elzem tabi yalnızlar için; hem de hayatına kendinden başkasını koymamışlar için
Merhaba! Bu dipsiz bilgi kaynağına henüz üye değilsiniz galiba. Sitemizin bütün özelliklerinden faydalanabilmek için sadece 5 saniyenizi ayırarak ücretsiz kayıt olmaya ne dersiniz? Haydi, bu dipsiz kuyuya şimdi siz de atlayın!
ÜÇ SORU
Bir zamanlar kralın biri, şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşündü…
Bu düşünceden hareketle bütün krallığına;
Kendisine bir iş için en doğru zamanın ne olduğunu,
Kendisi için en gerekli insanların kim olduğunu,
Ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurdu
Bunun üzerine alimler kralın huzuruna geldilerancak kralın sorularına hepsi farklı cevaplar veriyorlardı
3 soruya verilen cevaplar farklı farklı olduğu için kral bunların hiçbirine katılmadığını söyleyerek ödülü hiç kimseye vermedi
Ancak sorularının doğru cevaplarını hala bulmak istediğinden, yalnız başına yaşayan ve bilgeliğiyle ünlü birisine danışmaya karar verdi
Bilge, bir ormanda yasıyor ve bu yaşadığı ormanın dışına çıkmıyordukral bilge kişinin kulübesine gelmeden atından indi ve muhafızlarına kalmalarını söyledi
sonra yola tek başına devam etti
Bilge adam kulübesinin önündeki toprağı kazmakla meşguldükralı görünce selam verdi ve kazmaya devam etti
Kral, bilge adamın yanına gelerek;
-Soracağım 3 soruyu cevaplamanız için size geldim bile kişi”doğru zamanda doğru şeyi yapmayı nasıl öğrenebilirim?
Bana en gerekli olan insanlar kimlerdir ve kimlerin sözüne daha fazla önem vermeliyim ve hangi şeyler diğerlerinden daha önemlidir?
Bilge adam kralı dinledi ama hiçbir şey söylemedi
-siz yorulmuşsunuz, dedi kralküreği verin birazda ben kazayım
- sağ olun, dedi bilge adam ve küreği krala vererek yere oturdu
kral iki tarhı bellemişti ki durdu ve sorularını yineledibilge adam krala yine cevap vermedi
-siz şimdi dinlenin, biraz da ben çalışayım, dedi bilge adam
fakat kral küreği bile adama vermedi ve kazmaya devam ettiaradan saatler geçti
kral sonunda küreği yere saplayarak
-size sorularımı cevaplamanız için geldimşayet vereceğiniz cevabınız yok ise ben de evime gideyim dedi
-bakın koşarak biri geliyor, dedi bilge adamkral arkasını döndü ve ağaçların ardından sakallı bir adamın koşarak geldiğini gördü
adamın elleriyle bastırdığı karnından kan fışkırıyordu
adam kralın yanına gelince yere yığıldı ve bayıldı
adamın karnında kocaman bir yara vardı
kral yarayı elinden geldiğince yıkayarak temizledi mendiliyle sardı fakat kan bir türlü durmuyordu
kral defalarca sargıyı çözerek suyla yıkadı ve yarayı tekrar sardı
kan nihayet durunca adam yavaş yavaş kendine gelmeye başladı ve içecek bir şeyler istedi
kral su getirdi bu arada güneş çoktan batmaya başlamıştı
adamın sesi soluğu çıkmıyordu
kralda yorgun düşmüştü eşiğin üzerine çökerek uyukladı
sabah uyandığında uzunca bir süre nerde olduğunu ve yatakta uzanarak dikkatli dikkatli kendisine bakan adamı hatırlayamadı
sakallı adam kralın uyanık olduğu ve ona baktığını görünce cılız bir sesle;
-beni affedin, dedi
-seni tanımıyorum ve ortada seni affetmemi gerektirecek bir şey yok, dedi kral
- siz beni tanımıyorsunuz ama ben sizi tanıyorumben sizden intikam almaya yemin etmiş bir düşmanınızım
siz kardeşimi idam ettirip malını mülkünü elinden almıştınız
yalnız başınıza bile adamı ziyaret edeceğinizi duydum ve dönüşte sizi öldürmeye karar verdim
ancak gün sona erdi ve siz dönmediniz
bende sizi aramak için saklandıgım yerden cıktım fakat adamlarınıza yakalandım ve beni yaraladılar
ama siz olmasaydınız kan kaybından ölecektim dedi
ben sizi öldürmek istiyordum, siz benim hayatımı kurtardınızbeni affedin
kral düşmanıyla böyle kolay yoldan barıştığı ver onu bir dost olarak kazandıgı için çok mutluydu ve elinden gelen yardımı da eksik etmedi
kral adamdan izin isteyerek bilge adamı görmek için etrafına bakındı gitmeden son bir kez sorularının cevapları için bilge adamdan ricada bulunacaktıbilge adam bahçede önceki gün kazılan tarhlara tohum ekiyordu
-sizden sorularıma cevap vermenizi son defa rica ediyorum, dedi kral
-siz cevaplarını aldınız, dedi bilge adam
-nasıl yani? Ne demek istiyorsunuz, diye sordu kral
-hala anlamıyorsunuz diye cevapladı bilge adam…
Dün benim güçsüz olduğuma acımayıp bu tarhları kazmasaydınız, yolunuza gitseydiniz, o adam size saldıracak ve sizde benim yanımda kalmadığınıza pişman olacaktınız
Dolayısıyla en önemli an o tarhları kazdığınız andı
En önemli kişi ise bendim ve en önemli uğraşınız da bana iyilik etmekti
Sonra, o adam bize doğru koşarak geldiğinde, en önemli an onunla ilgilendiğiniz andıyardım etmeseydiniz sizinle barışamadan ölecekti dolayısıyla sizin için en önemli adam oydu ve onun için yaptıklarınız sizin için en önemli uğraştı
Şunu sakın unutmayın;
Önemli olan tek bir an vardır, oda şimdidir
En önemli an şu andır; çünkü bir tek ona sözümüz geçerinsan en gerekli olan kişi şu an yanında olan kişidir
çünkü hiç kimse günün birinde bir başkasına işinin düşüp düşmeyeceğini bilemez ve de insan için en önemli uğraşı o an yanında olan kişiye yaptığı iyiliktir
zira, bu insanın yeryüzüne gönderilişinin gayesidir…
Tolstoy/ İnsan Ne ile Yaşar
Laf aramızda millet efendi sanıyor onu hayatın hafifliğinde oysa ölüyor filozof ağır hüznünde
elzem tabi yalnızlar için; hem de hayatına kendinden başkasını koymamışlar için
hakuna matata
Favorilerim