![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
Kuyucan
|
slm kardeşim.benim tarihim iyi değildir ama şunu söyleyebilirim bir toplu öldürüm var ermenilere karşı.
fakat bunu soykırım olarak düşünüp düşünmemek sizin elinizde çünkü; o dönemde türklere karşı ermeniler tarafından büyük bir baskı ve katledim vardır. şimdi bu bir savunma mı yoksa savunma mı? bu sorunun cevabı bana göre zor.savunma için millyona yaklaşan bir ölüm gerçekleştirilmesi yanlıştır.
Ve bir gün biter bu çirkin oyun perde iner
|
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Bildigin su iste be!
Giriş Tarihi: Nov 2004
Mesajlar: 13,347
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Simdi hicbir kaynak koymaksizin toplu oldurum vardir ermenilere karsi, demek yanlistir yorgun d...
Olen olmadigini kimse iddia etmiyor.Her iki taraftan da olenlerin oldugunu tarih soyler.Kaldi ki hayli hatiri sayilir ermeni'de her nedense olenleri kendilerinden soyutluyorlar cok zaman...Burada bir kirimdan bir katliamdan soz edilebilir mi? |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
kılıçtan keskin
|
Alıntı:
|
|||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Bildigin su iste be!
Giriş Tarihi: Nov 2004
Mesajlar: 13,347
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tehcir zamanindan bahsediyorsak sayet sadece;
Katliamdan soz etmek biraz gercekci gelmiyor bana...Bu olay esnasinda karma olarak pekcok insan oldu. Kuskusuz insanlar oldu.Bunu inkar edemeyiz.Ama sartlari incelemek lazim sanirim. Her iki tarafta bir sekilde masaya oturmuyor. Saniyorum gercek nedeni arsivler! Savunma kisminda az da olsa Turk arsivinde belge olsa da, ki askeri arsivlerin acilmasi mumkun degil dusuncesindeyim, karsi tarafin savunmasi ise yazili ve resmi bir arsive degil, cesitli kitap anlatilarina dayaniyor. Yanilmiyorsam temel kabul edilen 5 kitap var. Cesitli kisilerce kaleme alinmis... Olum tamam, ama bilincli yapilmis soykirim demek icin hayli incelemek gerekir sanirim. Cunu tum ermenilere uygulanmamis olmasi bu yasanin bir hayli dusundurucu...Uygulanmayanlar yonetime sadik kalanlar!...? |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Bildigin su iste be!
Giriş Tarihi: Nov 2004
Mesajlar: 13,347
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Turk Tarih Kurumu
TALAT PAŞA�NIN SOYKIRIMI EMREDEN GİZLİ TELGRAFI VAR MIDIR? �Soykırım� iddiasını bir Osmanlı politikasına bağlamaya heveslenen Ermeni propagandası, bir de bu yönde alınmış bir karar olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bunun için de bir formül bulunmuş ve Talat Paşa�ya atfedilen ve General Allenby komutasındaki kuvvetlerce Halep�te ele geçildiği ileri sürülen bir takım telgraf örnekleri ortaya çıkarılmıştır. Bu telgrafların Naim Bey adlı bir Osmanlı memurunda bulunduğu ve İngiliz işgalinin öngörülenden daha kısa sürede gerçekleşmesi nedeniyle Osmanlılarca imha edilemediği iddia olunmaktadır. Aram Andonian adlı bir Ermeni yazar bu telgrafların örneklerini 1920�de yayınlamış(1), ayrıca Talat Paşa�yı Berlin�de katleden Tehlirian�ı yargılayan mahkemeye de verilmiştir. Mahkemede bunlardan 5�i söz konusu edilmiş, ancak delil olarak kabul edilmedikleri gibi, otantik olup olmadıkları da herhangi bir karara bağlanmamıştır. Diğer Ermeni iddiaları gibi, bu iddianın da gerçekle bir ilgisi yoktur. Şöyle ki; 1. Bu telgraflar 1922�de İngiltere�de Daily Telegraph gazetesinde yayınlanmıştır(2). İngiliz Dışişleri Bakanlığı bunun üzerine durumu işgal komutanlığından soruşturmuş ve sonunda bu belgelerin Allenby kuvvetlerince bulunmadığı, Paris�teki bir Ermeni gurubunca icat edildiği anlaşılmıştır. 