Merhaba! Bu dipsiz bilgi kaynağına henüz üye değilsiniz galiba. Sitemizin bütün özelliklerinden faydalanabilmek için sadece 5 saniyenizi ayırarak ücretsiz kayıt olmaya ne dersiniz? Haydi, bu dipsiz kuyuya şimdi siz de atlayın!
Bayadır araştırdığım bir konudur ruh konusuÇünkü kafamda biriken olaylar ile insanların arasında betimlediği ruh çarpıklık gösteriyor
İnsanlar ruh'u kendi içlerinde olduklarına ve kendilerini aslında ruh kabul edip, bu bedende yaptıklarını aslında ruhların yaptırdıklarını söylemektedir
Size kendi kafamda biriken olayların, insanların ruh kavramı ile neden bağdaşmadığını aktarmaya çalışacağım
Bunlar tamamen kendi düşüncelerimdir, fakat anlatacağım olgular tamamen gerçek ve ispatlanmıştır
![]()
Öncelikle bahsedilen ruh "Emir âleminden olup, beden ülkesini idare etmesi için kendisine müstakil bir varlık verilen bir kanunBedenden ayrılınca da varlığını devam ettirebilen lâtif bir cisim
" olarak tanımlanmıştır
Fakat bahsedildiği üzere ruhlar dünyada bulunan taş gibi maddelerden etkilenmez, hatta ölünce içimizden çıkabildiği için maddeden geçebilir olarak nitelendirilir
Şimdi ise bu durumu inceliyeceğiz
![]()
İlk olarak gerçeklik ilacı, bilirsinizki filmlere bile konu olan, şırıngadan enjekte edilince insanın gerçeği söylediği bir ilaçPeki bu gerçekten varmı? var
Amobarbital olarakta bilinen bu bileşen insanın istemediğini yaptırmak için kullanılıyor
Bu ilacı alan kişi istemediği bir şekilde sorulan sorulara kendi bildiği gerçekleri söylüyor
%100 başarılı olmasa da genede yasaklanan bir ilaç
Diyeceksiniz ki bağlantı nedir? Şöyle izah edeyim
Eğer beyin'e bu kimyasal gelicek olursa ruhun beden üzerindeki kontrolü kaybolup, vücut istenmeyen şeyleri yapıyor
Düşünceme göre ya ruh madde'den etkileniyor, ya da madde Ruh'un bedenle olan iletişimini bozuyor
fakat iki seçenekte de ruh madde'den etkileniyor
ikinci olarak Uzaylı el sendromu adı altında geçen bence çok rahatsız edici bir durumBu durumda insanlar sağ veya sol tarafının kontrollerini bazen kaybedebiliyor
Mesela sağ el uyurken boğazınızı sıkmaya çalışabiliyor, açmaya çalıştığınız kapıyı kapıyor veya istemediğiniz bir hareketi isteiğiniz dışında yapabiliyor
Bu olay beyinin sağ ve sol lobları arasındaki iletişim kesilince ortaya çok nadir de olsa çıkabiliyor
Bilimsel olarak tam olarak açıklanamasa da genel olarak sağ lob ile sol lob arasında bir savaş varmış gibi gözükmekte
Peki bu durumda Ruh'un akibeti nedir? Beyinde bir bağlantı kopunca ruh diğer tarafın konrtolünü neden ayrı bir varlık olacak kadar kaybediyor? felç kalma olayları farklı çünkü onlarda kopan sinirler kaslara iletilmiyor
Fakat burada kişilik bölünmesi ortaya çıkıyor
Kendi kendini Öldürmek isteyen bir ruhmu var? yoksa konrolü sağlayamayan bir ruh mu? İki olayda da ruh, fiziksel bir bağlantı yüzünden kontrolü kaybedebiliyor
![]()
Bir arkadaşımdan yola çıkarak söylüyorum, uzun zaman üzüntüye maruz kalınca beyin mutluluk hormonu'nu çok az üretmeye başlarPeki bu durum insanın gerçekte olması gereken hislerini bukadarmı etkileyebilir? eğer cevap Evet ise, bu durum ruhun inanılmaz bir mutluluk sezememesine neden olur
Peki ruh bu maddeye bağımlı değil ise neden bu duruma ramen mutlu olamaz? Odamı bu hormona ihtiyacı vardır? Ruh hormonlamı çalışır? Peki mutluluk denilen olay sadece hormonal bir duygu ise, aşk ve diğer olayları tetikleyen hormonlarımız olmasaydı, gerçekten duygusuzmu olurduk? Ruh aslında duygusuzdur, duyguları yaratan vücuttaki hormonlardır lafı ise tamamen ruh'un anlayışına ters
![]()
Bu olaylar ışığında ya ruh yoktur, yaptığımız herşey beynimizin konrolündenir hipotezi çıkıyor, Veya Ruh dünyevi element ve maddelere bağlı bir yapıdadır demek, öldükten sonra ruh'un beden den ayrılabilme olayına ters düşüyorSiz neler düşüyorsunuz?
