| Tesadüfler kaçınılmazdır | kursatotcu | Mühürsüz Kuyu | 7 | 14-04-2005 01:58 PM |