2. Telgrafların kaleme alınış şekli ve yazıldıkları kağıtlar Osmanlı belgeleri olmadıklarını açıkça göstermektedir. 3. İngilizler ve Fransızlar İstanbul�un işgalinden sonra Ermenilere karşı girişilen �katliamın� sorumlularını cezalandırmak amacıyla tutuklamalara girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümeti, İttihat ve Terakki Partisi ve yöneticilerine olan düşmanlığı nedeniyle işgal kuvvetlerine bu hususta elinden gelen her türlü yardımı yapmıştır. Tutuklananlardan bir kısmı İstanbul�da yargılanmış, bir kısmı ise Malta�ya sürülmüştür. İstanbul�daki mahkeme İttihat ve Terakki�nin firardaki 4 yöneticisini gıyaplarında idama mahkum etmiş, ayrıca 3 kişiyi daha idam cezasına çarptırmıştır. Bu son idam cezalarının yalancı tanıkların ifadelerine dayanarak verildiği daha sonra açığa çıkmıştır. İngilizler Malta�ya sürdükleri sanıklar aleyhine her yerde belge ve tanık aramaya girişmişler, Osmanlı Hürriyet ve İtilaf Hükümetinin de yardımlarına rağmen hiçbir belge bulamamış, bunun üzerine ABD arşivlerine müracaat edilmiştir. Bu arşivlerde de katliam iddialarını kanıtlayacak belge bulunamamıştır. Vashington�daki İngiliz Büyükelçiliği bu konuda İngiliz Dışişlerine şu cevabı göndermiştir: �Malta�da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum. Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir somut vakıa mevcut değildir. Söz konusu raporlar, hiçbir suretle, Türkler hakkında Majesteleri Hükümetinin halen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yaralı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görünmemektedir. (3)� İngiliz Dışişleri bu cevap karşısında ne yapılması gerekeceğini İngiliz Kraliyet Savcılığına sormuştur. Savcılığın yanıtı şöyledir: �Şimdiye kadar hiçbir şahitten,tutuklular hakkında yapılan suçlamaların doğruluğunu kanıtlayabilen bir ifade alınmış değildir. Esasen herhangi bir şahit bulunup bulunmayacağı da belli değildir...(4)� Sonuç olarak, Malta�daki tutuklular, kendilerine hiçbir suçlama dahi yöneltilmeden ve duruşma yapılmaksızın 1921 sonlarında serbest bırakılmışlardır. İngilizler belge aramakla meşgul iken Andonian�dan kaynaklanan telgraflar bilinmektedir. İngilizlerin bu telgraflara rağbet etmemeleri bunların uydurma olduklarını bilmelerindendir. 4. Andonian�ın belgelerinin sahte olduğuna dair kanıtlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir: 1. Andonian, yaptığı sahte belgelerin �gerçek Osmanlı belgeleri� olduğunu kanıtlamak için, söz konusu belgelerdeki Halep Valisi Mustafa Abdülhalik Bey�in imzasına dayanmıştır. Ancak, halihazırdaki arşivlerde bulunan Mustafa Abdülhalik Bey�in imzasını taşıyan bir çok belge incelendiğinde, Andonian belgelerindeki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmaktadır. 2. Andonian�ın Mustafa Abdülhalik Bey�in imzasının taşıyan sahte belgelerinin bir tanesinde bir tarih yer almaktadır. Ancak dönemin İçişleri Bakanlığı ve Halep Valiliği arasındaki yazışmalara ilişkin asıl belgeler incelendiğinde sözkonusu tarihte Halep Valisinin Mustafa Abdülhalik Bey değil Bekir Sami Bey olduğu görülmektedir. 