Betimlediğin anlamda ruh yoktur diyenlerdenim ben de![]()
‘ya sorunun bir parçasısın ya da çözümünikisinin arası yok
’
Ulrike Meinhof
Bana göre vücut bağımlıdır maddeye ruh değil![]()
ölüler konuşmadıgına göre ruhun bedenle bi bagı var
sonuçta et konuşmaz
tevazu göster yıldız gibi ol bakan için parıldar suyun yüzünde oysa o çok yükseklerde durur duman gibi olma kendini yükseklere salan gök tabaklrının üstüne oysa alçaktadır aslı onun
(anonim)
Yukarıda asılan yazıya dair kurgu hatalarını şu şekilde sıralayabilirizBirincisi ruh ve madde ilişkisi kuklacı ve kukla ilişkisi tarzında değildir
Ruhsal beden çoğu kez maddenin kesif ağırlığı karşısında olaylara sadece gözlemci konumundadır
Olaylara katılım adına bilebildiğimiz en bariz belirtisi ise vicdan kanalı ile olur
Peki bu kadar pasif bir varlık neden ceza veya mükafata gark olur
Çünkü o bedeni yaptığı program dahilinde teşekkül ettiren şey bizzat ruhun liyakatini bir izin dahilinde kullanarak olur
Yani o bedeni kendine verilen selahiyet neticesinde teşekkül ettiren şey de ruhun kendisidir
Ruh adeta maddeyi şekillendirip ona can verirken ve ona katılarak her türlü maddi deneyimi yaparken duygu dünyasının gözlemini yapar ve maddeden bireyselliği öğrenir , maddeyi ise oluşturduğu tasarımlar ile şuurlandırır
" Ruh da bireysellik yoktur ve o maddeden bireyselliği öğrenir ve bunu öğrenirken de maddeyi şuurlandırır "
Şuurlu madde nedir ? Şuurlu madde ruhsal enerjiye en çabuk tepkiyi veren maddedir
Mesela rüyalarınızda ki madde şuurlu maddedir
Sizin ihtiyacınıza göre hızla şekillenir
Yeni mekanlar oluşturması neredeyse düşüncenize anında tepki vermesi ile klasik dünya maddesinden ayrılır
Astral madde dediğimiz öldükten sonra gidilen ve cennet cehennem sebolizasyonuyla belirtilen alan da esasen şuurlu maddeden teşekkül bir mekandır ancak sizin dünyada madde üzerindeki hakimiyetiniz yeterli değilse o şuurlu maddeye hakim olamaz ve kendinizi cehennem denilen ve negatif enerjiden beslenen o maddenin tahakkümü altında bulursunuz
Yeterince maddeye hakim olma becerilerinizi geliştirdiysenizde bu seferde o şuurlu maddeye hakim olarak cennet denilen yere gidersiniz ve madde orada size hizmet eder
Yani teferruatı geçersek her iki cevherde yani ruh ve madde birbiri ile girişimler yaparak birbirine öğretir ve öğrenir
![]()
Kısaca ruh ve maddenin ilişkisi yeryüzünde maddenin ağırlığından çok fazla etkilenerek daha çok hormonların , fizik şartların etkisi altında geçer ve hedef de bu ağır şartların içerisinden ruhun maksimum bireyselliği öğrenmesidirBir "ben bilincini "algılayabilmesidir
Yani maddi bedenler ruhun ipleriyle yönlendirilen bir kukla değildir
Her ikisininde yaşantınıza direkt etkileri vardır
Yani bedenimizi idare eden şey ne tamamen maddedir nede tamamen ruh