3. Dolayısıyla, Andonian�ın sahte belgeleri şunu kanıtlıyor ki, Andonian�ya Müslüman Rumi takvimi ile Hıristiyan takvimi arasındaki farklardan tamamen habersizdi, ya da belgeleri hazırlarken bu farklar gözünden kaçmıştı. Dikkatsizliği sonucu tarihlerde ve referans numaralarında yaptığı hatalar belgelerin sahte olduğu konusunda şüpheye yer bırakmaktadır. 4. Dönemin İçişleri Bakanlığının �giden şifre� kayıtları ayrıntılı olarak incelendiğinde Bakanlığın şifre kayıt tarih ve numaraları ile Andonian�ın sahte belgelerinde yer alan tarih ve numaralandırma sistemi arasında hiçbir benzerlik olmadığı, Andonian�ın sözde �şifreli telgraf�ları ile dönemin İçişleri Bakanlığının Halep�e gönderdiği gerçek şifreli telgraflar arasında bir ilişkinin bulunmadığı ortaya çıkmaktadır. 5. Andonian�ın �şifreli telgraflarının� Türkçe �orijinalleri� ile dönemin Osmanlı şifreli mesajları karşılaştırıldığında, görülmektedir ki, kullanılan şifre sistemleri arasında da herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Andonian belgelerini gerçek gibi göstermek için hiç kullanılmayan, mevcut olmayan yeni bir şifreleme metodu kullanmıştır. Sahte belgelerin üstlerindeki tarihlerden Osmanlıların 6 ay boyunca aynı şifreleme yöntemini kullanmış oldukları sonucu çıkar ki, bu imkansızdır. Zira o dönemde yayınlanan bir genelge ile savaş yıllarında kullanılan şifreleme yönteminin 2 ayda bir değiştirilme zorunluluğu getirildiği ve bunun uygulanmakta olduğu kanıtlanmıştır. 6. Andonian�ın iki sahte belgesinde yer alan Besmele�nin acemice yazılış şekli de gerçek belgelerdekilerle karşılaştırıldığında Andonian�ın belgelerinin sahte olduğuna delalet etmektedir. Bu acemice yazım şekli, Osmanlılarda müslüman olmayanların -Osmanlıca�yı bilseler bile- Besmeleyi yazışmalarında hiç kullanmamış olmalarından kaynaklanmış olabilir. 7. Andonian�ın bir çok sahte belgesinde yer alan cümle yapıları ile gramer yanlışlarının bir Osmanlı görevlisince gerçekleştirildiğini kabul etmek güçtür. Aynı şekilde, önemli Osmanlı görevlilerince kullanıldığı iddia edilen bir çok deyim ve ifadenin herhangi bir Osmanlı Türkü tarafından bile kullanılması mümkün değildir. Türklerin suçlarını kendi ağızlarından itiraf ettiklerini kanıtlama çabası içerisindeki Andonian bu hususu da gözden kaçırmıştır. 8. Sahte belgeler, iki tanesi hariç, üzerlerinde dönemin Osmanlı bürokrasisinin kullandığı resmi sembollerin hiçbiri bulunmayan düz beyaz kağıda yazılmıştır. Sahte belgelerden birinin, Osmanlıların özel yazışmalarda bile kullanmadıkları çizgili kağıda yazılmış olduğu, diğer iki belgenin de herhangi bir Osmanlı Postanesinden alınabilen boş telgraf formlarına yazıldığı görülmektedir. 9. İngilizlerin, Ermeni olaylarından sorumlu tuttukları Osmanlı görevlileri aleyhinde kullanılabilecek belgeler bulmak için yoğun çaba sarf ettikleri bir dönemde, İngilizce edisyonu bulunmasına rağmen Andonian dokümanlarını kullanmamış olmaları İngiliz hükümetinin belgelerinin sahte olduğunu kanısını taşıdığını göstermektedir. 10. Andonian tarafından uydurulan belgeler eğer varolmuş olsalardı, çok gizli ibaresi taşımalarından dolayı telgraf yoluyla değil kurye vasıtasıyla gönderilmeleri ve dosyalarda üç yıl boyunca tutulmak yerine okunur okunmaz yok edilmeleri gerekirdi. 11. Andonian�ın kitabının İngilizce ve Fransızca baskıları arasında, baskı veya tercüme yanlışlıklarından kaynaklanmış olamayacak kadar önemli bir çok farklılıklar vardır. 12. Son olarak, Ermenilerin sözcüleri olarak hareket eden, Ermeni çevrelere yakın ilişkiler içindeki bazı yazarlar bile, Andonian belgelerinin gerçeklikleri üzerinde şüphelerini dile getirmektedirler. Kısacası, meşhur �Talat Paşa Telgrafları� Andonian ve çevresi tarafından uydurulmuş aldatmacadan başka bir şey değildir. 5. Talat Paşanın Ermenilerin katledilmesini emrettiği ileri sürülen telgrafıyla aynı tarihlerde gönderdiği başka gizli telgraflar da vardır. Bu telgraflar tehcir sırasında suç işleyecek görevlilerin cezalandırılmasına ilişkindir. Bir yandan Ermenilerin �katli� istenirken, diğer yandan da bu �katliamı� yapacak görevlilerin cezalandırılmaları talimatının verilmesinin izahı yoktur. 6. Neareast Relief Society adlı Amerikan yardım kuruluşunun tehcir sırasında Ermenilere yardım etmek üzere Anadolu�da görev yapmasına Osmanlı Hükümetince izin verilmiştir. ABD�nin İtilaf Devletlerin safında Osmanlılara karşı savaşa girmesinden sonra da bu kuruluşun Anadolu�da kalmasına müsaade olunmuştur. Bu husus ABD Büyükelçisi Elkus�un raporlarına da konu teşkil etmiştir. Bu durumda, eğer �katliam� emri verilmişse, Amerikan kuruluşunun faaliyet göstermesine ve �katliama� tanık olmasına nasıl müsaade edilmiştir, yani, �biz Ermenileri katlediyoruz, siz de gelin seyredin�mi, demiştir? Bunu herhalde mantıklı açıklamak imkanı bulunmaktadır. 7. İstanbul, Batı Anadolu ve Trakya�da oturan Ermeniler tehcir dışında bırakılmıştır. Hatta Orta Anadolu Ermenilerinden bile yerlerinde bırakılanlar olmuştur. Topyekûn bir tehcir bile söz konusu olmadığına göre, �topyekûn bir katliam� hiç iddia edilemeyecektir. Nihayet, eğer Hükümet Ermenileri topyekûn imha etmek niyetinde olsaydı, herhalde bunu aylarca süren bir tehcir yoluyla ve bütün devletlerin dikkatini üzerine çekerek değil, Ermenilerin bulundukları yerlerde ve özellikle cephelere yakın bölgelerde çok kolay bir şekilde yapabilirdi. Görüldüğü gibi, Ermenilerin sımsıkı sarıldıkları soykırım iddiası da yalandan başka bir şey değildir ve bir soykırım hiç bir zaman söz konusu olmamıştır. KAYNAKLAR 1) Andonian, Aram; Documents officels concernants les Massacres Armeniens, Paris 1920. Imprimerie Turabian 2) Daily Telegraph, 29 mayıs 1922. 3) Washington'daki İngiliz Büyükelçiliği, R.C. Craigie'den Lord Jurzona 13 Temmuz 1921; İngiliz Dışişleri Arşivi, 371/6504/8519. 4) 29 Temmuz 1921, İngiliz Dışişleri Arşivi, 371/6504/E8745 |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
in vino veritas
Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 510
![]() ![]() ![]() ![]() |
Donald Quataert'in yazdıgı bir metinden alıntı yapmadan önce; nasıl bir adamdır bu Donald Quataert kısaca anlatayım.. Kendisi bir "tarihçi"dir; Osmanlı hakkında, özellikle Osmanlı'nın iktisadi tarihi üzerine, çok sayıda eseri vardır.. "Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi" isimli bir kitabın, Halil İnalcik ile birlikte, editörlügünü yapmıştır. (Halil İnalcik da en az Donald Quataert kadar muteber bir şahsiyettir; hemen belirteyim, Halil İnalcik, İlber Ortaylı'nın hocasıdır..)