Bu bir ortaklıkdır (üçüncü bir antitedir insan )
Bu yüzden insan yaşarken maddenin o çok güçlü bireysel enerjisi ile ruhun bütünselliği arasına sıkışık olarak yaşar
Yani her zaman o anlatılan ying ve yang enerjisi , negatif ve pozitif enerji arasında tercihler yapmak durumundadır
Bu iki şuur düzeyini şartların gereklerine göre seçmek durumundadır
Ve işte yaşam üstatlarının yaptığı şeyde budur
ŞARTLARIN GEREĞİNE GÖRE NEGATİF VE POZİTİFİ YERİNDE , ZAMANINDA VE ŞİDDETİNDE KULLANMA
Üstadı üstat yapan şey budur
![]()
deepest (3 hafta önce)
Bilimsel literatürde şuurlu madde, şuursuz madde, astral madde veya ruhsal enerji gibi kavramlar yoktur![]()
‘ya sorunun bir parçasısın ya da çözümünikisinin arası yok
’
Ulrike Meinhof
Bilimsel literatürde ruh varmıdır ? Psikolojiden bahsetmiyorum ve bu yazınında psikolojiden bahsetmediği açık![]()
Thumperest ruh ve madde hakkındaki klasik idealist bakış açısına bilimsel bir eleştiri getirmişBunun karşısına tamamen felsefi, metafizik bir yaklaşımla çıkmak absürd
Belki de bu tartışmanın felsefe bölümünde yapılması daha uygun olur
![]()
‘ya sorunun bir parçasısın ya da çözümünikisinin arası yok
’
Ulrike Meinhof
Başta parapsikolojiyi bilimin dışına iterek yapıyorsunuz zaten hatayıBu durumda da ruh işine geldiğinde kaale alınan işine gelmediğinde kaale alınmayan bir obje haline geliyor
Oysa biz astral maddeyide , ruhsal enerjiyide birer fenomen olarak gözlemliyoruz
Yani tezahürlerinin var olduğu , gözlemlendiği , deneyimlendiği bir alana işin ucunda ruh olduğu ve açıklamada zorlanacağı için bilimin tu kaka dediği ama tersine bir kanıt geçtiği zamanda vurmaktan çekinmediği bir ikiyüzlülük var
Çünkü biz bilimi hala objektif hale getiremedik
Hala ateist bir bilimin yönlendirmesi altında kalıyoruz
Bundan hayır teist bir bilim olsun dediğimi çıkartacağınızı bilerek diyorum ki hayır bilim kendi inancını veya inançsızlığını bilime karıştırmasın ve bir şey varsa var yoksada yok desin diyorum
Var olan vakaların peşine düşmemekle bile bilim aslında kendi içinde ki önyargıyı defaatle ortaya koyuyor
![]()
DündenBugüne (01-07-2010)
Bilimsel olarak böyle bir şey gözlemleyemiyoruzSen gözlemlediğini düşünüyorsan bu senin ilgi alanına girer, bilimin değil
![]()
Bilim hiçbir inançla ilgilenmez ve işin içine karıştırmazSadece varolan somut gözlemlere dayanır
Gücü de buradan gelir
Bu kadar sorgulamaya açık ama aynı zamanda bu kadar güçlü başka bir olgu yoktur
![]()
Astral madde veya ruhsal enerji kavramlarını hipotez haline getirip sorgulamaya açabilirsen elbette bilimin konusunu oluşturur ama bunun için veri ve gözlem gerekir ki işin can alıcı nokası da o![]()
‘ya sorunun bir parçasısın ya da çözümünikisinin arası yok
’
Ulrike Meinhof
Favorilerim