Elbette, ileri sürdügü her şey dogrudur demiyorum; fakat bazı tespitleri oldukça güzeldir: ".... Buna [Ermeni olayları], yirmi birinci yüzyılın ilk soykırımı denebilir mi? Hem evet hem hayır. Ermeniler'in, hareketleri veya inançlari degil; kimlikleri yüzünden öldükleri düşünüldügünde, evet. Ve fakat, bu, bir toplulugun tüm üyelerini topluca yok etme amaçli Nazi tarzı bir soykırım degildir. Özellikle, savaş bölgeleri dışında bulunan Ermeniler tehcire ya da katliama maruz kalmamıştır. Ne Osmanlı hükümeti ne de Teşkilat-ı Mahsusa Batı Anadolu ve Güney Balkanlar'da yaşayan Ermenileri sürmek veya öldürmek gibi girişimlerde bulunmuştur. ...." Bu satırlarin üst tarafında, Osmanlı Hükümeti'nin sürülen Ermeniler'in kendilerinin ve mallarının korunması ve güvenliginin saglanması için emir üzerine emir gönderdiginden; fakat, kesin kanıtların yokluguna ragmen, Talat Paşa'nin önderliginde, Teşkilat-i Mahsusa adlı bir toplulugun "gayri resmi iletisim yollari"ni kullanarak katliam gerçekleştirdiginin kabul edilebilirliginden bahsediyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin içinde bulunan ve devlet içinde devlet misali iş gören bir toplulugun varlıgından söz ediyor. Bu topluluk Ermeniler'in Osmanlı Hükümeti'ni devirebilecek potansiyele sahip örgütlerinden, ve/veya Ermeniler'in Dogu Anadolu'da olası ihanetlerinin sonuçlarından korktugu için; tehcir yoluyla katliam yapmıştır diyor. Fakat tekrar belirteyim; bu cümlelerin kanıtlarla desteklenemedigini, fakat elde bulunan bilgiler ışıgında kendisine makul göründügünü söylüyor. Donald Quataert, 2000, "Inter-communal co-operation and conflict" in The Ottoman Empire, 1700-1922, Cambridge: Cambridge University Press, pp.172-191 çev.: elea Her şey bir yana, öne sürdügü sebep bana pek açıklayıcı gelmiyor; yani, bu adamlar, ihanet etmelerinden ve/veya devrim yapmalarından çekindikleri için tutup o kadar insanı öldürmüş olabilirler mi? Fakat, alıntıda söyledigi, Ermeniler'in kimlikleri yüzünden öldürülmüş olmaları meselesi bence dogrudur, ve dahi oldukça önemlidir.. [COLOR=orange]Her günün tadini çıkarmayı hak etti:[/COLOR] [COLOR=orange]İşte senin tarihin, tipki benim tarihim gibi.[/COLOR] [COLOR=orange]Jorge Luis Borges[/COLOR] |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
Gezgin
|
Konu hakkında onca yazılan ve çizilenden sonra mantığım bana şunu söylüyor:
O dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nu küçük devletçiklere bölüp öyle yönetmeyi amaçlayan başta İngiltere olmak üzere yabancı devletlerin öncelikle bölgede yaşayan Ermenileri Türkleri göç etmeye zorlayıcı bir takım faaliyetlere sürüklemesi ve kışkırtması sonucu önce Türklere karşı girişilen bir takım katliamlar olmuş olmalı, bunun ardından merkezi yönetimin bu duruma dur demek amacıyla bölgeye askeri kuvvet sevketmesi ancak askeri kuvvetin o sırada cephede İngilizlerle ve müttefikleri olan Araplarla uğraşması nedeniyle kökten bir çözüm olarak tehciri uygulamaya kalkışması ve bu sefer de bölge halkının Ermenilerin daha önce yaptıklarından dolayı yollardaki Ermenilere saldırmış olması. Burada Ermenilerin kendilerini masum göstermek için bütün olan biteni Türk tarafına atmaya çalışması ve yine aynı şekilde batının oradaki emellerini ve gerçekleştirdikleri daha kirli işleri gizlemek için bu iddiaları desteklemesi... Yoksa, kimse kimseye durduk yere saldırmaz, yüzyıllardır barış içinde birlikte yaşayan iki halk birbirine durduk yerde silah çekmez, bu akla mantığa aykırıdır. ![]() |
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
İlmi Şahsiyet
Giriş Tarihi: Nov 2004
Konum: İstanbul
Mesajlar: 1,733
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ben bu konuda kararsızım iki taraf da gerçekleri kendince çarpıtıyor. Açıkçası ermeni tezlerini tamamen doğru bulmasam da ermeniler üzerine saldıranların siviller olduğunu pek sanmıyorum en azından kendi başlarına geçmiş olan siviller olduğunu sanmıyorum.
|
||
|
|
|
![]() |
![]() |
|
kılıçtan keskin
|
Talat Paşa 'nın Diyarbakıra gönderdiği telgraf.
![]() Bâbıâlî Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Diyarbakır Valiliğine, (Şifre) Son zamanlarda vilâyet dahilindeki Ermeniler ile diğer bütün hrıstiyanlara da katliamlar yapıldığı ve bu cümleden olarak, daha sonra Diyarbakır’dan gönderilen kişiler vasıtasıyla, Mardin’de Marhasa (Ermeni din adamı) ile Ermeniler arasındaki diğer hrıstiyan ahaliden, yediyüz kişinin geceleri şehirden dışarı çıkarılarak koyun gibi boğazlattırıldığı ve şimdiye kadar bu katliamlarda öldürülenlerin ikibin kişi tahmin olunduğu ve buna ivedilikle ve kesin olarak son verilmezse çevre vilâyetteki müslümanların da ayaklanarak bütün hrıstiyanları katl etmelerinden korkulduğu, haber alınmıştır. Ermeniler için düşünülen siyasî tedbirlerle (tehcir kararı), onların kontrol altında tutulmasına yönelik tedbirlerin, diğer hrıstiyanlara da uygulanacak şekilde genişletilmesi kesinlikle uygun olmadığından, kamuoyu üzerinde çok kötü etkiler bırakacak ve bilhassa bunun üzerine hrıstiyanların hayatını tehlikeye sokacak bu türden olaylara derhal son verilmesi ve gerçeklerin açıklığa kavuşturulması. 29 Haziran 1331 (29 Haziran 1915). Yazıldı. Nazır Not : 1- Orijinal metinde kullanılan “istihbar” kelimesi haber almak anlamında olup, istihbarat örgütüyle bir ilgisi yoktur. 2- Diyarbakırdan sevk edilenler, olayı tahkik etmek amacıyla gönderilmiş kişiler olup, bunlar bahsedilen katliamları yapanlar değildir. Merkeze ulaşan bilgilerin kaynaklarından birisini oluşturmaktadırlar. 3- Merkeze ulaşan haberin diğer kaynakları ise, Mardin’deki Ermeni din adamı (marhasa) ile Ermeniler arasındaki Ermeni olmayan diğer Hristiyan ahaliye mensup kişilerdir. Kaynak: TTK -------------------------------------------------------------------------------------- |
||
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
|
|
![]() |
Benzer Konular
|
![]() |
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bizim Mahalle!!!! | Deniz | Güncel - Politika |